Nisâ · 75/176
Meal Okunuş — Nisâ
وَمَا لَكُمْ لَا تُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَالْمُسْتَضْعَفِينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَاءِ وَالْوِلْدَانِ الَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا أَخْرِجْنَا مِنْ هَٰذِهِ الْقَرْيَةِ الظَّالِمِ أَهْلُهَا وَاجْعَل لَّنَا مِن لَّدُنكَ وَلِيًّا وَاجْعَل لَّنَا مِن لَّدُنكَ نَصِيرًا ۝٧٥
Wa maa lakum laa tuqaatiloona fee sabeelil laahi walmustad`afeena minar rijaali wannisaaa`i walwildaanil lazeena yaqooloona Rabbanaaa akhrijnaa min haazihil qaryatiz zaalimi ahluhaa waj`al lanaa mil ladunka waliyanw waj`al lanaa mil ladunka naseeraa
📖 Türkçe Anlam
Size ne oluyor da: "Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, katından bize bir sahip çıkan gönder, katından bize bir yardımcı lutfet" diyen zavallı çocuklar, erkekler ve kadınlar uğrunda ve Allah yolunda savaşmıyorsunuz?
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Müstaz'afîn: Zayıf düşürülmüşler, ezilmişler, kendi iradeleriyle hareket edemeyen, baskı altında tutulan kimseler.
  • Vildân: Küçük çocuklar.
  • Karye: Şehir, belde (burada Mekke).
  • Veliyy: İşleri üstlenen, koruyan, sahip çıkan dost.
  • Nasîr: Yardımcı, destekçi, zafere ulaştıran.

Tefsir:

Ey iman edenler! Allah yolunda, O'nun dinini yüceltmek ve kelimesini hâkim kılmak için cihad etmemenizin mazereti ne olabilir? Bu, Allah'ın emri olduğu halde, sizi savaşmaktan alıkoyan şey nedir? Oysa ortada öyle mazlumlar var ki, onların feryatları göklere yükseliyor. Erkekler, kadınlar ve henüz küçük yaştaki çocuklar... Hepsi de zulüm altında inliyor, baskı ve işkence görüyorlar. Onların hiçbir güçleri, hiçbir çareleri yok; ne kendilerini savunabilirler ne de kaçıp kurtulabilirler. Ellerinden gelen tek şey, sığınakları olan Rablerine yalvarmak, O'na dua etmektir.

Onlar şöyle niyaz ediyorlar: "Rabbimiz! Bizi bu şehirden çıkar. Bu şehrin halkı zalimdir; sana ortak koşuyorlar, bize zulmediyorlar, bizi dinimizden döndürmeye çalışıyorlar, yurdumuzdan ediyorlar. Bize katından bir veli gönder, işlerimizi üstlensin, bizi korusun, bize sahip çıksın. Ve bize katından bir yardımcı lütfet, bizi bu zalimlerin elinden kurtarsın, onlara karşı bize destek olsun."

Bu dua, Mekke'de işkence gören Müslümanların duasıdır. Onlar, iman ettikleri için yurtlarından edilmiş, malları yağmalanmış, canları tehlikeye girmişti. İşte Allah Teâlâ, bu ayetle müminlerin kalbini harekete geçiriyor ve onları bu mazlumları kurtarmaya çağırıyor. Bu çağrı, sadece o döneme ait değildir; kıyamete kadar her dönemde, zulme uğrayan Müslüman kardeşlerimiz için harekete geçmemiz gerektiğini hatırlatır. Mümin, zulmün karşısında sessiz kalamaz; mazlumun imdadına koşmak, onun için elinden geleni yapmak imanın gereğidir.

Allah Teâlâ bu duaları boşa çıkarmadı. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ve ashabı, bu mazlumları kurtarmak için mücadele etti ve nihayet Mekke fethedildi. O zalimlerin zulmü sona erdi, mazlumlar hürriyetlerine kavuştu. Bu, Allah'ın vaadidir: Kim Allah yolunda ve mazlumlar uğrunda mücadele ederse, Allah ona yardım eder ve onu zafere ulaştırır.

Sevgili kardeşim! Bu ayet bize, imanın sadece dille ikrar olmadığını, gerektiğinde canla ve malla mücadele etmek olduğunu öğretiyor. Zulüm karşısında susan, mazlumun feryadına kulak vermeyen bir mümin, bu ayetin hitabının dışında kalamaz. Bugün de dünyanın dört bir yanında zulme uğrayan, yerinden yurdundan edilen, dininden dolayı işkence gören kardeşlerimiz var. Onlar da aynı duayı ediyor: "Rabbimiz, bize katından bir veli ve bir yardımcı gönder." İşte bu ayet, o kardeşlerimize karşı sorumluluğumuzu hatırlatıyor. Dualarımızla, mallarımızla, bedenlerimizle ve elimizden gelen her türlü imkânla onların yanında olmalıyız. Unutmayalım ki, Allah'ın yardımı, O'nun yolunda gayret gösterenlerle beraberdir.

🎧 Dinle

📜 Ayet 73-77 — Nisâ

73وَلَئِنْ أَصَابَكُمْ فَضْلٌ مِّنَ اللَّهِ لَيَقُولَنَّ كَأَن لَّمْ تَكُن بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُ مَوَدَّةٌ يَا لَيْتَنِي كُنتُ مَعَهُمْ فَأَفُوزَ فَوْزًا عَظِيمًا
Allah'tan size bir nimet erişse, and olsun ki, sizinle kendi arasında bir dostluk yokmuş gibi: "Keşki onlarla beraber olsaydım da ben de büyük bir başarı kazansaydım" der.
74۞ فَلْيُقَاتِلْ فِي سَبِيلِ اللَّهِ الَّذِينَ يَشْرُونَ الْحَيَاةَ الدُّنْيَا بِالْآخِرَةِ ۚ وَمَن يُقَاتِلْ فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَيُقْتَلْ أَوْ يَغْلِبْ فَسَوْفَ نُؤْتِيهِ أَجْرًا عَظِيمًا
O halde, dünya hayatı yerine ahireti alanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır, öldürülür veya galib gelirse, Biz ona büyük bir ecir vereceğiz.
75وَمَا لَكُمْ لَا تُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَالْمُسْتَضْعَفِينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَاءِ وَالْوِلْدَانِ الَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا أَخْرِجْنَا مِنْ هَٰذِهِ الْقَرْيَةِ الظَّالِمِ أَهْلُهَا وَاجْعَل لَّنَا مِن لَّدُنكَ وَلِيًّا وَاجْعَل لَّنَا مِن لَّدُنكَ نَصِيرًا
Size ne oluyor da: "Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, katından bize bir sahip çıkan gönder, katından bize bir yardımcı lutfet" diyen zavallı çocuklar, erkekler ve kadınlar uğrunda ve Allah yolunda savaşmıyorsunuz?
76الَّذِينَ آمَنُوا يُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ ۖ وَالَّذِينَ كَفَرُوا يُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِ الطَّاغُوتِ فَقَاتِلُوا أَوْلِيَاءَ الشَّيْطَانِ ۖ إِنَّ كَيْدَ الشَّيْطَانِ كَانَ ضَعِيفًا
İnananlar Allah yolunda savaşırlar, inkar edenler ise tağut yolunda harbederler. Şeytanın dostlarıyla savaşın, esasen şeytanın hilesi zayıftır.
77أَلَمْ تَرَ إِلَى الَّذِينَ قِيلَ لَهُمْ كُفُّوا أَيْدِيَكُمْ وَأَقِيمُوا الصَّلَاةَ وَآتُوا الزَّكَاةَ فَلَمَّا كُتِبَ عَلَيْهِمُ الْقِتَالُ إِذَا فَرِيقٌ مِّنْهُمْ يَخْشَوْنَ النَّاسَ كَخَشْيَةِ اللَّهِ أَوْ أَشَدَّ خَشْيَةً ۚ وَقَالُوا رَبَّنَا لِمَ كَتَبْتَ عَلَيْنَا الْقِتَالَ لَوْلَا أَخَّرْتَنَا إِلَىٰ أَجَلٍ قَرِيبٍ ۗ قُلْ مَتَاعُ الدُّنْيَا قَلِيلٌ وَالْآخِرَةُ خَيْرٌ لِّمَنِ اتَّقَىٰ وَلَا تُظْلَمُونَ فَتِيلًا
Kendilerine: "Elinizi savaştan çekin, namaz kılın, zekat verin" denenleri görmedin mi? Onlara savaş farz kılındığında, içlerinden bir takımı hemen, insanlardan, Allah'tan korkar gibi, hatta daha çok korkarlar ve "Rabbimiz! Bize savaşı niçin farz kıldın, bizi yakın bir zamana kadar tehir edemez miydin?" derler. De ki: "Dünya geçimliği azdır, ahiret, Allah'a karşı gelmekten sakınan için hayırlıdır, size zerre kadar zulmedilmez".
NisâKuran Fihrist
176Ayet
MedeniRevelation
75Ayet

Meal — Nisâ 75

Sure Nisâ Ayet 75 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Size ne oluyor da: "Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu…

Sure Ayet 75/176 — Nisâ النساء (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nisâ Dinle, Nisâ Meal, Nisâ mp3, Nisâ pdf. Ayet 73–77. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler