Nisâ · 129/176
Meal Okunuş — Nisâ
وَلَن تَسْتَطِيعُوا أَن تَعْدِلُوا بَيْنَ النِّسَاءِ وَلَوْ حَرَصْتُمْ ۖ فَلَا تَمِيلُوا كُلَّ الْمَيْلِ فَتَذَرُوهَا كَالْمُعَلَّقَةِ ۚ وَإِن تُصْلِحُوا وَتَتَّقُوا فَإِنَّ اللَّهَ كَانَ غَفُورًا رَّحِيمًا ۝١٢٩
Wa lan tastatee`ooo an ta`diloo bainan nisaaa`i wa law harastum falaa tameeloo kullal maili fatazaroohaa kalmu`al laqah; wa in tuslihoo wa tattaqoo fa innal laaha kaana Ghafoorar Raheema
📖 Türkçe Anlam
Adil hareket etmeye ne kadar uğraşsanız, kadınlar arasında eşitlik yapamayacaksınız, bari bir tarafa kalben tamamen meyletmeyin ki diğerini askıdaymış gibi bırakmış olmayasınız. İşleri düzeltir ve haksızlıktan sakınırsanız bilin ki Allah şüphesiz bağışlar ve merhamet eder.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Tıstâ'ûn: Güç yetirmek, yapabilmek.
  • Ta'dil: Adaletle davranmak, eşit tutmak.
  • Harastüm: Çok istemek, aşırı arzu etmek.
  • Meyl: Kalbin bir tarafa eğilmesi, meyletme.
  • Tezerûhâ: Onu (kadını) terk edersiniz, bırakırsınız.
  • Mu'allaka: Askıda kalmış, ne evli ne boşanmış durumda olan kadın.
  • Tuslihû: Islah etmek, düzeltmek, iyi hale getirmek.
  • Tettekû: Allah'tan korkmak, sakınmak, takvalı olmak.

Tefsir:

Ey mümin erkekler! Bilin ki, birden fazla kadınla evli olanlarınız için, eşleriniz arasında kalbinizdeki sevgi ve meyil bakımından tam bir adalet sağlamanız asla mümkün olmayacaktır. Ne kadar uğraşsanız, ne kadar gayret gösterseniz, kalbinizin birine daha çok meyletmesini engelleyemezsiniz. Çünkü kalp, sizin tam kontrolünüzde olmayan bir duygu merkezidir. Bu, insanın yaratılışından gelen bir durumdur ve Allah Teâlâ bunu bilir.

İşte bu yüzden Allah size, gücünüzün yetmediği bu kalbî adaleti değil, elinden geleni yapmanızı emreder. Sakın kalbinizdeki bu doğal meyli bahane ederek, sevmediğiniz eşinize karşı tamamen yüz çevirmeyin, büsbütün ilgisiz kalmayın. Onu ne tam anlamıyla evli bir kadın gibi haklarından faydalandırın, ne de boşayıp serbest bırakın. Onu "askıda kalmış" bir duruma düşürmeyin. Bu, o kadının ne kocası var deyip haklarını alabildiği, ne de boşanmış olup başka bir hayat kurabildiği, zavallı ve mağdur bir durumda kalması demektir. Bu, hem ona zulüm, hem de Allah katında büyük bir vebaldir.

Ey iman edenler! Eğer içinizde geçmişte bu konuda bir kusur, bir eğrilik olduysa, hemen kendinizi düzeltin, adalete dönün. Eşlerinizin haklarını gözetin, onlara iyi davranın. Allah'tan korkun, O'nun emirlerine karşı gelmekten sakının. Bilin ki Allah Teâlâ, kullarına karşı çok bağışlayıcı ve çok merhametlidir. Samimi bir şekilde tövbe edip hatalarınızdan döndüğünüz takdirde, O sizi affeder ve rahmetiyle kuşatır.

Bu ayet, İslam'ın kadına verdiği değeri ve adalet anlayışının ne kadar ince ve derin olduğunu gösterir. Allah, gücümüzün yetmediği şeyleri değil, gücümüzün yettiği şeyleri sorumluluk olarak yükler. Önemli olan, kalbimizdeki duygulardan ziyade, davranışlarımızda ve muamelelerimizde adil olmaktır. Bu da bize gösteriyor ki, İslam dini, kadın-erkek herkesin hakkını koruyan, merhamet ve adalet üzerine kurulu yüce bir dindir. Bu emirlere uyanlar, hem dünyada huzurlu bir aile hayatı sürer, hem de ahirette Allah'ın affına ve rahmetine nail olurlar.

🎧 Dinle

📜 Ayet 127-131 — Nisâ

127وَيَسْتَفْتُونَكَ فِي النِّسَاءِ ۖ قُلِ اللَّهُ يُفْتِيكُمْ فِيهِنَّ وَمَا يُتْلَىٰ عَلَيْكُمْ فِي الْكِتَابِ فِي يَتَامَى النِّسَاءِ اللَّاتِي لَا تُؤْتُونَهُنَّ مَا كُتِبَ لَهُنَّ وَتَرْغَبُونَ أَن تَنكِحُوهُنَّ وَالْمُسْتَضْعَفِينَ مِنَ الْوِلْدَانِ وَأَن تَقُومُوا لِلْيَتَامَىٰ بِالْقِسْطِ ۚ وَمَا تَفْعَلُوا مِنْ خَيْرٍ فَإِنَّ اللَّهَ كَانَ بِهِ عَلِيمًا
Kadınlar hakkında senden fetva isterler, de ki: "Onlar hakkında fetvayı size Allah veriyor: "Bu fetva, kendilerine yazılan şeyi vermeyip kendileriyle evlenmeyi arzuladığınız yetim kadınlara ve bir de zavallı çocuklara ve yetimlere doğrulukla bakmanız hususunda Kitap'da size okunandır". Ne iyilik yaparsaniz Allah onu şüphesiz bilir.
128وَإِنِ امْرَأَةٌ خَافَتْ مِن بَعْلِهَا نُشُوزًا أَوْ إِعْرَاضًا فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَا أَن يُصْلِحَا بَيْنَهُمَا صُلْحًا ۚ وَالصُّلْحُ خَيْرٌ ۗ وَأُحْضِرَتِ الْأَنفُسُ الشُّحَّ ۚ وَإِن تُحْسِنُوا وَتَتَّقُوا فَإِنَّ اللَّهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرًا
Eğer kadın, kocasının serkeşliğinden veya aldırışsızlığından endişe ederse, aralarında anlaşmaya çalışmalarında kendilerine bir engel yoktur. Anlaşmak daha hayırlıdır. Nefisler kıskançlığa meyyaldir. Eğer iyi davranır ve haksızlıktan sakınırsaniz bilin ki, Allah işlediklerinizden şüphesiz haberdardır.
129وَلَن تَسْتَطِيعُوا أَن تَعْدِلُوا بَيْنَ النِّسَاءِ وَلَوْ حَرَصْتُمْ ۖ فَلَا تَمِيلُوا كُلَّ الْمَيْلِ فَتَذَرُوهَا كَالْمُعَلَّقَةِ ۚ وَإِن تُصْلِحُوا وَتَتَّقُوا فَإِنَّ اللَّهَ كَانَ غَفُورًا رَّحِيمًا
Adil hareket etmeye ne kadar uğraşsanız, kadınlar arasında eşitlik yapamayacaksınız, bari bir tarafa kalben tamamen meyletmeyin ki diğerini askıdaymış gibi bırakmış olmayasınız. İşleri düzeltir ve haksızlıktan sakınırsanız bilin ki Allah şüphesiz bağışlar ve merhamet eder.
130وَإِن يَتَفَرَّقَا يُغْنِ اللَّهُ كُلًّا مِّن سَعَتِهِ ۚ وَكَانَ اللَّهُ وَاسِعًا حَكِيمًا
Ayrılırlarsa, Allah her birini nimetinin genişliğiyle yoksulluktan kurtarır, Allah her şeyi kaplayandır. Hakim'dir.
131وَلِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ ۗ وَلَقَدْ وَصَّيْنَا الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ مِن قَبْلِكُمْ وَإِيَّاكُمْ أَنِ اتَّقُوا اللَّهَ ۚ وَإِن تَكْفُرُوا فَإِنَّ لِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ ۚ وَكَانَ اللَّهُ غَنِيًّا حَمِيدًا
Göklerde olanlar da, yerde olanlar da Allah'ındır. And olsun ki, sizden önce Kitap verilenlere ve size, Allah'tan sakınmanızı tavsiye ettik. İnkar ederseniz bilin ki, göklerde olanlar da yerde olanlar da Allah'ındır.
NisâKuran Fihrist
176Ayet
MedeniRevelation
129Ayet

Meal — Nisâ 129

Sure Nisâ Ayet 129 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Adil hareket etmeye ne kadar uğraşsanız, kadınlar arasında eşitlik yapamayacaksınız,…

Sure Ayet 129/176 — Nisâ النساء (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nisâ Dinle, Nisâ Meal, Nisâ mp3, Nisâ pdf. Ayet 127–131. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler