Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Ve lein: Andolsun ki, eğer...
- Eta'tüm: İtaat ederseniz, uyarsanız.
- Beşeren misleküm: Sizin gibi bir insan.
- Lehâsirûn: Elbette hüsrana uğrayanlar, zarara girenlersiniz.
Tefsir:
Bu âyet-i kerîme, Hz. Hûd'un kavmi olan Âd kavminin ileri gelenlerinin, kavimlerine yönelik söyledikleri sözleri bizlere aktarmaktadır. Onlar, kendilerine gönderilen peygamberi inkâr ederken, kavimlerini de ondan uzaklaştırmak için şöyle diyorlardı: "Siz, kendiniz gibi bir beşere mi itaat edeceksiniz? O, sizin gibi yiyip içen, gezen, yaşayan bir insandır. Ona uyarsanız, onun peşinden giderseniz, işte o zaman gerçekten hüsrana uğrayanlardan olursunuz. Çünkü siz, ilahlarınızı bırakıp kendiniz gibi bir insanın peşinden gitmiş olacaksınız."
Bu sözler, aslında onların ne kadar büyük bir gaflet içinde olduklarını göstermektedir. Onlar, kendilerinden üstün olmayan, kendileri gibi bir insanın peygamber olamayacağını zannediyorlardı. Hâlbuki Allah Teâlâ, her topluma kendi dillerini konuşan, kendi içlerinden bir elçi göndermiştir. Bu, Allah'ın rahmetinin bir gereğidir ki insanlar, peygamberi tanısınlar, onunla iletişim kurabilsinler ve onun getirdiği mesajı anlayabilsinler.
Âyetin bizlere verdiği en önemli mesaj, hakikati ölçerken kişinin kendi nefsini, makamını veya dünyevî konumunu değil, Allah'ın vahyini ve peygamberlerin getirdiği mesajı esas almamız gerektiğidir. Bir insanın değeri, onun beşer olmasıyla değil, Allah'tan vahiy alıp almamasıyla ölçülür. Peygamberler de bizim gibi insandırlar; ancak onlar, Allah tarafından seçilmiş, vahye muhatap olmuş ve ümmetlerine doğru yolu göstermekle görevlendirilmiş müstesna şahsiyetlerdir.
Bu sözler, kibir ve gururun insanı nasıl kör ettiğini de gözler önüne sermektedir. Âd kavminin ileri gelenleri, kendilerini kavimlerinden üstün görüyorlar ve peygambere uymayı bir zillet sayıyorlardı. Hâlbuki gerçek zillet, Allah'ın emrini bırakıp kişinin kendi hevâsına uymasıdır. Gerçek izzet ve şeref ise, Allah'a ve O'nun elçilerine itaat etmektedir.
Sevgili kardeşlerim, bu âyet bize gösteriyor ki, hakikate teslim olmak, kimi zaman insanların alay ve kınamasına maruz kalmayı gerektirebilir. Ancak unutmayalım ki, Allah'ın rızasını kazanmak, insanların dedikodusundan çok daha değerlidir. Peygamberlere uyanlar, dünyada hüsrana uğramış gibi görünseler de, ahirette gerçek kurtuluşa erenler onlardır. Allah'ın vaadi haktır ve O, kendisine iman edenleri asla yalnız bırakmaz.
Bu vesileyle Rabbimizden niyaz ederiz ki, bizleri peygamberlerin izinden giden, Kur'an'ı rehber edinen ve hüsrana uğrayanlardan değil, kurtuluşa erenlerden eylesin. Âmin.
📜 Ayet 32-36 — Mü'minûn
Meal — Mü'minûn 34
Sure Mü'minûn Ayet 34 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : "Kendiniz gibi bir insana itaat ederseniz hüsrana uğrayacağınızda hiç şüphe…Sure Ayet 34/118 — Mü'minûn المؤمنون (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Mü'minûn Dinle, Mü'minûn Meal, Mü'minûn mp3, Mü'minûn pdf. Ayet 32–36. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










