Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Safâ: Sert ve düz kaya parçası demektir. Burada, Mekke'deki Mescid-i Haram'ın doğusunda bulunan ve sa'y ibadetinin başladığı meşhur tepe kastedilir.
- Merve: Aslında yumuşak taş demektir. Sa'y ibadetinin sona erdiği, Safâ Tepesi'nin karşısındaki meşhur tepe.
- Şeâir: Şîre kelimesinin çoğuludur. Allah'ın dininin alametleri, ibadet nişaneleri ve O'na yaklaşma vesileleri demektir.
- Hac: Kelime olarak "yönelmek, kastetmek" demektir. Burada, belirli zamanda Kâbe'yi ziyaret etmek ve hac ibadetini yerine getirmek anlamındadır.
- İ'timâr: Ziyaret etmek demektir. Umre yapmak, yani ihramlı olarak Kâbe'yi tavaf edip Safâ ile Merve arasında sa'y etmektir.
- Cünâh: Günah, vebal, sorumluluk demektir.
- Tattavvea: Gönüllü olarak, farz olmayan bir ibadeti yapmak, nafile ibadette bulunmak demektir.
Tefsir:
Bu mübarek âyet, İslam'ın ilk dönemlerinde Müslümanların kalbinde oluşan bir tereddüdü gidermektedir. Safâ ve Merve tepeleri, cahiliye döneminde putların bulunduğu yerlerdi. Bu sebeple bazı Müslümanlar, bu iki tepe arasında sa'y etmenin eski bir putperestlik âdeti olduğunu düşünerek bundan çekiniyorlardı. Yüce Allah, bu âyet-i kerime ile bu yanlış anlayışı düzeltmekte ve bu iki tepeyi, Kendi dininin nişaneleri, yani Allah'a yaklaşmanın vesileleri olarak ilan etmektedir.
Allah Teâlâ buyuruyor ki: Şüphesiz Safâ ve Merve, Allah'ın (kullarının ibadet etmesi için) belirlediği işaretlerdendir. Bunlar, Allah'ın emriyle kutsal kılınmış, hac ve umre ibadetinin ayrılmaz parçalarıdır. Artık kim Kâbe'yi hac etmek veya umre yapmak için ziyaret ederse, bu iki tepe arasında sa'y etmesinde ona bir günah yoktur. Bilakis bu, Allah'ın emrettiği bir ibadettir ve yerine getirilmesi gerekir. Bu ifade, Müslümanların gönlündeki endişeyi tamamen gidermekte ve bu ibadetin Allah katındaki değerini ortaya koymaktadır.
Âyetin sonunda ise genel bir ilke vurgulanmaktadır: Kim gönüllü olarak bir hayır işler, farzların yanı sıra nafile ibadetlerde bulunur ve bunu samimiyetle, sadece Allah'ın rızasını kazanmak için yaparsa, bilsin ki Allah Şâkir'dir, yani kullarının az ameline karşılık çok büyük mükâfat verir. O, Âlim'dir, yani kullarının niyetlerini bilir, yaptıkları hiçbir hayrı zayi etmez, en küçük bir iyiliği bile karşılıksız bırakmaz.
Sevgili kardeşlerim! Bu âyet bize şunu öğretiyor: İslam'ın getirdiği hükümler, geçmişin batıl inançlarından arındırılmış, tertemiz birer ibadettir. Allah'ın emrettiği her ibadette, O'na yaklaşmanın bir yolu, bir nuru vardır. Safâ ile Merve arasında sa'y etmek, Hz. Hacer validemizin oğlu İsmail için su ararken gösterdiği fedakârlığı ve Allah'a olan teslimiyetini hatırlatır. Bu ibadet, bizlere sabrı, tevekkülü ve Allah'ın rahmetine olan ümidi öğretir. Rabbimiz, kullarının kendisine yönelişinden hoşnut olur ve onları asla boş çevirmez. O halde bizler de Allah'ın emirlerini gönül rahatlığıyla, severek ve isteyerek yerine getirelim. Unutmayalım ki Allah, kendisine yönelen kullarını asla yalnız bırakmaz, onların amellerini en güzel şekilde karşılıklandırır ve onları katından bir rahmetle ödüllendirir.
📜 Ayet 156-160 — Bakara Suresi
Meal — Bakara 158
Bakara Suresi Ayet 158 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Şüphesiz Safa ile Merve Allah'ın nişanelerindendir. Kim Kabe'yi hacceder veya…Sûre Ayet 158/286 — Bakara Suresi البقرة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Bakara Suresi Dinle, Bakara Suresi Meal, Bakara Suresi mp3, Bakara Suresi pdf. Ayet 156–160. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










