Tûr · 18/49
Meal Okunuş — Tûr
فَاكِهِينَ بِمَا آتَاهُمْ رَبُّهُمْ وَوَقَاهُمْ رَبُّهُمْ عَذَابَ الْجَحِيمِ ۝١٨
Faakiheena bimaaa aataahum rabbuhum wa waqaahum rabbuhum `azaabal jaheem
📖 Türkçe Anlam
Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, şüphesiz, cennetlerde ve Rablerinin kendilerine verdikleriyle zevk duyarak nimetler içindedirler. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.

🎧 Dinle
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Fâkihîn: Nimetlerle keyiflenenler, zevk ve sefa sürenler, nimetlerin tadını çıkaranlar.
  • Âtâhum: Onlara verdiği şeyler, bahşettiği nimetler.
  • Vekâhum: Onları korudu, uzak tuttu, muhafaza etti.
  • Cahîm: Alevleri şiddetli olan cehennem ateşi.

Tefsir:

Müttakîler, yani Allah'tan korkup O'na itaat edenler, kıyamet gününde içinde bulundukları cennet bahçelerinde ve sayısız nimetler içinde büyük bir mutluluk ve neşe içindedirler. Rablerinin kendilerine lütfettiği her türlü nimetten zevk alırlar; yeme, içme, giyinme ve daha nice lezzetlerden tadarlar. Kalpleri huzurla dolar, gözleri aydınlanır.

Onların bu sevinci yalnızca elde ettikleri nimetlerden değil, aynı zamanda büyük bir azaptan kurtulmuş olmalarından kaynaklanır. Zira Rableri onları cehennemin korkunç azabından korumuştur. Bu, onlar için en büyük başarıdır: Hem arzuladıkları her türlü güzelliğe kavuşmuşlar, hem de kendilerini bekleyen her türlü korku ve sıkıntıdan emin olmuşlardır.

Bu ayet bize, Allah'ın takvasını kuşanan kullarına olan sonsuz keremini ve rahmetini göstermektedir. Dünyada iken Allah'a yaklaşmak için gayret edenler, ahirette O'nun ikramına nail olacaklardır. Bu müjde, her müminin kalbini umutla doldurmalı ve onu daha çok salih amel işlemeye teşvik etmelidir. Rabbimizin bize olan sevgisi o kadar büyüktür ki, bizi hem nimetleriyle donatır hem de azabından korur. Ne mutlu o kullara ki, bu iki büyük lütfa birden erişmişlerdir!



📜 Ayet 16-20 — Tûr

16اصْلَوْهَا فَاصْبِرُوا أَوْ لَا تَصْبِرُوا سَوَاءٌ عَلَيْكُمْ ۖ إِنَّمَا تُجْزَوْنَ مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
Bu bir büyü müdür, yoksa hala görmez misiniz? Girin oraya, sabretseniz de sabretmeseniz de artık birdir; ancak işlediklerinizin karşılığını görüyorsunuz" denir.
17إِنَّ الْمُتَّقِينَ فِي جَنَّاتٍ وَنَعِيمٍ
Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, şüphesiz, cennetlerde ve Rablerinin kendilerine verdikleriyle zevk duyarak nimetler içindedirler. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.
18فَاكِهِينَ بِمَا آتَاهُمْ رَبُّهُمْ وَوَقَاهُمْ رَبُّهُمْ عَذَابَ الْجَحِيمِ
Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, şüphesiz, cennetlerde ve Rablerinin kendilerine verdikleriyle zevk duyarak nimetler içindedirler. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.
19كُلُوا وَاشْرَبُوا هَنِيئًا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
Onlara şöyle denir: "İşlediklerinizden ötürü, dizi dizi tahtlara yaslanarak afiyetle yiyin için." Onlara, ceylan gözlü eşler veririz.
20مُتَّكِئِينَ عَلَىٰ سُرُرٍ مَّصْفُوفَةٍ ۖ وَزَوَّجْنَاهُم بِحُورٍ عِينٍ
Onlara şöyle denir: "İşlediklerinizden ötürü, dizi dizi tahtlara yaslanarak afiyetle yiyin için." Onlara, ceylan gözlü eşler veririz.
TûrKuran Fihrist
49Ayet
MekkiRevelation
18Ayet

Meal — Tûr 18

Sure Tûr Ayet 18 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, şüphesiz, cennetlerde ve Rablerinin kendilerine verdikleriyle…

Sure Ayet 18/49 — Tûr الطور (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Tûr Dinle, Tûr Meal, Tûr mp3, Tûr pdf. Ayet 16–20. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler