Nisâ · 83/176
Meal Okunuş — Nisâ
وَإِذَا جَاءَهُمْ أَمْرٌ مِّنَ الْأَمْنِ أَوِ الْخَوْفِ أَذَاعُوا بِهِ ۖ وَلَوْ رَدُّوهُ إِلَى الرَّسُولِ وَإِلَىٰ أُولِي الْأَمْرِ مِنْهُمْ لَعَلِمَهُ الَّذِينَ يَسْتَنبِطُونَهُ مِنْهُمْ ۗ وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ لَاتَّبَعْتُمُ الشَّيْطَانَ إِلَّا قَلِيلًا ۝٨٣
Wa izaa jaaa`ahum amrum minal amni awil kkhawfi azaa`oo bihee wa law raddoohu ilar Rasooli wa ilaaa ulil amri minhum la`alimahul lazeena yastambitoonahoo minhum; wa law laa fadlul laahi `alaikum wa rahmatuhoo lattaba`tumush Shaitaana illaa qaleelaa
📖 Türkçe Anlam
Kendilerine güven veya korku hususunda bir haber geldiğinde onu yayarlar; halbuki o haberi Peygamber'e veya kendilerinden buyruk sahibi olanlara götürselerdi, onlardan sonuç çıkarmaya kadir olanlar onu bilirdi. Allah'ın size bol nimeti ve rahmeti olmasaydı, pek azınız bir yana, şeytana uyardınız.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Ezdâû bihî: Onu yaydılar, ifşa ettiler, herkese duyurdular.
  • Ülü'l-emr: İdareciler, söz sahibi olanlar, ilim ve akıl sahipleri.
  • Yestenbitûnehû: Onu istinbat ederler, yani derinlemesine araştırıp doğru sonucu çıkarırlar.

Tefsir:

Bu âyet-i kerîme, imanı kalplerine tam olarak yerleşmemiş, kalplerinde hastalık bulunan kimselerin (münafıkların) davranışlarını bizlere haber vermektedir. Onlara Müslümanların sevincine vesile olacak bir güvenlik haberi veya korkuya, üzüntüye sebep olacak bir tehlike haberi ulaştığında, hemen onu yayarlar, ifşa ederler. Bu haberin doğru olup olmadığını, yayılmasının maslahata uygun olup olmadığını düşünmezler. Oysa bu haberleri doğrudan Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e veya aralarındaki ilim, akıl ve basiret sahibi yetkili kimselere götürselerdi; işin iç yüzünü, neyin yayılıp neyin gizlenmesi gerektiğini derinlemesine araştırıp anlayan âlimler, bu haberin nasıl değerlendirileceğini bilirler ve ona göre hareket ederlerdi.

Burada müminler için çok önemli bir ders vardır: Duyduğumuz her haberi, özellikle de toplumu ilgilendiren meseleleri, hemen ortalığa saçmak yerine; konunun uzmanlarına, ilim ehline ve yetkililere danışmalıyız. Aceleyle yayılan haberler fitneye, kargaşaya ve Müslümanların moralinin bozulmasına sebep olur. Oysa doğru yol, sözü ehline ulaştırmak ve istişare etmektir.

Ey müminler! Allah'ın size olan lütfu ve rahmeti olmasaydı; sizi İslam ile şereflendirmeseydi, size Kur'an'ı ve Peygamberi göndermeseydi, siz de bu münafıklar gibi şeytanın peşine düşer, onun vesveselerine uyarak helake sürüklenirdiniz. Ancak Allah'ın rahmeti sayesinde, içinizden pek azı hariç, bu tehlikeden korundunuz. Bu büyük nimete şükretmeli ve her zaman Allah'a sığınmalıyız.

Unutmayalım ki, haberin doğrusunu araştırmak, yaymadan önce düşünmek ve işi ehline havale etmek, müminin olgunluk alametidir. Bu âyet, bizlere toplumsal sorumluluk bilinci kazandırmakta ve dedikodu ile fitne kapılarını kapatmamızı öğretmektedir. Allah'ın rahmeti, bizi şeytanın tuzaklarından koruyan en büyük güvencemizdir. Bu güvenceye sarılalım ve her işimizde Allah'ın rızasını gözetelim.

🎧 Dinle

📜 Ayet 81-85 — Nisâ

81وَيَقُولُونَ طَاعَةٌ فَإِذَا بَرَزُوا مِنْ عِندِكَ بَيَّتَ طَائِفَةٌ مِّنْهُمْ غَيْرَ الَّذِي تَقُولُ ۖ وَاللَّهُ يَكْتُبُ مَا يُبَيِّتُونَ ۖ فَأَعْرِضْ عَنْهُمْ وَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ ۚ وَكَفَىٰ بِاللَّهِ وَكِيلًا
"Peki" derler, fakat senin yanından çıktıklarında, içlerinden bir takımı, geceleyin senin dediklerinden başka bir şey kurarlar. Allah gece tasarladıklarını yazıyor, onlara aldırış etme. Allah'a güven, vekil olarak Allah yeter.
82أَفَلَا يَتَدَبَّرُونَ الْقُرْآنَ ۚ وَلَوْ كَانَ مِنْ عِندِ غَيْرِ اللَّهِ لَوَجَدُوا فِيهِ اخْتِلَافًا كَثِيرًا
Kuran'ı durup düşünmüyorlar mı? Eğer o Allah'tan başkasından gelseydi, onda çok aykırılıklar bulurlardı.
83وَإِذَا جَاءَهُمْ أَمْرٌ مِّنَ الْأَمْنِ أَوِ الْخَوْفِ أَذَاعُوا بِهِ ۖ وَلَوْ رَدُّوهُ إِلَى الرَّسُولِ وَإِلَىٰ أُولِي الْأَمْرِ مِنْهُمْ لَعَلِمَهُ الَّذِينَ يَسْتَنبِطُونَهُ مِنْهُمْ ۗ وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ لَاتَّبَعْتُمُ الشَّيْطَانَ إِلَّا قَلِيلًا
Kendilerine güven veya korku hususunda bir haber geldiğinde onu yayarlar; halbuki o haberi Peygamber'e veya kendilerinden buyruk sahibi olanlara götürselerdi, onlardan sonuç çıkarmaya kadir olanlar onu bilirdi. Allah'ın size bol nimeti ve rahmeti olmasaydı, pek azınız bir yana, şeytana uyardınız.
84فَقَاتِلْ فِي سَبِيلِ اللَّهِ لَا تُكَلَّفُ إِلَّا نَفْسَكَ ۚ وَحَرِّضِ الْمُؤْمِنِينَ ۖ عَسَى اللَّهُ أَن يَكُفَّ بَأْسَ الَّذِينَ كَفَرُوا ۚ وَاللَّهُ أَشَدُّ بَأْسًا وَأَشَدُّ تَنكِيلًا
Allah yolunda savaş; sen ancak kendinden sorumlusun, inananları teşvik et; umulur ki Allah, inkar edenlerin baskınını önler. Allah'ın kahrı da, ibret alınacak cezası da pek şiddetlidir.
85مَّن يَشْفَعْ شَفَاعَةً حَسَنَةً يَكُن لَّهُ نَصِيبٌ مِّنْهَا ۖ وَمَن يَشْفَعْ شَفَاعَةً سَيِّئَةً يَكُن لَّهُ كِفْلٌ مِّنْهَا ۗ وَكَانَ اللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَيْءٍ مُّقِيتًا
Kim iyi bir işte aracılık ederse, ona onun sevabından bir pay vardır; kim de kötü bir şeyde aracılık yaparsa, ona o kötülükten bir hisse vardır. Allah, her şeyin karşılığını verir.
NisâKuran Fihrist
176Ayet
MedeniRevelation
83Ayet

Meal — Nisâ 83

Sure Nisâ Ayet 83 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Kendilerine güven veya korku hususunda bir haber geldiğinde onu yayarlar;…

Sure Ayet 83/176 — Nisâ النساء (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nisâ Dinle, Nisâ Meal, Nisâ mp3, Nisâ pdf. Ayet 81–85. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler