Mishary Rashid Alafasy
✓
Mahmoud Khalil Al-Husary
✓
Abdurrahman As-Sudais
✓
Mohamed Siddiq Al-Minshawi
✓
Abdul Basit Abdul Samad
✓
Ali Al-Hudhaify
✓
Ahmed ibn Ali al-Ajamy
✓
Abu Bakr Ash-Shaatree
✓
Muhammad Ayyoub
✓
Abdullah Basfar
✓
Abdullah Al-Juhani
✓
Maher Al Muaiqly
✓
Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Zâhirîn: Üstün gelenler, galip olanlar
- Be's: Azap, ceza, şiddetli sıkıntı
- Reşâd: Doğru yol, hakikat, kurtuluş yolu
Tefsir:
Mümin olan kişi, kavmini uyarmaya devam ederek şöyle dedi: "Ey kavmim! Bugün yeryüzünde (Mısır'da) üstünlük ve yönetim sizdedir. Mısır'da Beni İsrail ve diğer insanlar üzerinde hâkimiyetiniz vardır. Fakat bu dünyevi gücünüz, Allah'ın azabı geldiğinde size hiçbir fayda sağlamayacaktır. Eğer Allah'ın azabı bize gelirse, onu bizden kim savacak? Kim bizi O'nun cezasından koruyacak?" Bu sözlerle onları, Musa'yı öldürme planından vazgeçirmeye ve Allah'ın azabından sakındırmaya çalıştı.
Bunun üzerine Firavun, kavmine cevap vererek onların tartışmasını kesmek istedi. Kibir ve gururla şöyle dedi: "Ben size ancak kendi gördüğüm ve uygun bulduğum şeyi gösteriyorum. Kendim için uygun gördüğümü sizin için de uygun görüyorum. O da Musa'yı öldürmektir. Çünkü bu, fitnenin ve fesadın önünü alacaktır. Ben sizi ancak doğru ve kurtuluş yoluna iletiyorum, yanlış bir yola değil." Firavun, bu sözleriyle kendi görüşünü mutlak doğru kabul ediyor, kendisini de doğru yolu gösteren bir rehber olarak tanıtıyordu. Oysa o, azgınlık ve sapkınlık içindeydi.
Ayetten Çıkarılan Dersler ve Faydalar:
- Dünyevi güç ve saltanat, Allah'ın azabına karşı bir koruma sağlamaz. Bugünün yöneticileri ve güç sahipleri, Allah'ın emirlerine karşı geldiklerinde hiçbir otorite ve kuvvet onları O'nun cezasından kurtaramaz.
- Mümin, toplumunun en zor şartlarında bile doğruyu söylemekten çekinmez. Mümin kişi, Firavun'un sarayında gizlice iman etmiş olmasına rağmen, kavmini uyarmaktan geri durmamıştır. Bu, müminin cesaretinin ve samimiyetinin bir göstergesidir.
- Zalim yöneticiler, kendi görüşlerini mutlak doğru kabul ederler. Firavun'un "Ben size ancak doğru yolu gösteriyorum" demesi, zalimlerin ortak karakteridir. Onlar, kendi heva ve heveslerini hakikat olarak sunarlar.
- İnsan, kendini doğru yolda zannederken aslında sapıklıkta olabilir. Firavun, kendisini reşad (doğru yol) üzere gördüğünü söylüyordu; ancak o, en büyük azgınlardan biriydi. Bu, kişinin kendi nefsine güvenmesinin ne kadar tehlikeli olduğunu gösterir.
- İman eden kişi, toplumunun helakinden endişe eder ve onları kurtarmak için elinden geleni yapar. Mümin kişinin kavmine duyduğu şefkat, onun imanının bir gereğidir. Bu, müminlerin toplumlarına karşı sorumluluk bilincini yansıtır.
- Allah'ın azabı geldiğinde, hiçbir yardımcı ve koruyucu yoktur. Bu gerçek, insanları dünya hayatında Allah'a itaat etmeye ve O'nun rızasını kazanmaya yöneltmelidir.
📜 Ayet 27-31 — Mü'min Suresi
Meal — Mü'min 29
Mü'min Suresi Ayet 29 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : "Ey milletim; Bugün memlekette hükümranlık sizindir, galip olanlar sizsiniz. Ama…Sûre Ayet 29/85 — Mü'min Suresi غافر (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Mü'min Suresi Dinle, Mü'min Suresi Meal, Mü'min Suresi mp3, Mü'min Suresi pdf. Ayet 27–31. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler








