Saff · 4/14
Meal Okunuş — Saff
إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الَّذِينَ يُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِهِ صَفًّا كَأَنَّهُم بُنْيَانٌ مَّرْصُوصٌ ۝٤
Innal laaha yuhibbul lazeena yuqaatiloona fee sabeelihee saffan kaannahum bunyaanum marsoos
📖 Türkçe Anlam
Doğrusu Allah, kendi uğrunda, kenetlenmiş bir duvar gibi, saf halinde çarpışanları sever.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Saffan (صَفًّا): Saf saf dizilmiş, düzenli bir şekilde sıralanmış olarak.
  • Bünyânün (بُنْيَانٌ): Bina, yapı.
  • Mersûs (مَرْصُوصٌ): Birbirine kenetlenmiş, sağlamlaştırılmış, aralarında boşluk ve çatlak bulunmayan, kurşunla perçinlenmiş gibi sıkıca bitiştirilmiş bina.

Tefsir:

Yüce Allah, bu ayet-i kerimede mümin kullarının en sevimli hallerinden birini bizlere haber vermektedir: O, kendi yolunda, rızasını kazanmak için canlarını ortaya koyarak savaşan ve bu uğurda saf bağlayan kullarını çok sever. Bu sevgi, Allah'ın sonsuz rahmetinin ve lütfunun bir tecellisidir. Müminler, düşmana karşı tek bir vücut gibi, aralarında hiçbir boşluk ve zafiyet bulunmaksızın, birbirine kenetlenmiş sağlam bir bina gibi saf tutarlar. Tıpkı kurşunla perçinlenmiş, depreme dayanıklı, hiçbir yerinden sızma ve çatlak olmayan bir yapı gibi... İşte Allah Teâlâ, böyle birlik ve beraberlik içinde, disiplinli ve kararlı bir şekilde O'nun yolunda mücadele eden kullarını sever.

Bu ayet, müminlere hem bir müjde hem de bir eğitimdir. Allah'ın sevgisini kazanmanın yolu, O'nun dinini yüceltmek için gayret etmekten ve bu uğurda kardeşçe, tek yürek olmaktan geçer. Ayrılık, dağınıklık ve gevşeklik, düşman karşısında zafiyet sebebidir; birlik ve beraberlik ise kuvvetin ve zaferin anahtarıdır. Bu ilahi beyan, kıyamete kadar bütün Müslümanlara, hayatın her alanında —sadece savaşta değil, ilimde, ticarette, sosyal hayatta ve ibadette— birlik ve beraberlik içinde olmaları, saflarını sıkı tutmaları gerektiğini öğretmektedir. Allah'ın sevgisini kazanan bir kul, dünyada izzet ve huzur bulur, ahirette ise ebedi kurtuluşa erer. Ne mutlu o kullara ki, Rablerinin sevgisine mazhar olmuşlardır!

🎧 Dinle

📜 Ayet 2-6 — Saff

2يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لِمَ تَقُولُونَ مَا لَا تَفْعَلُونَ
Ey inananlar! Yapmayacağınız şeyi niçin söylersiniz?
3كَبُرَ مَقْتًا عِندَ اللَّهِ أَن تَقُولُوا مَا لَا تَفْعَلُونَ
Yapmayacağınız şeyi söylemeniz, Allah katında büyük gazaba sebep olur.
4إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الَّذِينَ يُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِهِ صَفًّا كَأَنَّهُم بُنْيَانٌ مَّرْصُوصٌ
Doğrusu Allah, kendi uğrunda, kenetlenmiş bir duvar gibi, saf halinde çarpışanları sever.
5وَإِذْ قَالَ مُوسَىٰ لِقَوْمِهِ يَا قَوْمِ لِمَ تُؤْذُونَنِي وَقَد تَّعْلَمُونَ أَنِّي رَسُولُ اللَّهِ إِلَيْكُمْ ۖ فَلَمَّا زَاغُوا أَزَاغَ اللَّهُ قُلُوبَهُمْ ۚ وَاللَّهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِقِينَ
Musa milletine: "Ey milletim! Beni niçin incitirsiniz? Oysa, benim size gönderilmiş Allah'ın bir peygamberi olduğumu biliyorsunuz" demişti. Ama onlar yoldan sapınca, Allah da onların kalblerini saptırmıştı. Allah, yoldan çıkan milleti doğru yola eriştirmez.
6وَإِذْ قَالَ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ يَا بَنِي إِسْرَائِيلَ إِنِّي رَسُولُ اللَّهِ إِلَيْكُم مُّصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيَّ مِنَ التَّوْرَاةِ وَمُبَشِّرًا بِرَسُولٍ يَأْتِي مِن بَعْدِي اسْمُهُ أَحْمَدُ ۖ فَلَمَّا جَاءَهُم بِالْبَيِّنَاتِ قَالُوا هَٰذَا سِحْرٌ مُّبِينٌ
Meryem oğlu İsa: "Ey İsrailoğulları! Doğrusu ben, benden önce gelmiş olan Tevrat'ı doğrulayan, benden sonra gelecek ve adı Ahmet olacak bir peygamberi müjdeleyen, Allah'ın size gönderilmiş bir peygamberiyim" demişti. Ama o elçi, kendilerine belgelerle geldiği zaman: "Bu, apaçık bir sihirdir" demişlerdi.
SaffKuran Fihrist
14Ayet
MedeniRevelation
4Ayet

Meal — Saff 4

Sure Saff Ayet 4 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Doğrusu Allah, kendi uğrunda, kenetlenmiş bir duvar gibi, saf halinde…

Sure Ayet 4/14 — Saff الصف (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Saff Dinle, Saff Meal, Saff mp3, Saff pdf. Ayet 2–6. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler