Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Tüs'üküm (تَسُؤْكُمْ): Size sıkıntı verir, üzerinize ağır gelir, hoşunuza gitmez.
- Tübdâ (تُبْدَ): Açıklanır, ortaya çıkar, bildirilir.
- Afâ (عَفَا): Bağışladı, affetti, yükümlü tutmadı.
- Halîm (حَلِيم): Acele cezalandırmayan, yumuşak davranan, kullarına karşı sabırlı ve merhametli olan.
Tefsir:
Ey iman edenler! Allah'ın ve Resulü'nün emirlerine gönülden bağlanan, O'nun dinini hayatına geçiren müminler! Sakın öyle şeyler hakkında soru sormayın ki, onlar size açıklanacak olursa, bu açıklama sizi üzer, zor duruma sokar. Çünkü bazı sorular, henüz hükmü bildirilmemiş, sizden istenmemiş meselelerle ilgilidir. Eğer bu meseleler size yükümlülük olarak bildirilirse, onları yerine getirmekte zorlanır, sıkıntıya düşersiniz.
Ey müminler! Kur'an'ın indiği dönemde, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hayattayken bu tür gereksiz ve zorlayıcı sorular sorarsanız, işte o zaman o sorularınızın cevabı size açıklanır ve bu açıklama sizin için bir yükümlülük hâline gelebilir. Oysa Allah, hakkında hüküm bildirmediği, sizi sorumlu tutmadığı nice konuları lütfuyla bağışlamış, size kolaylık dilesiyle o meseleleri sizden affetmiştir. Siz de bu affa karşılık, gereksiz sorularla kendinize zorluk çıkarmayın.
Allah, kullarına karşı çok bağışlayıcıdır; tövbe edip O'na yönelenleri affeder. O, halîmdir; kullarının yanlış davranışlarına karşı aceleci davranmaz, onlara mühlet verir, merhametiyle muamele eder. Bu sebeple O'nun affına ve merhametine sığının, O'nun koyduğu sınırlara uyun, size bildirilenlerle yetinin ve bilmedikleriniz konusunda da O'nun rahmetine güvenin.
Sevgili müminler! Bu ayet bize ne güzel bir terbiye dersi veriyor: Dinimiz, bizden gereksiz ayrıntılara dalmamızı değil, Allah'ın bildirdiklerine teslim olmamızı ister. Soru sormak elbette güzeldir; ancak sorularımız, bize fayda getiren, imanımızı güçlendiren, ibadetlerimizi doğru öğreten sorular olmalıdır. Yoksa kendimize ve kardeşlerimize zorluk çıkaracak, dinimizi yaşanmaz hâle getirecek sorulardan kaçınmalıyız. Allah'ın bize olan sevgisi ve merhameti, bize bildirmediği konularda bizi sorumlu tutmamasıdır. Bu büyük bir nimettir; bu nimetin kıymetini bilelim ve Allah'a şükredelim. O'nun affı geniş, rahmeti sonsuzdur. Bizler de O'nun sevgili kulları olarak bu affa ve rahmete sığınarak yaşayalım.
📜 Ayet 99-103 — Mâide
Meal — Mâide 101
Sure Mâide Ayet 101 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Ey İnananlar! Size açıklanınca hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın. Kuran indirilirken…Sure Ayet 101/120 — Mâide المائدة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Mâide Dinle, Mâide Meal, Mâide mp3, Mâide pdf. Ayet 99–103. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










