Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Melê (الملأ): Toplumun ileri gelenleri, önde gelenleri, eşraf ve liderler.
- Etrafnâhüm (أترفناهم): Onlara bol nimet ve refah verdik, bolluk içinde yaşattık, şımarttık.
- Bilika'il âhırah (بلقاء الآخرة): Ahirete kavuşmayı, ahiretin varlığını ve orada hesap verileceğini inkâr etmek.
- Beşer (بشر): İnsan, insanoğlu.
Tefsir:
Bu ayet-i kerimede, Hz. Nuh'un (aleyhisselam) kavminden söz edilmektedir. Kavminin ileri gelenleri, yani toplumun önde gelenleri, hem Allah'a iman etmeyi reddetmişler hem de ahiret gününe kavuşmayı, öldükten sonra dirilmeyi ve hesap vermeyi yalanlamışlardı. Bu kişiler, dünya hayatında kendilerine bol bol nimet verilen, refah ve bolluk içinde yaşayan, bu yüzden de şımarıp azgınlaşan kimselerdi.
Bu azgın ve kibirli liderler, kendilerine uyan halka hitaben dediler ki: "Bu adam (Nuh), sizin gibi sıradan bir insandan başka bir şey değildir. O da sizin yediğiniz yemeklerden yiyor, sizin içtiğiniz şeylerden içiyor. Onun size karşı hiçbir üstünlüğü yok. O, sizin gibi bir beşer iken nasıl olur da Allah tarafından peygamber olarak gönderildiğini iddia eder?"
Bu sözler, onların küstahlığını ve peygamberlik müessesesini anlamaktan ne kadar uzak olduklarını göstermektedir. Onlar, peygamberliğin ancak meleklerden olabileceğini veya peygamberin insanüstü özelliklere sahip olması gerektiğini sanıyorlardı. Hâlbuki Allah Teâlâ, insanlara kendi içlerinden, onların dilini konuşan, onlar gibi yiyip içen bir elçi göndermiştir ki, insanlar ona kolayca ulaşabilsin, ondan öğrenebilsin ve onunla iletişim kurabilsin.
Bu ayet, günümüzde de peygamberlere ve din adamlarına karşı çıkanların, onların da sıradan insanlar olduğunu söyleyerek hakaret etmeye çalıştıklarını hatırlatmaktadır. Oysa peygamberlerin değeri, yiyip içtikleriyle değil, Allah'tan getirdikleri vahiyle ve gösterdikleri ahlakla ölçülür. Onlar, insanların en hayırlısı, en doğru sözlüsü ve en güzel ahlaklısıdır.
Sevgili kardeşlerim! Bu ayetten alacağımız büyük dersler vardır: Dünya malı ve makamı, insanı asla büyütmez. Asıl büyüklük, Allah katındaki takvadadır. İnsanlar, Allah'ın elçilerine ve onların mirasçıları olan âlimlere karşı, onların dünyevi durumlarına bakarak değil, getirdikleri hakikate bakarak değerlendirmelidir. Bir insanın sıradan bir insan olması, onun Allah tarafından seçilmiş bir elçi olmasına engel değildir. Nitekim Allah Teâlâ, bütün peygamberleri insanlardan seçmiştir ki, insanlar onlardan öğrenebilsinler ve onları örnek alabilsinler.
Allah'ın rahmeti ve hidayeti üzerinize olsun. Bu ayetleri tefekkür ederek, peygamberlerin ve onların yolundan gidenlerin değerini daha iyi anlayalım ve onlara karşı edep ve hürmetimizi koruyalım.
📜 Ayet 31-35 — Mü'minûn
Meal — Mü'minûn 33
Sure Ayet 33/118 — Mü'minûn المؤمنون (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Mü'minûn Dinle, Mü'minûn Meal, Mü'minûn mp3, Mü'minûn pdf. Ayet 31–35. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










