Şuarâ · 197/227
Meal Okunuş — Şuarâ
أَوَلَمْ يَكُن لَّهُمْ آيَةً أَن يَعْلَمَهُ عُلَمَاءُ بَنِي إِسْرَائِيلَ ۝١٩٧
Awalam yakul lahum Aayatan ai ya`lamahoo `ulamaaa`u Baneee Israaa`eel
📖 Türkçe Anlam
İsrailoğulları bilginlerinin bunu bilmeye bir delilleri yok muydu?
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Âyet: Burada "delil, işaret, alamet" anlamındadır.
  • Ya'lemehû: Onu bilmesi, onun (Kur'an'ın veya Peygamber'in) gerçekliğini bilmesi.
  • Ulemâu benî isrâîl: İsrailoğulları'nın bilginleri, âlimleri.

Tefsir:

Bu âyet-i kerîmede Yüce Allah, Mekkeli müşriklere ve Peygamberimiz'i (sallallahu aleyhi ve sellem) yalanlayanlara hitap ederek onların akıllarını başlarına almalarını sağlayacak çok açık bir delili hatırlatmaktadır: İsrailoğulları'nın bilginlerinin bu Kur'an'ın ve bu Peygamber'in hak olduğunu bilmeleri, onlar için başlı başına bir delil değil midir?

Burada kastedilen, özellikle Abdullah bin Selâm (radıyallahu anh) gibi Tevrat'ı iyi bilen ve Peygamberimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) geleceğini kitaplarında okuyan âlimlerdir. Onlar, kendi kutsal kitaplarında müjdelenen son Peygamber'in vasıflarını biliyorlardı. Peygamberimiz Medine'ye hicret ettiğinde, bu bilginler onun gerçekten Allah'ın elçisi olduğunu anladılar ve ona iman ettiler. Bu durum, müşrikler için apaçık bir delildi. Çünkü bu bilginler, kendi kitaplarını tahrif etmemiş olsalardı, Muhammed aleyhisselam'ın hak peygamber olduğunu herkesten önce tasdik edeceklerdi.

Bu âyet, bizlere şu müjdeyi vermektedir: Hakikat, nerede ve kim tarafından söylenirse söylensin, asla gizli kalmaz. İlim ehli, kalbi temiz olduğu müddetçe hakkı tanır ve ona teslim olur. Kur'an'ın önceki kitapları tasdik etmesi ve onlardaki haberleri doğrulaması, onun ilâhî bir kitap olduğunun en büyük kanıtlarındandır. Ey iman edenler! Siz de ilme ve âlimlere değer verin; çünkü ilim, insanı hakikate ulaştıran en güzel yoldur. Allah'ın dinini öğrenmek, O'na yaklaşmanın en faziletli vesilelerindendir. Bu âyet, aynı zamanda Peygamberimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) şanının yüceliğini ve onun gelişinin önceki semavî kitaplarda müjdelenmiş olduğunu da hatırlatmaktadır. Bu, bizim için büyük bir nimettir; çünkü biz, hem akıl hem de nakil delilleriyle bu dinin hak olduğunu biliyoruz. Rabbimiz, bizleri de o temiz kalpli âlimler gibi hakikati görüp teslim olanlardan eylesin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 195-199 — Şuarâ

195بِلِسَانٍ عَرَبِيٍّ مُّبِينٍ
Apaçık Arap diliyle, uyaranlardan olman için onu Cebrail senin kalbine indirmiştir.
196وَإِنَّهُ لَفِي زُبُرِ الْأَوَّلِينَ
O, daha öncekilerin kitabında da zikredilmiştir.
197أَوَلَمْ يَكُن لَّهُمْ آيَةً أَن يَعْلَمَهُ عُلَمَاءُ بَنِي إِسْرَائِيلَ
İsrailoğulları bilginlerinin bunu bilmeye bir delilleri yok muydu?
198وَلَوْ نَزَّلْنَاهُ عَلَىٰ بَعْضِ الْأَعْجَمِينَ
Biz Kuran'ı Arapça bilmeyen kimselerden birine indirseydik de o bunları okusaydı yine de ona inanmazlardı.
199فَقَرَأَهُ عَلَيْهِم مَّا كَانُوا بِهِ مُؤْمِنِينَ
Biz Kuran'ı Arapça bilmeyen kimselerden birine indirseydik de o bunları okusaydı yine de ona inanmazlardı.
ŞuarâKuran Fihrist
227Ayet
MekkiRevelation
197Ayet

Meal — Şuarâ 197

Sure Şuarâ Ayet 197 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : İsrailoğulları bilginlerinin bunu bilmeye bir delilleri yok muydu?

Sure Ayet 197/227 — Şuarâ الشعراء (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Şuarâ Dinle, Şuarâ Meal, Şuarâ mp3, Şuarâ pdf. Ayet 195–199. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler