Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- İftira etti: Uydurdu, yalan yere kendisine isnat etti.
- Temlik edemezsiniz: Gücünüz yetmez, engel olamazsınız.
- Tufîdûne: Daldığınız, içine girdiğiniz (sözler, iddialar).
- Kefâ: Yeter.
Tefsir:
Bu âyet, müşriklerin Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hakkında ileri sürdükleri asılsız bir iddiayı cevaplamaktadır. Onlar, "Bu Kur'an'ı Muhammed kendisi uydurdu" diyorlardı. Allah Teâlâ, Peygamberine şöyle buyuruyor: De ki: "Eğer ben onu Allah'a iftira ederek uydurmuş olsaydım, siz beni Allah'ın azabından kurtaracak hiçbir güce sahip olamazdınız. Allah beni cezalandırmak isterse, hiçbiriniz bana yardım edemezsiniz. Ben, kendimi bile bile azaba atacak kadar akılsız değilim."
Sonra Allah, Peygamberine hitaben: "O, sizin bu Kur'an hakkında içine daldığınız batıl sözleri, onu yalanlama ve ona dil uzatma çabalarınızı en iyi bilendir" buyurmaktadır. Allah, hem Peygamberinin doğruluğuna hem de onları yalanlayanların iftiralarına şahittir. O, kullarının gizli-açık bütün hallerini bilir.
Âyetin sonunda ise Allah'ın iki güzel ismi zikredilir: el-Gafûr (çok bağışlayan) ve er-Rahîm (çok merhametli). Bu, tehdit ve uyarının ardından bir rahmet kapısının aralanmasıdır. Allah, kullarını azaba çağırmaz; bilakis onları tövbeye ve O'na yönelmeye davet eder. Kim iftirasından, yalanından ve inkârından vazgeçip tövbe ederse, Allah onu bağışlar ve merhametiyle kuşatır.
Bu âyet, Peygamberimizin (s.a.v.) davasındaki samimiyetinin en açık delillerinden biridir. O, eğer bu Kur'an'ı kendisi uydurmuş olsaydı, böyle bir tehlikeyi göze alır mıydı? Üstelik o, bunu yaparken dünyevi hiçbir menfaat de gözetmiyordu; aksine kavminin düşmanlığını ve işkencelerini göze alıyordu. Bu, onun doğruluğunun ve davasının hak olduğunun apaçık bir göstergesidir.
Sevgili kardeşim! Bu âyetten alacağımız büyük dersler vardır: Doğruluk, Allah katında en değerli meziyettir. Peygamberimiz, hayatı boyunca "el-Emîn" (güvenilir) olarak anılmıştır. Onun getirdiği Kur'an, insanlığa rehberlik eden bir nurdur. Bizler de bu Kur'an'a sarıldığımızda, onun doğruluğuna iman ettiğimizde, Allah'ın rahmetine ve mağfiretine nail oluruz. Allah'ın kapısı her zaman açıktır; tövbe edenleri bağışlar, merhamet eder. Önemli olan, O'na samimiyetle yönelmek ve O'nun kitabına sımsıkı sarılmaktır.
📜 Ayet 6-10 — Ahkâf
Meal — Ahkâf 8
Sure Ayet 8/35 — Ahkâf الأحقاف (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Ahkâf Dinle, Ahkâf Meal, Ahkâf mp3, Ahkâf pdf. Ayet 6–10. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










