Tâhâ · 39/135
Meal Okunuş — Tâhâ
أَنِ اقْذِفِيهِ فِي التَّابُوتِ فَاقْذِفِيهِ فِي الْيَمِّ فَلْيُلْقِهِ الْيَمُّ بِالسَّاحِلِ يَأْخُذْهُ عَدُوٌّ لِّي وَعَدُوٌّ لَّهُ ۚ وَأَلْقَيْتُ عَلَيْكَ مَحَبَّةً مِّنِّي وَلِتُصْنَعَ عَلَىٰ عَيْنِي ۝٣٩
Aniqzifeehi fit Taabooti faqzifeehi fil yammi fal yul qihil yammu bis saahili yaakhuzhu `aduwwul lee wa `aduwwul lah; wa alqaitu `alaika mahabbatam minnee wa litusna`a `alaa `ainee
📖 Türkçe Anlam
Allah: "Ey Musa! İstediğin sana verildi" dedi, "Zaten sana başka bir defa da iyilikte bulunmuş ve annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmiştik: Musa'yı bir sandığa koy da suya bırak; su onu kıyıya atar, Bana da, ona da düşman olan biri onu alır. Ey Musa! Gözümün önünde yetişesin diye seni sevimli kıldım."
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Tâbût (التابوت): İçine konulan şeyi koruyan sandık, kutu.
  • Yemm (اليم): Deniz, su kütlesi; burada Nil Nehri kastedilmiştir.
  • Sâhil (الساحل): Deniz veya nehir kıyısı, kenar.
  • Sına' (صُنع): Terbiye etmek, yetiştirmek, korumak altında büyütmek.

Tefsir:

Ey Peygamber! Allah Teâlâ, senin doğumunun ardından annene bir ilham ve kalbine bir yönlendirme verdi. O dönemde Firavun, İsrailoğulları'nın erkek çocuklarını öldürüyor, kızlarını ise sağ bırakıyordu. Allah, anneni bu korkunç durumdan kurtarmak ve seni korumak için ona şöyle ilham etti: "Bu bebeği bir sandığa koy ve onu Nil Nehri'ne bırak. Sakın endişelenme, korkma! Çünkü nehir, onu kıyıya atacak ve senin düşmanın olan Firavun ile Allah'ın düşmanı olan o zalim, onu alacak." Böylece Allah, seni düşmanının sarayında, onun eliyle büyütecek ve koruyacaktı. Bu, Allah'ın gizli bir planıydı; Firavun'un zulmü, senin korunmana vesile olacaktı.

Sonra Allah, sana özel bir lütufta bulundu: "Ey Musa! Ben sana katımdan bir sevgi ve muhabbet verdim. Öyle ki seni gören herkesin kalbinde sana karşı bir sevgi uyandırdım. Firavun'un sarayında bile, seni düşmanının elinden alıp onun hanesinde büyüten, sana şefkatle yaklaşan insanlar oldu." Bu sevgi, Allah'ın seni korumasının bir nişanesiydi. Ve "Benim gözetimimde, korumam altında ve rızamla yetişesin diye" buyurdu. Yani sen, sıradan bir çocuk gibi değil, Allah'ın özel himayesi altında, O'nun gözetiminde büyüyen müstesna bir kul oldun.

Bu olayda büyük bir ders vardır: Allah, kullarına öyle yollar açar ki, onlar hiç beklemedikleri yerlerden yardım görürler. Annen, seni nehre bırakırken belki de dünyanın en zor anını yaşıyordu; ama Allah, bu zorluğu bir rahmete çevirdi. Sen, düşmanının sarayında, onun koruması altında büyüdün ve peygamberlik görevine hazırlandın. Bu, Allah'ın "Benim gözetimimde" demesinin ne kadar derin bir anlam taşıdığını gösterir: Allah, sevdiklerini asla yalnız bırakmaz; onları her türlü tehlikeden korur ve onları aziz kılar.

Ey mümin! Bu kıssadan hisse al: Allah'a güvenen, O'nun himayesine sığınan kimse, en zor şartlarda bile Allah'ın yardımına mazhar olur. Sen de hayatında ne kadar zorlukla karşılaşırsan karşılaş, bil ki Allah, seni gözetiyor ve seni asla ihmal etmiyor. O'nun sevgisini kazanmaya çalış; çünkü Allah'ın sevgisi, her şeyin üstesinden gelmenin anahtarıdır. Ve unutma: Allah'ın "gözü" (himayesi) altında olmak, dünyanın en büyük şerefidir. Bu şerefe nail olmak için O'na samimiyetle ibadet et, O'nun emirlerine uy ve O'nun rızasını kazanmaya çalış.

🎧 Dinle

📜 Ayet 37-41 — Tâhâ

37وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَيْكَ مَرَّةً أُخْرَىٰ
Allah: "Ey Musa! İstediğin sana verildi" dedi, "Zaten sana başka bir defa da iyilikte bulunmuş ve annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmiştik: Musa'yı bir sandığa koy da suya bırak; su onu kıyıya atar, Bana da, ona da düşman olan biri onu alır. Ey Musa! Gözümün önünde yetişesin diye seni sevimli kıldım."
38إِذْ أَوْحَيْنَا إِلَىٰ أُمِّكَ مَا يُوحَىٰ
Allah: "Ey Musa! İstediğin sana verildi" dedi, "Zaten sana başka bir defa da iyilikte bulunmuş ve annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmiştik: Musa'yı bir sandığa koy da suya bırak; su onu kıyıya atar, Bana da, ona da düşman olan biri onu alır. Ey Musa! Gözümün önünde yetişesin diye seni sevimli kıldım."
39أَنِ اقْذِفِيهِ فِي التَّابُوتِ فَاقْذِفِيهِ فِي الْيَمِّ فَلْيُلْقِهِ الْيَمُّ بِالسَّاحِلِ يَأْخُذْهُ عَدُوٌّ لِّي وَعَدُوٌّ لَّهُ ۚ وَأَلْقَيْتُ عَلَيْكَ مَحَبَّةً مِّنِّي وَلِتُصْنَعَ عَلَىٰ عَيْنِي
Allah: "Ey Musa! İstediğin sana verildi" dedi, "Zaten sana başka bir defa da iyilikte bulunmuş ve annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmiştik: Musa'yı bir sandığa koy da suya bırak; su onu kıyıya atar, Bana da, ona da düşman olan biri onu alır. Ey Musa! Gözümün önünde yetişesin diye seni sevimli kıldım."
40إِذْ تَمْشِي أُخْتُكَ فَتَقُولُ هَلْ أَدُلُّكُمْ عَلَىٰ مَن يَكْفُلُهُ ۖ فَرَجَعْنَاكَ إِلَىٰ أُمِّكَ كَيْ تَقَرَّ عَيْنُهَا وَلَا تَحْزَنَ ۚ وَقَتَلْتَ نَفْسًا فَنَجَّيْنَاكَ مِنَ الْغَمِّ وَفَتَنَّاكَ فُتُونًا ۚ فَلَبِثْتَ سِنِينَ فِي أَهْلِ مَدْيَنَ ثُمَّ جِئْتَ عَلَىٰ قَدَرٍ يَا مُوسَىٰ
Kızkardeşin Firavun'un sarayına giderek: "Ona bakacak birini size göstereyim mi?" diyordu. Böylece, annen üzülmesin, sevinsin diye, seni ona iade etmiştik. Sen bir cana kıymıştın, seni üzüntüden kurtarmış ve seni birçok musibetlerle denemiştik. Bunun için, Medyen halkı arasında yıllarca kalmıştın. Sonra, ey Musa, peygamberlik görevini yüklenecek bir yaşa gelince dönüp geldin.
41وَاصْطَنَعْتُكَ لِنَفْسِي
Seni kendim için ayırdım.
TâhâKuran Fihrist
135Ayet
MekkiRevelation
39Ayet

Meal — Tâhâ 39

Sure Tâhâ Ayet 39 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Allah: "Ey Musa! İstediğin sana verildi" dedi, "Zaten sana başka…

Sure Ayet 39/135 — Tâhâ طه (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Tâhâ Dinle, Tâhâ Meal, Tâhâ mp3, Tâhâ pdf. Ayet 37–41. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler