İnanmış olan adam dedi ki: "Ey milletim! Doğrusu ben sizin için, Nuh milletinin, Ad, Semud ve onlardan sonra gelenlerin durumu gibi, peygamberleri yalanlayan toplulukların uğradıkları bir günün benzerinden korkuyorum. Allah kullara zulüm dilemez."
🌐 Additional reference in Azərbaycan
🌐 Azərbaycan
Mömin kişi dedi: “Ey xalqım! Mən sizə, əlbir dəstələrin başına gəlmiş dəhşətli günün bənzərinin sizin də başınıza gəlməsindən qorxuram.
İnanmış olan adam dedi ki: "Ey milletim! Doğrusu ben sizin için, Nuh milletinin, Ad, Semud ve onlardan sonra gelenlerin durumu gibi, peygamberleri yalanlayan toplulukların uğradıkları bir günün benzerinden korkuyorum. Allah kullara zulüm dilemez."
📜
Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
Yevm (يوم): Gün, dönem, zaman dilimi.
El-Ahzâb (الأحزاب): Gruplar, topluluklar, birlikler. Burada peygamberlere karşı bir araya gelip savaşan topluluklar kastedilir.
Tefsir:
İman eden o adam (Firavun'un ailesinden olan mümin), kavmine nasihat ederek şöyle dedi: "Ey kavmim! Eğer Musa'yı öldürürseniz, sizin de başınıza, geçmiş ümmetlerin başına gelen felaketlerin benzerinin gelmesinden korkuyorum." O, bu sözüyle onları, peygamberlere karşı birleşip düşmanlık eden ve sonunda Allah'ın azabına uğrayan eski toplulukların akıbetiyle uyarıyordu. Nuh kavmi, Âd, Semûd ve daha sonra gelen benzeri topluluklar, peygamberlerine karşı gruplar halinde toplanıp onlara düşmanlık ettiler ve Allah da onları helak etti. Bu mümin kişi, Firavun ve ileri gelenlerine, Musa'ya karşı yapacakları zulmün, geçmişteki bu toplulukların başına gelen azabın bir benzerini getireceğini hatırlatıyordu. O, onları bu kötü akıbetten sakındırmak ve doğru yola yönlendirmek istiyordu.
Faydalar ve Hikmetler:
Geçmiş milletlerin başına gelen felaketler, ibret alınması gereken büyük derslerdir. Kur'an bu kıssaları, insanların aynı hatalara düşmemesi için anlatır.
Zalimler, zulümlerinin sonucundan korkmalıdır; çünkü Allah'ın azabı, peygamberlere karşı gelenleri mutlaka yakalamıştır.
Nasihat etmek, imanın gereğidir. Kişi, kendisine düşmanlık edenlere bile iyilikle ve merhametle yaklaşmalı, onları kötü akıbetten sakındırmalıdır.
Tarih tekerrür eder; aynı hataları yapanlar, aynı sonuçlarla karşılaşırlar. Bu, Allah'ın değişmeyen sünnetidir (kanunudur).
Mümin, toplumunun iyiliği için çalışmalı, onları kötülüklerden uzaklaştırmak için elinden geleni yapmalıdır; sonuç ne olursa olsun.
Firavun ailesinden olup da, inandığını gizleyen bir adam dedi ki: "Rabbim Allah'tır diyen bir adamı mı öldüreceksiniz? Oysa size Rabbinizden belgelerle gelmiştir. Eğer yalancıysa, yalanı kendisinedir; eğer doğru sözlü ise, sizi tehdit ettiklerinin bir kısmı başınıza gelebilir. Doğrusu Allah, aşırı yalancıyı doğru yola eriştirmez."
"Ey milletim; Bugün memlekette hükümranlık sizindir, galip olanlar sizsiniz. Ama Allah'ın baskını bize çatınca, O'na karşı bize kim yardım eder?" Firavun: "Ben size kendi görüşümden başkasını söylemiyorum. Ben size ancak doğru yolu gösteriyorum" dedi.
İnanmış olan adam dedi ki: "Ey milletim! Doğrusu ben sizin için, Nuh milletinin, Ad, Semud ve onlardan sonra gelenlerin durumu gibi, peygamberleri yalanlayan toplulukların uğradıkları bir günün benzerinden korkuyorum. Allah kullara zulüm dilemez."
İnanmış olan adam dedi ki: "Ey milletim! Doğrusu ben sizin için, Nuh milletinin, Ad, Semud ve onlardan sonra gelenlerin durumu gibi, peygamberleri yalanlayan toplulukların uğradıkları bir günün benzerinden korkuyorum. Allah kullara zulüm dilemez."
Kuran Suresi sitesi, sevgili kitabı ve arındırılmış Sünnet'i hizmet etmek, Kuran ve Sünnet müfredatında şeriat bilimlerini kolaylaştırmak, bilginin öğrencilerine önem vermek ve şeriat bilimlerini kolaylaştırmak amacıyla mütevazı bir girişim olarak kurulmuştur ve bize desteğinizden memnunuz ve Yüce Allah'tan bizi şerefli bir şekilde kabul etmesini ve amellerimizi kabul etmesini diliyoruz. .