Âl-i İmrân · 98/200
Meal Okunuş — Âl-i İmrân
قُلْ يَا أَهْلَ الْكِتَابِ لِمَ تَكْفُرُونَ بِآيَاتِ اللَّهِ وَاللَّهُ شَهِيدٌ عَلَىٰ مَا تَعْمَلُونَ ۝٩٨
Qul yaaa Ahlal Kitaabi lima takfuroona bi Aayaatillaahi wallaahu shaheedun `alaa maa ta`maloon
📖 Türkçe Anlam
De ki: "Ey Kitap ehli! Allah yaptıklarınızı görüp dururken, niçin Allah'ın ayetlerini inkar ediyorsunuz?"
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Ehl-i Kitap: Kendilerine kitap verilenler, yani Yahudiler ve Hristiyanlar.
  • Tekfürun: İnkâr ediyorsunuz, örtbas ediyorsunuz, nankörlük ediyorsunuz.
  • Âyâtullah: Allah'ın âyetleri, delilleri, mucizeleri ve hükümleri.
  • Şehîd: Şahit olan, her şeyi gören ve bilen, amelleri kaydeden.

Tefsir:

Ey Resûlüm! Sen, kendilerine ilahî kitap verilen Yahudi ve Hristiyan topluluklarına şöyle de: "Ey kitap ehli! Allah'ın apaçık âyetlerini, O'nun peygamberini doğrulayan delilleri ve kendi kitaplarınızda bulunan açık müjdeleri niçin inkâr ediyorsunuz? Oysa siz, bu gerçekleri biliyorsunuz ve içinizden birçoğunuz bunların hak olduğuna şahitlik ediyorsunuz. Peki, bu bilgiye rağmen niçin yüz çeviriyor, niçin küfürde direniyorsunuz?"

Allah Teâlâ, sizin bütün yaptıklarınızı görmekte, her hâlinize şahit olmakta ve bütün amellerinizi tek tek kaydetmektedir. O, ne yaptığınızı, neyi gizlediğinizi, neyi açığa vurduğunuzu en iyi bilendir. Hiçbir şey O'ndan gizli kalmaz. Sizler, O'nun şahitliği altında inkâr ediyor, O'nun gözetiminde gerçeği örtbas ediyorsunuz. Bu durum, sizin için büyük bir tehdit ve uyarıdır. Çünkü O, yaptıklarınızın karşılığını size mutlaka verecektir.

Ey kitap ehli! Bu kadar açık deliller varken, kendi kitaplarınızda geleceği bildirilen son peygamberi inkâr etmek, akıl ve vicdanla bağdaşır mı? Siz, Tevrat ve İncil'deki müjdeleri biliyorken, bu gerçeği gizlemek ve inkâr etmek, ancak dünya menfaatine ve inatçılığa bağlanmakla açıklanabilir. Oysa Allah'ın âyetleri, kalpleri aydınlatan birer nurdur; onları inkâr edenler, ancak kendilerine zulmetmiş olurlar.

Bu hitap, yalnızca o dönemin kitap ehline değil, kıyamete kadar gelecek tüm insanlığa bir uyarıdır: Allah'ın âyetleri karşısında büyüklük taslamayın, gerçeği bildiğiniz hâlde onu gizlemeyin. Çünkü Allah, sizin her hâlinize şahittir ve O'nun huzurunda bütün amellerinizle yüzleşeceksiniz. O gün, hiçbir mazeret geçerli olmayacak, yalnızca yaptıklarınızın karşılığı size eksiksiz verilecektir.

Ey insanlar! Bu âyet, size ne büyük bir müjdeyi hatırlatıyor: Allah, peygamberler göndermiş, kitaplar indirmiş ve size doğru yolu göstermiştir. Bu, O'nun size olan sonsuz rahmetinin bir tecellisidir. Öyleyse bu rahmete karşı nankörlük etmeyin; iman edin, salih ameller işleyin ve Allah'ın rızasını kazanmaya çalışın. Unutmayın ki Allah, şahit olarak yaptıklarınızı görmekte ve sizi en güzel şekilde mükâfatlandırmayı dilemektedir.

🎧 Dinle

📜 Ayet 96-100 — Âl-i İmrân

96إِنَّ أَوَّلَ بَيْتٍ وُضِعَ لِلنَّاسِ لَلَّذِي بِبَكَّةَ مُبَارَكًا وَهُدًى لِّلْعَالَمِينَ
Doğrusu insanlar için ilk kurulan ev, Mekke'de, dünyalar için mübarek ve doğru yol gösteren Kabe'dir.
97فِيهِ آيَاتٌ بَيِّنَاتٌ مَّقَامُ إِبْرَاهِيمَ ۖ وَمَن دَخَلَهُ كَانَ آمِنًا ۗ وَلِلَّهِ عَلَى النَّاسِ حِجُّ الْبَيْتِ مَنِ اسْتَطَاعَ إِلَيْهِ سَبِيلًا ۚ وَمَن كَفَرَ فَإِنَّ اللَّهَ غَنِيٌّ عَنِ الْعَالَمِينَ
Orada apaçık deliller vardır, İbrahim'in makamı vardır; kim oraya girerse, güvenlik içinde olur; oraya yol bulabilen insana Allah için Kabe'yi haccetmesi gereklidir. Kim inkar ederse, bilsin ki; doğrusu Allah alemlerden müstağnidir.
98قُلْ يَا أَهْلَ الْكِتَابِ لِمَ تَكْفُرُونَ بِآيَاتِ اللَّهِ وَاللَّهُ شَهِيدٌ عَلَىٰ مَا تَعْمَلُونَ
De ki: "Ey Kitap ehli! Allah yaptıklarınızı görüp dururken, niçin Allah'ın ayetlerini inkar ediyorsunuz?"
99قُلْ يَا أَهْلَ الْكِتَابِ لِمَ تَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ اللَّهِ مَنْ آمَنَ تَبْغُونَهَا عِوَجًا وَأَنتُمْ شُهَدَاءُ ۗ وَمَا اللَّهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ
De ki: "Ey Kitap ehli! Siz doğru olduğuna şahidken, niçin inananları Allah'ın yolunu eğri göstermeğe yeltenerek ondan çeviriyorsunuz? Allah işlediklerinizden gafil değildir".
100يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِن تُطِيعُوا فَرِيقًا مِّنَ الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ يَرُدُّوكُم بَعْدَ إِيمَانِكُمْ كَافِرِينَ
Ey İnananlar! Kitap verilenlerin bir takımına uyarsanız, inanmanızdan sonra sizi kafir olmağa çevirirler.
Âl-i İmrânKuran Fihrist
200Ayet
MedeniRevelation
98Ayet

Meal — Âl-i İmrân 98

Sure Âl-i İmrân Ayet 98 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : De ki: "Ey Kitap ehli! Allah yaptıklarınızı görüp dururken, niçin…

Sure Ayet 98/200 — Âl-i İmrân آل عمران (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Âl-i İmrân Dinle, Âl-i İmrân Meal, Âl-i İmrân mp3, Âl-i İmrân pdf. Ayet 96–100. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler