Kur'an-ı Kerim'de Tekzip (Yalanlama) ile ilgili ayetler


✅ Kur'an-ı Kerim Konuları
(39) İnkar eden kimseler ve ayetlerimizi yalan sayanlar cehennemlik olanlardır, onlar orada temelli kalacaklardır.
Sure: Al-Baqarah - Ayet: 39  - Cüz: 1 - Sayfa: 7
(10) İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar cehennemliklerdir.
Sure: Al-Mā’idah - Ayet: 10  - Cüz: 6 - Sayfa: 109
(27) Onların, ateşin kenarına getirilip durdurulduklarında, "keşke dünyaya tekrar döndürülseydik, Rabbimiz'in ayetlerini yalanlamasaydık ve inananlardan olsaydık" dediklerini bir görsen!
(28) Hayır; daha önce gizledikleri onlara göründü. Eğer geri döndürülseler yine kendilerine yasak edilen şeylere dönerler. Doğrusu onlar yalancıdırlar.
Sure: Al-An‘ām - Ayet: 27-28 - Cüz: 7 - Sayfa: 130
(39) Ayetlerimizi yalanlayanlar karanlıklarda kalmış sağır ve dilsizlerdir. Allah kimi dilerse onu saptırır ve kimi dilerse onu doğru yola koyar.
Sure: Al-An‘ām - Ayet: 39  - Cüz: 7 - Sayfa: 132
(49) Ayetlerimizi inkar edenlere yoldan çıkmalarından ötürü azab dokunacaktır.
Sure: Al-An‘ām - Ayet: 49  - Cüz: 7 - Sayfa: 133
(57) De ki: "Ben Rabbim'den bir belgeye dayanmaktayım, halbuki siz onu yalanladınız; acele istediğiniz de elimde değildir. Hüküm ancak Allah'ındır. O, hükmedenlerin en iyisi olarak gerçeği anlatır."
(58) De ki: "Acele istediğiniz şey elimde olsaydı, benimle aranızdaki iş bitmiş olurdu." Allah zulmedenleri en iyi bilendir.
Sure: Al-An‘ām - Ayet: 57-58 - Cüz: 7 - Sayfa: 134
(36) Ayetlerimizi yalanlayıp onlara karşı büyüklük taslayanlara gelince, işte onlar cehennemliklerdir, orada temelli kalacaklardır.
Sure: Al-A‘rāf - Ayet: 36  - Cüz: 8 - Sayfa: 154
(44) Cennetlikler, cehennemliklere: "Biz Rabbimizin bize vadettiğini gerçek bulduk, Rabbinizin size de vadettiğini gerçek buldunuz mu?" diye seslenirler, "Evet" derler. Aralarında bir münadi, "Allah'ın laneti Allah yolundan alıkoyan, o yolun eğriliğini isteyen ve ahireti inkar eden zalimleredir" diye seslenir.
(45) Cennetlikler, cehennemliklere: "Biz Rabbimizin bize vadettiğini gerçek bulduk, Rabbinizin size de vadettiğini gerçek buldunuz mu?" diye seslenirler, "Evet" derler. Aralarında bir münadi, "Allah'ın laneti Allah yolundan alıkoyan, o yolun eğriliğini isteyen ve ahireti inkar eden zalimleredir" diye seslenir.
Sure: Al-A‘rāf - Ayet: 44-45 - Cüz: 8 - Sayfa: 156
(77) Allah'a verdikleri sözden caydıkları ve yalancı oldukları için O'nunla karşılaşacakları güne kadar Allah kalblerine nifak soktu.
Sure: At-Taubah - Ayet: 77  - Cüz: 10 - Sayfa: 199
(52) Haksızlık edenlere de: "Sürekli azabı tadın, ancak yaptığınıza karşılık ceza çekiyorsunuz" denir.
Sure: Yūnus - Ayet: 52  - Cüz: 11 - Sayfa: 214
(107) Rabbinin dilemesi bir yana, gökler ve yer durdukça, orada temelli kalacaklardır. Rabbin, şüphesiz, her istediğini yapar.
Sure: Hūd - Ayet: 107  - Cüz: 12 - Sayfa: 233
(18) Rablerinin çağrısına gelenlere en güzel karşılık vardır. O'nun çağrısına uymayanlar ise, yeryüzünde olan her şey ve daha bir katı onların olsa, kurtulmak için fidye verirlerdi. İşte hesapları kötü olanlar bunlardır. Varacakları yer cehennemdir; ne kötü konaktır!
Sure: Ar-Ra‘d - Ayet: 18  - Cüz: 13 - Sayfa: 251
(42) Sakın Allah'ı, zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma; gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne kadar onları ertelemektedir.
(43) O gün başları kalkmış, gözleri kendilerine dönemeyecek şekilde sabit kalmış, gönülleri bomboş halde koşup duracaklardır.
(44) İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Haksızlık edenler: "Rabbimiz! Bizi yakın bir süreye kadar ertele de çağrına gelelim, peygamberlere uyalım" derler. Siz daha önce, sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz! Üstelik kendilerine yazık edenlerin yerlerinde oturdunuz. Onlara, yaptıklarımız da sizlere açıklanmıştı. Size misaller de vermiştik.
Sure: Ibrāhīm - Ayet: 42-43-44 - Cüz: 13 - Sayfa: 260
(90) Kuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.
(91) Kuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.
(92) Kuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.
(93) Kuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.
Sure: Al-Ḥijr - Ayet: 90-91-92-93 - Cüz: 14 - Sayfa: 266
(85) Zulmedenler, azap görürlerken azabları hafifletilmez de geciktirilmez de.
Sure: An-Naḥl - Ayet: 85  - Cüz: 14 - Sayfa: 276
(113) And olsun ki, aralarından kendilerine bir peygamber gelmişti, onu yalancı saydılar. Haksızlık ederlerken azaba uğradılar.
Sure: An-Naḥl - Ayet: 113  - Cüz: 14 - Sayfa: 280
(10) Doğrusu bu Kuran en doğru yola götürür ve yararlı iş yapan müminlere büyük ecir olduğunu, ahirete inanmayanlara can yakıcı bir azap hazırladığımızı müjdeler.
Sure: Al-Isrā’ - Ayet: 10  - Cüz: 15 - Sayfa: 283
(45) Kuran okuduğun zaman senin ile ahirete inanmayan kimseler arasına görünmeyen bir perde çekeriz.
(46) Kuran'ı anlarlar diye kalblerine örtüler ve kulaklarına da ağırlık koyduk. Kuran'da Rabbini bir tek olarak andığın zaman, onlar ürkerek ardlarına dönerler.
(47) Seni dinledikleri zaman neye kulak verdiklerini ve gizli toplantılarında zalimlerin: "Siz sadece büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz" dediklerini Biz çok iyi biliriz.
(48) Sana nasıl misaller verdiklerine bir bak! Bu yüzden sapmışlardır, artık bir yol da bulamamaktadırlar.
Sure: Al-Isrā’ - Ayet: 45-46-47-48 - Cüz: 15 - Sayfa: 286
(38) Bize geldikleri gün neler görüp neler işitecekler! Ama zalimler bugün apaçık bir sapıklık içindedirler.
(39) Hala gaflet içinde bulunanları ve hala inanmayanları işin bitmiş olacağı o hasret günü ile uyar.
Sure: Maryam - Ayet: 38-39 - Cüz: 16 - Sayfa: 307
(72) Sonra Biz Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanları kurtarır, zalimleri de orada diz üstü çökmüş olarak bırakırız.
Sure: Maryam - Ayet: 72  - Cüz: 16 - Sayfa: 310
(51) Ayetlerimizi tartışarak bozmağa uğraşanlar, işte onlar cehennemliklerdir.
Sure: Al-Ḥajj - Ayet: 51  - Cüz: 17 - Sayfa: 338
(53) /. Allah şeytanın karıştırdığını, kalblerinde hastalık bulunan ve kalbleri kaskatı olan kimseleri sınamayı vesile kılar. Zalimler şüphesiz derin bir ayrılık içindedirler.
Sure: Al-Ḥajj - Ayet: 53  - Cüz: 17 - Sayfa: 338
(57) İnkar edenler, ayetlerimizi yalan sayan kimseler, işte onlar için hakir düşüren azap vardır.
Sure: Al-Ḥajj - Ayet: 57  - Cüz: 17 - Sayfa: 339
(71) Onlar Allah'ı bırakıp da O'nun, haklarında hiçbir delil indirmediği, kendilerinde de bir bilgi olmayan şeylere taparlar. Zulmedenlerin yardımcısı olmaz.
Sure: Al-Ḥajj - Ayet: 71  - Cüz: 17 - Sayfa: 340
(227) Ancak inanıp yararlı iş işleyenler, Allah'ı çok çok ananlar ve haksızlığa uğratıldıklarında haklarını alanlar bunun dışındadır. Haksızlık eden kimseler nasıl bir yıkılışla yıkılacaklarını anlayacaklardır.
Sure: Ash-Shu‘arā’ - Ayet: 227  - Cüz: 19 - Sayfa: 376
(20) Ama yoldan çıkanların, işte onların varacağı yer ateştir. Oradan çıkmak isteyişlerinin her defasında geri çevrilirler ve onlara: "Yalanlayıp, durduğunuz ateşin azabını tadın" denir.
Sure: As-Sajdah - Ayet: 20  - Cüz: 21 - Sayfa: 416
(22) İlgililere şöyle emredilir: "Zulmedenleri, onlarla işbirliği edenleri ve Allah'ı bırakıp da taptıklarını derleyin. Onları cehennem yoluna koyun."
Sure: Aṣ-Ṣāffāt - Ayet: 22  - Cüz: 23 - Sayfa: 446
(47) Yeryüzünde olanların hepsi ve bir misli daha zalimlerin olmuş olsa, kıyamet günündeki kötü azap için fidye verseler kabul edilmez. Allah katından onlara, hiç hesaplamadıkları şeyler beliriverir.
Sure: Az-Zumar - Ayet: 47  - Cüz: 24 - Sayfa: 463
(18) Onları, yüreklerin ağıza geleceği, tasadan yutkunacakları, yaklaşan kıyamet günü ile uyar. Zalimlerin ne dostu ne de sözü dinlenecek şefaatçisi olur.
Sure: Ghāfir - Ayet: 18  - Cüz: 24 - Sayfa: 469
(52) O gün zalimlere, özür beyan etmeleri fayda vermez. Lanet onlaradır. Yurdun kötüsü de onlaradır.
Sure: Ghāfir - Ayet: 52  - Cüz: 24 - Sayfa: 473
(69) Allah'ın ayetleri üzerinde tartışanları görmez misin? Nasıl da döndürülüyorlar?
Sure: Ghāfir - Ayet: 69  - Cüz: 24 - Sayfa: 475
(76) Onlara: "İşte bu, yeryüzünde haksız yere şımarmanız ve böbürlenmenizden ötürüdür. Temelli kalacağınız cehennem kapılarından girin" denir. Büyüklenenlerin durağı ne kötüdür!
Sure: Ghāfir - Ayet: 76  - Cüz: 24 - Sayfa: 475
(19) Allah'ın düşmanları o gün cehenneme sürülürler. Hepsi bir aradadırlar.
Sure: Fuṣṣilat - Ayet: 19  - Cüz: 24 - Sayfa: 478
(21) Yoksa, Allah'ın dinde izin vermediği bir şeyi onlara meşru kılacak ortakları mı vardır? Eğer kesin yargı bulunmayacak olsaydı aralarında hemen hükmedilirdi. Doğrusu, zalimlere can yakıcı azap vardır.
Sure: Ash-Shūra - Ayet: 21  - Cüz: 25 - Sayfa: 485
(44) Allah kimi saptırırsa, artık onun bundan sonra bir dostu olmaz. Azabı gördüklerinde, zalimlerin: "Dönecek bir yol yok mudur?" dediklerini görürsün.
Sure: Ash-Shūra - Ayet: 44  - Cüz: 25 - Sayfa: 487
(74) Doğrusu suçlular, temelli kalacakları cehennemin azabı içindedirler.
(75) Azaba hiç ara verilmez, onlar orada tamamen umutsuzdurlar.
(76) Biz onlara zulmetmedik, ama onlar zalim kimselerdi.
(77) Cehennemde şöyle seslenilir: "Ey Nöbetçi! Rabbin hiç değilse canımızı alsın." Nöbetçi: "Siz böyle kalacaksınız" der.
(78) And olsun ki, size gerçeği getirdik; fakat çoğunuz gerçeği sevmiyorsunuz.
Sure: Az-Zukhruf - Ayet: 74-75-76-77-78 - Cüz: 25 - Sayfa: 495
(47) "Suçluyu yakalayın, cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başına azap olarak kaynar su dökün" denir, sonra ona: "Tad bakalım, hani şerefli olan, değerli olan yalnız sendin. İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir" denir.
Sure: Ad-Dukhān - Ayet: 47  - Cüz: 25 - Sayfa: 498
(19) Şüphesiz onlar, seni Allah'tan müstağni kılamazlar. Doğrusu zalimler birbirlerinin dostudurlar. Sakınanların dostu ise Allah'tır.
Sure: Al-Jāthiyah - Ayet: 19  - Cüz: 25 - Sayfa: 500
(14) Onlardan önce Nuh milleti, Ressliler, Semud, Ad, Firavun milletleri, Lut'un kardeşleri, Eykeliler, Tubba milleti de yalanlamışlardı; evet bunların hepsi peygamberleri yalanlamışlardı da tehdidim gerçekleşmişti.
Sure: Qāf - Ayet: 14  - Cüz: 26 - Sayfa: 518
(29) Allah: "Benim katımda çekişmeyin; size bunu önceden bildirmiştim. Benim katımda söz değişmez; Ben kullara asla zulmetmem" der.
Sure: Qāf - Ayet: 29  - Cüz: 26 - Sayfa: 519
(8) İçinde yörüngeler bulunan göğe and olsun ki, ey inkarcılar, siz, şüphesiz aykırı görüştesiniz.
Sure: Adh-Dhāriyāt - Ayet: 8  - Cüz: 26 - Sayfa: 521
(14) Onlara: "Azabınızı tadın; işte acele beklediğiniz bu idi" denir.
Sure: Adh-Dhāriyāt - Ayet: 14  - Cüz: 26 - Sayfa: 521
(11) Göğün sarsıldıkça sarsılacağı, dağların yürüdükçe yürüyeceği gün; işte o gün, daldıkları yerde eğlenip oyalanarak kıyameti yalanlayanlara yazık olacak!
(12) Göğün sarsıldıkça sarsılacağı, dağların yürüdükçe yürüyeceği gün; işte o gün, daldıkları yerde eğlenip oyalanarak kıyameti yalanlayanlara yazık olacak!
(13) Cehennem ateşine itildikçe itildikleri gün, onlara: "İşte yalanlayıp durduğunuz ateş budur;
(14) Cehennem ateşine itildikçe itildikleri gün, onlara: "İşte yalanlayıp durduğunuz ateş budur;
(15) Bu bir büyü müdür, yoksa hala görmez misiniz? Girin oraya, sabretseniz de sabretmeseniz de artık birdir; ancak işlediklerinizin karşılığını görüyorsunuz" denir.
(16) Bu bir büyü müdür, yoksa hala görmez misiniz? Girin oraya, sabretseniz de sabretmeseniz de artık birdir; ancak işlediklerinizin karşılığını görüyorsunuz" denir.
Sure: Aṭ-Ṭūr - Ayet: 11-12-13-14-15-16 - Cüz: 27 - Sayfa: 523
(92) Eğer, sapık yalancılardan ise,
(93) Ona kaynar sudan konukluk sunulur.
(94) Cehenneme sokulur.
Sure: Al-Wāqi‘ah - Ayet: 92-93-94 - Cüz: 27 - Sayfa: 537
(44) Kuran'ı yalanlayanları Bana bırak; Biz onları bilmedikleri yerden yavaş yavaş azaba yaklaştıracağız.
(45) Onlara mehil veriyorum; doğrusu Benim tuzağım sağlamdır.
Sure: Al-Qalam - Ayet: 44-45 - Cüz: 29 - Sayfa: 566
(15) "Kendilerine yazık edenlere gelince; onlar, cehennemin odunları oldular."
Sure: Al-Jinn - Ayet: 15  - Cüz: 29 - Sayfa: 573
(23) "Benim yaptığım yalnız, Allah katından olanı, O'nun gönderdiklerini tebliğdir. Allah'a ve Peygamberine kim karşı gelirse ona, içinde sonsuz ve temelli kalınacak cehennem ateşi vardır."
Sure: Al-Jinn - Ayet: 23  - Cüz: 29 - Sayfa: 573
(11) Varlık sahibi olup da seni yalanlayanları Bana bırak; onlara az bir mehil ver.
Sure: Al-Muzzammil - Ayet: 11  - Cüz: 29 - Sayfa: 574
(46) "Ceza gününü yalanlardık."
Sure: Al-Muddaththir - Ayet: 46  - Cüz: 29 - Sayfa: 576
(24) O gün bir takım yüzler de asıktır.
Sure: Al-Qiyāmah - Ayet: 24  - Cüz: 29 - Sayfa: 578
(35) Daha ne olsun, sana yazıklar olsun, yazıklar!
Sure: Al-Qiyāmah - Ayet: 35  - Cüz: 29 - Sayfa: 578
(31) Dilediğine rahmet eder. Zalimlere, işte onlara, can yakıcı bir azap hazırlamıştır.
Sure: Al-Insān - Ayet: 31  - Cüz: 29 - Sayfa: 580
(46) Yiyiniz, biraz zevkleniniz bakalım, doğrusu sizler suçlularsınız.
Sure: Al-Mursalāt - Ayet: 46  - Cüz: 29 - Sayfa: 581
(50) Kuran'dan başka hangi söze inanacaklar?
Sure: Al-Mursalāt - Ayet: 50  - Cüz: 29 - Sayfa: 581
(21) Cehennem, yalnız azgınları bekleyen yerdir. Dönecekleri yer orasıdır.
Sure: An-Naba’ - Ayet: 21  - Cüz: 30 - Sayfa: 582
(29) Biz de herşeyi yazıp saymışızdır.
Sure: An-Naba’ - Ayet: 29  - Cüz: 30 - Sayfa: 582
(10) Yalanlayanların o gün vay haline!
Sure: Al-Muṭaffifīn - Ayet: 10  - Cüz: 30 - Sayfa: 588
(17) Sonra da: "yalanlayıp durduğunuz işte budur" denecektir.
Sure: Al-Muṭaffifīn - Ayet: 17  - Cüz: 30 - Sayfa: 588
(22) Aksine, inkarcılar yalanlıyorlar.
(23) Oysa, Allah, onların sakladıklarını çok iyi bilir.
(24) Onlara can yakıcı azabı müjde et.
Sure: Al-Inshiqāq - Ayet: 22-23-24 - Cüz: 30 - Sayfa: 589
(16) Oraya, yalanlayıp yüz çevirmiş olan o en azgından başkası yaslanmaz.
Sure: Al-Lail - Ayet: 16  - Cüz: 30 - Sayfa: 596


🍃 Kur'an-ı Kerim'de diğer konular


Saturday, July 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler