Şuarâ · 202/227
Meal Okunuş — Şuarâ Suresi
فَيَأْتِيَهُم بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ ۝٢٠٢
Fayaatiyahum baghtatanw wa hum laa yash`uroon
📖 Türkçe Anlam
Suçluların kalblerine Kuran'ı böylece sokarız da, can yakıcı azabı görmedikçe ona inanmazlar. Bu azap onlara haberleri olmadan geliverecektir.

M Mishary Rashid Alafasy ✓
M Mahmoud Khalil Al-Husary ✓
A Abdurrahman As-Sudais ✓
M Mohamed Siddiq Al-Minshawi ✓
A Abdul Basit Abdul Samad ✓
A Ali Al-Hudhaify ✓
A Ahmed ibn Ali al-Ajamy ✓
A Abu Bakr Ash-Shaatree ✓
M Muhammad Ayyoub ✓
A Abdullah Basfar ✓
A Abdullah Al-Juhani ✓
M Maher Al Muaiqly ✓
0:00
0:00
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Fe-ye'tîyehum: Onlara ansızın geliverir.
  • Bağteten: Apansız, habersiz bir anda.
  • Ve hum lâ yeş'urûn: Onlar bunu hiç hissetmez, fark etmezler.

Tefsir:

Bu âyet, azabın inkârcılara nasıl geleceğini haber veriyor. Onlar, kendilerini güvende sanarak dünya hayatında oyun ve eğlenceyle vakit geçirirken, Allah'ın vaadi olan azap onlara öyle bir anda gelir ki, ne geleceğini hissederler ne de kaçacak bir yol bulabilirler. Tıpkı gece karanlığında sessizce yaklaşan bir felaket gibi... Hiçbir uyarı, hiçbir işaret olmadan, tam da en gafil oldukları bir zamanda ansızın kuşatır onları.

İşte o an, pişmanlık fayda vermez. Çünkü iman, gaybı görmeden, azabı hissetmeden önce kalpten tasdik etmektir. Azap geldiğinde ise artık "Biz müminleriz" demenin hiçbir kıymeti yoktur. Bu yüzden Rabbimiz, kullarını bu uyarıyla diriltmek ister: Ey insan! Bugün sana tanınan süre, yarın pişman olmaman için bir fırsattır. Bu fırsatı değerlendir; gaflet uykusundan uyan, kalbini Rabbinin zikriyle nurlandır. Çünkü azabın ansızın gelmesi, Allah'ın kudretinin büyüklüğünü gösterir; O, dilediği anda dilediğini yapandır. Kullarına olan rahmeti ise, onları bu ansızın gelen azaptan önce uyarması ve tövbe kapısını açık bırakmasıdır. Öyleyse bu kapıdan girmekte acele edin; zira yarın, bugünün tövbesinden mahrum olabilirsiniz.



📜 Ayet 200-204 — Şuarâ Suresi

200كَذَٰلِكَ سَلَكْنَاهُ فِي قُلُوبِ الْمُجْرِمِينَ
Suçluların kalblerine Kuran'ı böylece sokarız da, can yakıcı azabı görmedikçe ona inanmazlar. Bu azap onlara haberleri olmadan geliverecektir.
201لَا يُؤْمِنُونَ بِهِ حَتَّىٰ يَرَوُا الْعَذَابَ الْأَلِيمَ
Suçluların kalblerine Kuran'ı böylece sokarız da, can yakıcı azabı görmedikçe ona inanmazlar. Bu azap onlara haberleri olmadan geliverecektir.
202فَيَأْتِيَهُم بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ
Suçluların kalblerine Kuran'ı böylece sokarız da, can yakıcı azabı görmedikçe ona inanmazlar. Bu azap onlara haberleri olmadan geliverecektir.
203فَيَقُولُوا هَلْ نَحْنُ مُنظَرُونَ
O zaman "Erteye bırakılmaz mıyız?" derler.
204أَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ
Bizim azabımızı mı acele istiyorlardı?
ŞuarâKuran Fihrist
227Ayet
Mekkiİniş Yeri
202Ayet

Meal — Şuarâ 202

Şuarâ Suresi Ayet 202 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Suçluların kalblerine Kuran'ı böylece sokarız da, can yakıcı azabı görmedikçe…

Sûre Ayet 202/227 — Şuarâ Suresi الشعراء (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Şuarâ Suresi Dinle, Şuarâ Suresi Meal, Şuarâ Suresi mp3, Şuarâ Suresi pdf. Ayet 200–204. Türkçe Anlam: Azərbaycan.





Monday, September 28, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler