Şuarâ · 82/227
Meal Okunuş — Şuarâ
وَالَّذِي أَطْمَعُ أَن يَغْفِرَ لِي خَطِيئَتِي يَوْمَ الدِّينِ ۝٨٢
Wallazeee atma`u ai yaghfira lee khateee` atee Yawmad Deen
📖 Türkçe Anlam
İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • أَطْمَعُ (atma'u): Umut ederim, ümit bağlarım, gönülden arzu ederim.
  • خَطِيئَتِي (hatîetî): Günahım, hatam, kusurum.
  • يَوْمَ الدِّينِ (yevmeddîn): Hesap ve ceza günü, yani kıyamet günü.

Tefsir:

Hz. İbrahim (a.s.), putperest kavmine karşı yaptığı etkileyici ve derin anlamlı konuşmasının sonlarına doğru, imanının ve teslimiyetinin en önemli noktalarından birini dile getiriyor. O, kendisini yaratan, doğru yola ileten, yediren, içiren, hastalandığında şifa veren, öldürecek ve sonra diriltecek olan Allah'ı anlattıktan sonra, şimdi de O'nun engin rahmetine ve bağışlayıcılığına olan güçlü ümidini ifade ediyor: "Ve o Rab ki, hesap gününde hatamı bağışlayacağını umarım."

Bu ifade, bir peygamberin bile Allah'a karşı duyduğu derin saygıyı, kusur ve eksikliklerinin farkında oluşunu ve yalnızca Allah'ın rahmetine sığınışını gösterir. Hz. İbrahim, masum bir peygamber olmasına rağmen, "hatam" diyerek tevazu göstermekte ve kulluk bilincinin en yüce örneğini sergilemektedir. Burada işaret edilen "hatalar", onun kavmine karşı kullandığı bazı ifadelerdir; mesela "Ben hastayım" demesi, putları kırdıktan sonra "Bunu büyükleri yapmıştır" buyurması veya bazı durumlarda söylediği sözlerdir. Bunlar aslında günah değil, fakat Allah'ın emrine uygun olmayan ve peygamberlerin yüce makamına yakışmayan küçük tercihlerdir. Hz. İbrahim, bu sözleriyle bile olsa, Allah'ın affına olan ihtiyacını ve O'nun rahmetinden asla ümit kesmediğini göstermektedir.

Sevgili kardeşlerim, bu ayet bize çok önemli bir ders verir: İnsan ne kadar büyük bir makama ulaşırsa ulaşsın, ne kadar çok ibadet ederse etsin, asla Allah'ın rahmetinden ve affından ümidini kesmemelidir. Hz. İbrahim gibi bir peygamber bile "umarım" diyerek Allah'ın affına muhtaç olduğunu itiraf ediyorsa, bizim için bu ümit ve bu yakarış çok daha önemlidir. Rabbimiz, günahlarımız ne kadar çok olursa olsun, tövbe edip kendisine yöneldiğimizde bizi bağışlayacağını vaat etmiştir. Önemli olan, kalbimizde bu ümidi canlı tutmak, Allah'ın rahmetinden asla ümit kesmemek ve O'na gönülden yönelmektir. Unutmayalım ki, kıyamet gününde bizi kurtaracak olan tek şey, Allah'ın rahmeti ve mağfiretidir. O halde biz de Hz. İbrahim gibi diyelim: "Ya Rabbi! Hesap gününde bizim de günahlarımızı bağışlayacağını umuyoruz; bizi affet, bize merhamet et, şüphesiz Sen bağışlayanların en hayırlısısın."

🎧 Dinle

📜 Ayet 80-84 — Şuarâ

80وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ
İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.
81وَالَّذِي يُمِيتُنِي ثُمَّ يُحْيِينِ
İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.
82وَالَّذِي أَطْمَعُ أَن يَغْفِرَ لِي خَطِيئَتِي يَوْمَ الدِّينِ
İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.
83رَبِّ هَبْ لِي حُكْمًا وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ
İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.
84وَاجْعَل لِّي لِسَانَ صِدْقٍ فِي الْآخِرِينَ
Sonrakilerin beni güzel şekilde anmalarını sağla. Beni nimet cennetine varis olanlardan kıl. Babamı da bağışla, o şüphesiz sapıklardandır. İnsanların diriltileceği gün, Allah'a temiz bir kalble gelenden başka kimseye malın ve oğulların fayda vermeyeceği gün, beni rezil etme" demişti.
ŞuarâKuran Fihrist
227Ayet
MekkiRevelation
82Ayet

Meal — Şuarâ 82

Sure Şuarâ Ayet 82 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu…

Sure Ayet 82/227 — Şuarâ الشعراء (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Şuarâ Dinle, Şuarâ Meal, Şuarâ mp3, Şuarâ pdf. Ayet 80–84. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler