En'âm · 146/165
Meal Okunuş — En'âm
وَعَلَى الَّذِينَ هَادُوا حَرَّمْنَا كُلَّ ذِي ظُفُرٍ ۖ وَمِنَ الْبَقَرِ وَالْغَنَمِ حَرَّمْنَا عَلَيْهِمْ شُحُومَهُمَا إِلَّا مَا حَمَلَتْ ظُهُورُهُمَا أَوِ الْحَوَايَا أَوْ مَا اخْتَلَطَ بِعَظْمٍ ۚ ذَٰلِكَ جَزَيْنَاهُم بِبَغْيِهِمْ ۖ وَإِنَّا لَصَادِقُونَ ۝١٤٦
Wa `alal lazeena haadoo harramnaa kulla zee zufurinw wa minal baqari walghanami harramnaa `alihim shuh oomahumaaa illaa maa hamalat zuhooruhumaaa awil hawaayaaa aw makhtalata bi`azm zaalika jazainaahum bibaghyihim wa innaa lasaa diqoon
📖 Türkçe Anlam
Yahudilere tırnaklı her hayvanı haram kıldık. Onlara sığır ve davarın sırt, bağırsak ve kemik yağları hariç, iç yağlarını da haram kıldık. Aşırı gitmelerinden ötürü onları bu şekilde cezalandırdık. Biz şüphesiz doğru sözlüyüzdür.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Zu Zufur: Tırnaklı olan, parmakları ayrık olmayan hayvan demektir. Deve, deve kuşu ve ördek gibi perdeli veya tırnaklı hayvanlar buna girer.
  • Havâyâ: Bağırsaklar demektir.
  • Bâğy: Zulüm, haksızlık ve azgınlık demektir.

Tefsir:

Bu âyet-i kerîmede Yüce Allah, Peygamber Efendimiz'e (sallallahu aleyhi ve sellem) hitaben, Yahudilere önceden haram kılınan yiyecekleri haber vermektedir. Bu haber, o dönemdeki müşriklerin ve Yahudilerin iddialarını çürütmek ve onların Allah'ın hükümlerini inkâr etmelerinin yanlışlığını ortaya koymak içindir.

Yüce Allah buyuruyor ki: Yahudilere, parmakları ayrık olmayan, yani tırnaklı ve perdeli ayaklı hayvanları haram kıldık. Deve, deve kuşu, ördek ve kaz gibi hayvanlar bu kapsamdadır. Ayrıca sığır ve koyun türü hayvanların iç yağlarını da onlara haram kıldık. Ancak sırtlarına yapışık olan yağlar, bağırsaklarındaki yağlar ve kemiklere karışmış olan yağlar (kuyruk yağı gibi) bu hükmün dışında tutulmuştur.

Bu haram kılma işi, onların zulümleri ve azgınlıkları sebebiyle Allah'ın onlara bir cezasıdır. Onlar peygamberleri öldürdüler, faiz aldılar ve Allah'ın emirlerine karşı geldiler. Bu yüzden kendilerine helal olan bazı güzel ve temiz nimetler haram kılınarak cezalandırıldılar. Yüce Allah, bu konuda verdiği haberin doğru olduğunu ve O'nun sözünün asla yalan olmayacağını bildirmektedir.

Sevgili kardeşlerim! Bu âyet bize, Allah'ın emirlerine karşı gelmenin ve zulmetmenin sonuçlarının ağır olduğunu göstermektedir. Rabbimiz, bizlere bu nimetleri helal kılmış ve bizi bu ağır yükümlülüklerden kurtarmıştır. Bu büyük bir lütuftur. Bizler, Allah'ın bu ikramına şükretmeli, helal ve temiz olan rızıklardan yemeli, haramlardan sakınmalıyız. Unutmayalım ki Allah'ın helal kıldıkları bize yeter, haram kıldıklarından uzak durmak ise bizi O'nun rızasına ulaştırır. Rabbimiz bizlere kolaylık diler, zorluk dilemez. O'nun rahmeti her şeyi kuşatmıştır. Bizler de bu rahmete sığınarak O'na itaat edelim ve O'nun emirlerine uyalım.

🎧 Dinle

📜 Ayet 144-148 — En'âm

144وَمِنَ الْإِبِلِ اثْنَيْنِ وَمِنَ الْبَقَرِ اثْنَيْنِ ۗ قُلْ آلذَّكَرَيْنِ حَرَّمَ أَمِ الْأُنثَيَيْنِ أَمَّا اشْتَمَلَتْ عَلَيْهِ أَرْحَامُ الْأُنثَيَيْنِ ۖ أَمْ كُنتُمْ شُهَدَاءَ إِذْ وَصَّاكُمُ اللَّهُ بِهَٰذَا ۚ فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرَىٰ عَلَى اللَّهِ كَذِبًا لِّيُضِلَّ النَّاسَ بِغَيْرِ عِلْمٍ ۗ إِنَّ اللَّهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ
Deveden iki, sığırdan iki yaratmıştır; de ki: "İki erkeği mi, yoksa iki dişiyi mi veya o iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı haram kılmıştır? Yoksa Allah size bunları buyururken orada mı idiniz?" İnsanları, bilmediklerinden sapıtmak için Allah'a karşı yalan uyduranlardan daha zalim kimdir? Allah, zalim milleti doğru yola eriştirmez.
145قُل لَّا أَجِدُ فِي مَا أُوحِيَ إِلَيَّ مُحَرَّمًا عَلَىٰ طَاعِمٍ يَطْعَمُهُ إِلَّا أَن يَكُونَ مَيْتَةً أَوْ دَمًا مَّسْفُوحًا أَوْ لَحْمَ خِنزِيرٍ فَإِنَّهُ رِجْسٌ أَوْ فِسْقًا أُهِلَّ لِغَيْرِ اللَّهِ بِهِ ۚ فَمَنِ اضْطُرَّ غَيْرَ بَاغٍ وَلَا عَادٍ فَإِنَّ رَبَّكَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
De ki: "Bana vahyolunanda, leş, akıtılmış kan, domuz eti ki pistir ve günah işlenerek Allah'tan başkası adına kesilen hayvandan başkasını yemenin haram olduğuna dair bir emir bulamıyorum; fakat darda kalan, başkasının payına el uzatmamak ve zaruret miktarını aşmamak üzere bunlardan da yiyebilir." Doğrusu Rabbin bağışlar ve merhamet eder.
146وَعَلَى الَّذِينَ هَادُوا حَرَّمْنَا كُلَّ ذِي ظُفُرٍ ۖ وَمِنَ الْبَقَرِ وَالْغَنَمِ حَرَّمْنَا عَلَيْهِمْ شُحُومَهُمَا إِلَّا مَا حَمَلَتْ ظُهُورُهُمَا أَوِ الْحَوَايَا أَوْ مَا اخْتَلَطَ بِعَظْمٍ ۚ ذَٰلِكَ جَزَيْنَاهُم بِبَغْيِهِمْ ۖ وَإِنَّا لَصَادِقُونَ
Yahudilere tırnaklı her hayvanı haram kıldık. Onlara sığır ve davarın sırt, bağırsak ve kemik yağları hariç, iç yağlarını da haram kıldık. Aşırı gitmelerinden ötürü onları bu şekilde cezalandırdık. Biz şüphesiz doğru sözlüyüzdür.
147فَإِن كَذَّبُوكَ فَقُل رَّبُّكُمْ ذُو رَحْمَةٍ وَاسِعَةٍ وَلَا يُرَدُّ بَأْسُهُ عَنِ الْقَوْمِ الْمُجْرِمِينَ
Seni yalanlarlarsa, "Rabbinizin rahmeti geniştir; O'nun azabı suçlu milletten geri çevrilemez" de.
148سَيَقُولُ الَّذِينَ أَشْرَكُوا لَوْ شَاءَ اللَّهُ مَا أَشْرَكْنَا وَلَا آبَاؤُنَا وَلَا حَرَّمْنَا مِن شَيْءٍ ۚ كَذَٰلِكَ كَذَّبَ الَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ حَتَّىٰ ذَاقُوا بَأْسَنَا ۗ قُلْ هَلْ عِندَكُم مِّنْ عِلْمٍ فَتُخْرِجُوهُ لَنَا ۖ إِن تَتَّبِعُونَ إِلَّا الظَّنَّ وَإِنْ أَنتُمْ إِلَّا تَخْرُصُونَ
Puta tapanlar, "Allah dileseydi babalarımız ve biz puta tapmaz ve hiçbir şeyi haram kılmazdık" diyecekler; onlardan öncekiler de, Bizim şiddetli azabımızı tadana kadar böyle demişlerdi. Onlara "Bize karşı çıkarabileceğiniz bir bilginiz var mı? Siz ancak zanna uyuyorsunuz ve sadece tahminde bulunuyorsunuz" de.
En'âmKuran Fihrist
165Ayet
MekkiRevelation
146Ayet

Meal — En'âm 146

Sure En'âm Ayet 146 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Yahudilere tırnaklı her hayvanı haram kıldık. Onlara sığır ve davarın…

Sure Ayet 146/165 — En'âm الأنعام (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: En'âm Dinle, En'âm Meal, En'âm mp3, En'âm pdf. Ayet 144–148. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler