Sebâ · 4/54
Meal Okunuş — Sebâ
لِّيَجْزِيَ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ ۚ أُولَٰئِكَ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ ۝٤
Liyajziyal lazeena aamanoo wa `amilus saalihaat; ulaaa`ika lahum maghfiratunw wa rizqun kareem
📖 Türkçe Anlam
Allah'ın, inanıp yararlı iş işleyenlere ki onlar için mağfiret ve cömertçe verilmiş rızık vardır ve ayetlerimizi hükümsüz bırakmak için yarışanlara ki onlara iğrenç ve can yakıcı azap vardır işlerinin karşılıklarını vermesi için kıyamet saati gelecektir.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Li-yecziye: Karşılık vermek, mükâfatlandırmak için.
  • Âmenû: İman edenler, Allah’a ve Resûlü’ne kalpten inananlar.
  • Sâlihât: Salih ameller, Allah’ın rızasına uygun güzel işler.
  • Mağfiret: Günahların bağışlanması, örtülmesi.
  • Rızkun kerîm: İkramı bol, değerli ve sonsuz rızık; cennet nimetleri.

Tefsir:

Bu mübarek âyet, Allah Teâlâ’nın kudretini ve ilminin sonsuzluğunu haber veren önceki âyetlerin bir sonucu olarak gelmiştir. Yüce Allah, göklerde ve yerde zerre ağırlığınca hiçbir şeyin kendisinden gizli olmadığını, her şeyin apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz) kayıtlı bulunduğunu bildirmiştir. İşte bu ilim ve kayıt, boşuna değildir; O, kullarını iman ve amellerine göre karşılık vermek için her şeyi bilmekte ve kaydetmektedir.

Âyet, bu bağlamda şöyle buyurur: “Allah, iman edenleri ve salih ameller işleyenleri mükâfatlandırmak için böyle yapmıştır.” Yani kıyametin kopması, hesabın görülmesi ve herkesin ameline göre karşılık alması, Allah’ın adaletinin ve hikmetinin bir gereğidir. İman edenler, yalnızca dilleriyle “inandık” demekle yetinmeyip, imanlarını güzel amellerle, ibadetlerle, iyilikle ve takvayla süsleyenlerdir. Onlar, Allah’ın vaadine güvenen ve bu dünyada O’nun rızasını kazanmak için çalışan kimselerdir.

Bunun üzerine Allah Teâlâ, bu mümin kullarına iki büyük müjdeyi verir:

Birincisi: Mağfiret (bağışlanma). Onların günahları, Allah’ın rahmetiyle örtülür ve affedilir. Hiçbir günah, Allah’ın affından büyük değildir. Kul, tövbe edip iman ve salih amel üzere yaşarsa, Rabbimiz onu bağışlayacağını vaat etmiştir.

İkincisi: Kerîm rızık. Bu, sadece dünyadaki geçici nimetler değildir; asıl kerîm rızık, cennetteki sonsuz nimetlerdir. Orada müminlere ikram edilen yiyecekler, içecekler, köşkler ve her türlü güzellik, Allah’ın lütfunun bir tecellisidir. Bu rızık, asla tükenmeyen, sıkıntı ve yorgunluk getirmeyen, tamamen ikram ve ihsan üzerine kurulu bir rızıktır.

Sevgili kardeşlerim! Bu âyet bize, Allah’ın her şeyi gördüğünü, bildiğini ve kaydettiğini; hiçbir iyiliğin karşılıksız kalmayacağını müjdeliyor. Öyleyse bizler de imanımızı güçlendirelim, amellerimizi salih hale getirelim. Namazımıza, orucumuza, zekâtımıza, ahlâkımıza ve insanlara olan muamelemize dikkat edelim. Unutmayalım ki Rabbimiz, bizim için hem mağfiret hem de kerîm bir rızık hazırlamıştır. Yeter ki biz, O’na samimiyetle iman edelim ve güzel işlerle bu müjdeye talip olalım. Bu, Allah’ın rahmetinin genişliğini gösteren ne büyük bir müjdedir! O halde haydi, hep birlikte bu müjdeye koşalım ve Rabbimizin rızasını kazanmak için gayret edelim.

🎧 Dinle

📜 Ayet 2-6 — Sebâ

2يَعْلَمُ مَا يَلِجُ فِي الْأَرْضِ وَمَا يَخْرُجُ مِنْهَا وَمَا يَنزِلُ مِنَ السَّمَاءِ وَمَا يَعْرُجُ فِيهَا ۚ وَهُوَ الرَّحِيمُ الْغَفُورُ
Yere gireni ve oradan çıkanı, gökten ineni ve oraya yükseleni bilir. O, merhametlidir, mağfiret sahibidir.
3وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا لَا تَأْتِينَا السَّاعَةُ ۖ قُلْ بَلَىٰ وَرَبِّي لَتَأْتِيَنَّكُمْ عَالِمِ الْغَيْبِ ۖ لَا يَعْزُبُ عَنْهُ مِثْقَالُ ذَرَّةٍ فِي السَّمَاوَاتِ وَلَا فِي الْأَرْضِ وَلَا أَصْغَرُ مِن ذَٰلِكَ وَلَا أَكْبَرُ إِلَّا فِي كِتَابٍ مُّبِينٍ
İnkar edenler: "Kıyamet bize gelmeyecektir" dediler. De ki: "Hayır, öyle değil; görülmeyeni bilen Rabbim'e and olsun ki, o saat size muhakkak gelecektir. Göklerde ve yerde zerre kadar olanlar bile O'nun ilminin dışında değildir. Bundan daha küçüğü ve daha büyüğü de şüphesiz apaçık Kitap'tadır."
4لِّيَجْزِيَ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ ۚ أُولَٰئِكَ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ
Allah'ın, inanıp yararlı iş işleyenlere ki onlar için mağfiret ve cömertçe verilmiş rızık vardır ve ayetlerimizi hükümsüz bırakmak için yarışanlara ki onlara iğrenç ve can yakıcı azap vardır işlerinin karşılıklarını vermesi için kıyamet saati gelecektir.
5وَالَّذِينَ سَعَوْا فِي آيَاتِنَا مُعَاجِزِينَ أُولَٰئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مِّن رِّجْزٍ أَلِيمٌ
Allah'ın, inanıp yararlı iş işleyenlere ki onlar için mağfiret ve cömertçe verilmiş rızık vardır ve ayetlerimizi hükümsüz bırakmak için yarışanlara ki onlara iğrenç ve can yakıcı azap vardır işlerinin karşılıklarını vermesi için kıyamet saati gelecektir.
6وَيَرَى الَّذِينَ أُوتُوا الْعِلْمَ الَّذِي أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ هُوَ الْحَقَّ وَيَهْدِي إِلَىٰ صِرَاطِ الْعَزِيزِ الْحَمِيدِ
Kendilerine ilim verilenler, sana Rabbinden indirilenin hak olduğunu, güçlü ve hamde layık olanın yolunu gösterdiğini bilirler.
SebâKuran Fihrist
54Ayet
MekkiRevelation
4Ayet

Meal — Sebâ 4

Sure Sebâ Ayet 4 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Allah'ın, inanıp yararlı iş işleyenlere ki onlar için mağfiret ve…

Sure Ayet 4/54 — Sebâ سبأ (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Sebâ Dinle, Sebâ Meal, Sebâ mp3, Sebâ pdf. Ayet 2–6. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler