Fâtır · 32/45
Meal Okunuş — Fâtır
ثُمَّ أَوْرَثْنَا الْكِتَابَ الَّذِينَ اصْطَفَيْنَا مِنْ عِبَادِنَا ۖ فَمِنْهُمْ ظَالِمٌ لِّنَفْسِهِ وَمِنْهُم مُّقْتَصِدٌ وَمِنْهُمْ سَابِقٌ بِالْخَيْرَاتِ بِإِذْنِ اللَّهِ ۚ ذَٰلِكَ هُوَ الْفَضْلُ الْكَبِيرُ ۝٣٢
Summa awrasnal Kitaaballazeenas tafainaa min `ibaadinaa faminhum zaalimul linafsihee wa minhum muqtasid, wa minhum saabiqum bilkhairaati bi iznil laah; zaalika huwal fadlul kabeer
📖 Türkçe Anlam
Sonra bu Kitap'ı kullarımızdan seçtiğimiz kimselere miras bırakmışızdır. Onlardan kimi kendine yazık eder, kimi orta davranır, kimi de, Allah'ın izniyle, iyiliklere koşar. İşte büyük lütuf budur.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Evrasnâ: Miras verdik, verdik, bahşettik.
  • Istafeynâ: Seçtik, seçkin kıldık.
  • Zâlimun li-nefsihî: Kendine zulmeden, günahlarla kendine zarar veren.
  • Muktesid: Orta yolu tutan, dengeli olan, farzları yapıp haramlardan kaçınan.
  • Sâbikun bil-hayrât: Hayırlarda öne geçen, yarışırcasına iyilikler yapan.
  • Bi-iznillâh: Allah'ın izniyle, O'nun yardımı ve başarı vermesiyle.
  • Fadlul-kebîr: Büyük lütuf, büyük ihsan.

Tefsir:

Yüce Allah, bu âyet-i kerîmede ümmet-i Muhammed'e (sallallahu aleyhi ve sellem) verdiği büyük nimeti ve şerefi haber vermektedir. Önceki ümmetlerin helâkinden sonra Allah Teâlâ, Kur'ân-ı Kerîm'i, kulları arasından seçip şereflendirdiği bu ümmete miras olarak vermiştir. Bu, onlar için eşsiz bir lütuf ve büyük bir ikramdır.

Bu ümmet, Kur'ân'a karşı tutumları bakımından üç sınıfa ayrılmıştır:

Birincisi: Nefsine zulmeden. Bu kimse, Allah'ın emirlerini terk edip yasaklarını işleyerek kendi aleyhine çalışan, günahlarla kendini hüsrana sürükleyen kimsedir. O, bu haliyle Allah'ın rahmetinden ümit kesmemeli, tövbe kapısının her zaman açık olduğunu bilmelidir.

İkincisi: Muktesid, yani orta yolu tutan. Bu kimse, farzları yerine getirir, haramlardan sakınır; ancak bazı müstehapları (nafileleri) terk edebilir veya bazı mekruhları işleyebilir. O, dengeli bir hayat sürer, Allah'ın emirlerini ana hatlarıyla korur.

Üçüncüsü: Hayırlarda öne geçen. Bu kimse, Allah'ın izni ve tevfikiyle farzları eksiksiz yerine getirdiği gibi, nafile ibadetlere de büyük bir gayret gösterir. Haramlardan ve mekruhlardan titizlikle kaçınır. O, hayır işlerinde yarışır, iyilikte öncü olur ve bu sayede en yüksek derecelere ulaşır.

Bu üç sınıfın hepsi de Allah'ın seçtiği bu ümmetin içindedir ve hepsi de Allah'ın rahmetine umut bağlayabilir. Ancak en üstün mertebe, hayırlarda yarışan ve öne geçenlerindir.

İşte bu seçkin ümmete Kur'ân'ın verilmesi ve onların bu şerefe nail olması, hiçbir dünyevi nimete denk tutulamayacak olan büyük lütuftur. Bu lütfun kıymetini bilmeli, şükrünü eda etmeli ve Kur'ân'a sımsıkı sarılmalıyız. Unutmayalım ki bu ümmete verilen bu büyük şeref, aynı zamanda büyük bir sorumluluğu da beraberinde getirmektedir. Rabbimiz hepimizi, Kur'ân'ı okuyan, anlayan, yaşayan ve hayırlarda öne geçen kullarından eylesin. Âmin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 30-34 — Fâtır

30لِيُوَفِّيَهُمْ أُجُورَهُمْ وَيَزِيدَهُم مِّن فَضْلِهِ ۚ إِنَّهُ غَفُورٌ شَكُورٌ
Çünkü Allah bu kimselerin ecirlerini tam verir ve lütfu ile arttırır. Doğrusu O, bağışlayandır, şükrün karşılığını bol bol verendir.
31وَالَّذِي أَوْحَيْنَا إِلَيْكَ مِنَ الْكِتَابِ هُوَ الْحَقُّ مُصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيْهِ ۗ إِنَّ اللَّهَ بِعِبَادِهِ لَخَبِيرٌ بَصِيرٌ
Bu, sana vahyettiğimiz, öncekileri doğrulayan gerçek Kitap'dır. Allah şüphesiz kullarından haberdardır, görendir.
32ثُمَّ أَوْرَثْنَا الْكِتَابَ الَّذِينَ اصْطَفَيْنَا مِنْ عِبَادِنَا ۖ فَمِنْهُمْ ظَالِمٌ لِّنَفْسِهِ وَمِنْهُم مُّقْتَصِدٌ وَمِنْهُمْ سَابِقٌ بِالْخَيْرَاتِ بِإِذْنِ اللَّهِ ۚ ذَٰلِكَ هُوَ الْفَضْلُ الْكَبِيرُ
Sonra bu Kitap'ı kullarımızdan seçtiğimiz kimselere miras bırakmışızdır. Onlardan kimi kendine yazık eder, kimi orta davranır, kimi de, Allah'ın izniyle, iyiliklere koşar. İşte büyük lütuf budur.
33جَنَّاتُ عَدْنٍ يَدْخُلُونَهَا يُحَلَّوْنَ فِيهَا مِنْ أَسَاوِرَ مِن ذَهَبٍ وَلُؤْلُؤًا ۖ وَلِبَاسُهُمْ فِيهَا حَرِيرٌ
Bunlar, Adn cennetlerine girerler. Orada altın bilezikler ve incilerle süslenirler, oradaki elbiseleri de ipektir.
34وَقَالُوا الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي أَذْهَبَ عَنَّا الْحَزَنَ ۖ إِنَّ رَبَّنَا لَغَفُورٌ شَكُورٌ
Derler ki: "Bizden üzüntüyü gideren Allah'a hamdolsun. Doğrusu Rabbimiz bağışlayandır, şükrün karşılığını verendir."
FâtırKuran Fihrist
45Ayet
MekkiRevelation
32Ayet

Meal — Fâtır 32

Sure Fâtır Ayet 32 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Sonra bu Kitap'ı kullarımızdan seçtiğimiz kimselere miras bırakmışızdır. Onlardan kimi…

Sure Ayet 32/45 — Fâtır فاطر (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Fâtır Dinle, Fâtır Meal, Fâtır mp3, Fâtır pdf. Ayet 30–34. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler