Yûnus · 61/109
Meal Okunuş — Yûnus
وَمَا تَكُونُ فِي شَأْنٍ وَمَا تَتْلُو مِنْهُ مِن قُرْآنٍ وَلَا تَعْمَلُونَ مِنْ عَمَلٍ إِلَّا كُنَّا عَلَيْكُمْ شُهُودًا إِذْ تُفِيضُونَ فِيهِ ۚ وَمَا يَعْزُبُ عَن رَّبِّكَ مِن مِّثْقَالِ ذَرَّةٍ فِي الْأَرْضِ وَلَا فِي السَّمَاءِ وَلَا أَصْغَرَ مِن ذَٰلِكَ وَلَا أَكْبَرَ إِلَّا فِي كِتَابٍ مُّبِينٍ ۝٦١
Wa maa takoonu fee shaaninw wa maa tatloo minhu min quraaninw wa laa ta`maloona min `amalin illaa kunnaa `alaikum shuhoodan iz tufeedoona feeh; wa maa ya`zubu `ar Rabbika mim mis qaali zarratin fil ardi wa laa fis samaaa`i wa laaa asghara min zaalika wa laaa akbara illaa fee Kitaabim Mubeen
📖 Türkçe Anlam
Ne iş yaparsan yap ve sizler ona dair Kuran'dan ne okursanız okuyun; ne yaparsanız yapın; yaptıklarınıza daldığınız anda, mutlaka Biz sizi görürüz. Yerde ve gökte hiçbir zerre Rabbinden gizli değildir. Bundan daha küçüğü veya daha büyüğü şüphesiz apaçık bir Kitap'dadır.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Şe'n (شأن): İş, durum, mesele.
  • Tetlû (تتلوا): Okursun, tilavet edersin.
  • Tüfîdûne (تفیضون): Dalarsınız, içine gömülürsünüz, başlarsınız.
  • Ya'zübü (يعزب): Uzaklaşır, gizli kalır, kaybolur.
  • Miskâl (مثقال): Ağırlık, miktar, zerre miktarı.
  • Zerre (ذرة): Küçük karınca, en küçük parçacık, atom.
  • Kitâbin mübîn (كتاب مبين): Apaçık, her şeyi ortaya koyan kitap (Levh-i Mahfuz).

Tefsir:

Ey Resûl! Sen hangi işle meşgul olursan ol, hangi hâl üzere bulunursan bulun; ve sen Kur'an'dan ne okursan oku; ey müminler topluluğu! Sizler hayır veya şer, küçük veya büyük hiçbir amel işlemezsiniz ki, o amele dalıp onu işlemeye başladığınız anda Biz sizin üzerinize şahitler olmayalım. Evet! Allah Teâlâ, kullarının her hâlini görür, her sözünü işitir, kalplerinden geçeni bilir. Hiçbir şey O'nun ilminin dışında değildir. Siz farkında olmasanız da, sizin her bir hareketiniz, her bir niyetiniz, her bir ameliyeniz kayıt altına alınmakta ve o an Allah'ın huzurunda şahitler huzurunda işlenmektedir. Bu, mümin için büyük bir şeref ve sorumluluk bilincidir; çünkü kul, Rabbini her an yanında ve üzerinde bilir, bu da onu güzel amellere sevk eder, kötülüklerden uzaklaştırır.

Ey insan! Bil ki senin Rabbinin ilim ve kudretinden ne yerde ne de gökte zerre ağırlığınca hiçbir şey gizli kalmaz, O'ndan kaçamaz. Ne zerreden daha küçük ne de ondan daha büyük hiçbir varlık, hiçbir olay yoktur ki, apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da) yazılı olmasın. Bu kitap, Allah'ın ezelî ilminin tecellisidir; her şeyi kuşatmış, her şeyi kaydetmiştir. Kıyamet gününde hiçbir şey eksik veya fazla olmaksızın ortaya konacaktır.

Bu âyet, müminin kalbine öyle bir derinlik ve huzur verir ki; kul, yalnız olmadığını, her anını gören, bilen ve kaydeden bir Rabbinin olduğunu bilir. Bu bilinç, insanı hem hayâ duygusuyla donatır hem de Allah'a olan güvenini artırır. Çünkü kul, en küçük iyiliğinin bile zayi olmayacağını, en gizli niyetinin bile karşılıksız kalmayacağını bilir. Bu da onu sürekli bir ihsan şuuruyla yaşatır: "Sanki Allah'ı görüyormuş gibi ibadet et; çünkü sen O'nu görmesen de O seni görüyor."

Bu ilâhî gözetim altında olduğumuzu idrak etmek, hayatımızın her alanına yansımalıdır. Ticarette, ibadette, aile hayatında, sosyal ilişkilerde; kısacası her anımızda bu şuurla hareket etmeliyiz. Unutmayalım ki, bu dünya bir imtihan yeridir ve her anımız kayıt altındadır. Öyleyse ne mutlu o kimseye ki, bu kayıtların sahibini bilir ve O'na lâyık bir kul olmaya gayret eder. Bu âyet, bize hem bir uyarı hem de bir müjdedir: Allah'ın ilmi her şeyi kuşatmıştır; O, kullarına asla zulmetmez, en küçük iyiliği bile karşılıksız bırakmaz.

🎧 Dinle

📜 Ayet 59-63 — Yûnus

59قُلْ أَرَأَيْتُم مَّا أَنزَلَ اللَّهُ لَكُم مِّن رِّزْقٍ فَجَعَلْتُم مِّنْهُ حَرَامًا وَحَلَالًا قُلْ آللَّهُ أَذِنَ لَكُمْ ۖ أَمْ عَلَى اللَّهِ تَفْتَرُونَ
De ki: "Allah'ın size indirdiği rızkın bir kısmını haram, bir kısmını helal kıldığınızı görmüyor musunuz?" De ki: "Size Allah mı izin verdi, yoksa Allah'a karşı yalan mı uyduruyorsunuz?"
60وَمَا ظَنُّ الَّذِينَ يَفْتَرُونَ عَلَى اللَّهِ الْكَذِبَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ۗ إِنَّ اللَّهَ لَذُو فَضْلٍ عَلَى النَّاسِ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَشْكُرُونَ
Allah'a karşı yalan uyduranlar kıyamet gününü ne zannederler? Doğrusu Allah'ın insanlara olan nimeti boldur, fakat çoğu şükretmezler.
61وَمَا تَكُونُ فِي شَأْنٍ وَمَا تَتْلُو مِنْهُ مِن قُرْآنٍ وَلَا تَعْمَلُونَ مِنْ عَمَلٍ إِلَّا كُنَّا عَلَيْكُمْ شُهُودًا إِذْ تُفِيضُونَ فِيهِ ۚ وَمَا يَعْزُبُ عَن رَّبِّكَ مِن مِّثْقَالِ ذَرَّةٍ فِي الْأَرْضِ وَلَا فِي السَّمَاءِ وَلَا أَصْغَرَ مِن ذَٰلِكَ وَلَا أَكْبَرَ إِلَّا فِي كِتَابٍ مُّبِينٍ
Ne iş yaparsan yap ve sizler ona dair Kuran'dan ne okursanız okuyun; ne yaparsanız yapın; yaptıklarınıza daldığınız anda, mutlaka Biz sizi görürüz. Yerde ve gökte hiçbir zerre Rabbinden gizli değildir. Bundan daha küçüğü veya daha büyüğü şüphesiz apaçık bir Kitap'dadır.
62أَلَا إِنَّ أَوْلِيَاءَ اللَّهِ لَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ
İyi bilin ki, Allah'ın dostlarına korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.
63الَّذِينَ آمَنُوا وَكَانُوا يَتَّقُونَ
Onlar Allah'a inanmış ve O'na karşı gelmekten sakınmışlardır.
YûnusKuran Fihrist
109Ayet
MekkiRevelation
61Ayet

Meal — Yûnus 61

Sure Yûnus Ayet 61 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Ne iş yaparsan yap ve sizler ona dair Kuran'dan ne…

Sure Ayet 61/109 — Yûnus يونس (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Yûnus Dinle, Yûnus Meal, Yûnus mp3, Yûnus pdf. Ayet 59–63. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler