Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- İllâ (إِلَّا): Ancak, yalnızca (istisna bildirir).
- Âhedtüm (عَاهَدتُّم): Antlaşma yaptınız, sözleşme imzaladınız.
- Müşrikîn (الْمُشْرِكِينَ): Allah'a ortak koşanlar.
- Yenkusûküm (يَنقُصُوكُمْ): Sizi eksiltmezler, size zarar vermezler, antlaşmada size karşı bir eksiklik yapmazlar.
- Yuzâhirû (يُظَاهِرُوا): Yardım ederler, destek olurlar, arka çıkarlar.
- Ehad (أَحَدًا): Hiç kimse, herhangi bir kimse.
- Etimmu (أَتِمُّوا): Tamamlayın, eksiksiz yerine getirin.
- Muddetihim (مُدَّتِهِمْ): Kendi sürelerinin sonuna kadar, belirlenmiş olan vadenin bitimine dek.
- Müttakîn (الْمُتَّقِينَ): Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, takva sahipleri.
Tefsir:
Bu âyet-i kerîme, müminlere çok önemli bir ahlâkî ve hukukî prensibi öğretmektedir. Önceki âyetlerde, antlaşmalarını bozan ve düşmanla iş birliği yapan müşriklerle olan antlaşmaların feshedileceği bildirilmişti. İşte bu âyet, o hükmün dışında tutulan istisnayı açıklamaktadır.
Yüce Allah buyuruyor ki: "Ancak kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklerden, antlaşmalarında size karşı hiçbir eksiklik yapmayan ve size karşı hiç kimseye yardım etmeyenler müstesnadır." Yani onlar, antlaşmalarına sadık kalmışlar, sözlerinde durmuşlar, size ihanet etmemişler ve düşmanlarınıza destek olmamışlardır. İşte bu şartları taşıyan kimselerle yapılan antlaşma geçerliliğini korur.
Allah Teâlâ, bu durumda olanlara karşı da müminlere şu emri veriyor: "Öyleyse onların antlaşmalarını, sürelerinin sonuna kadar tamamlayın." Yani onlara verdiğiniz sözü, belirlenen vadenin bitimine kadar eksiksiz bir şekilde yerine getirin. Onları, antlaşmayı bozanlarla bir tutmayın. Onlara karşı da vefalı olun.
Bu emir, İslam'ın antlaşmalara ve ahde vefaya verdiği büyük önemi göstermektedir. Bir Müslüman, karşısındaki kim olursa olsun, verdiği sözde durmalı, yaptığı antlaşmaya sadık kalmalıdır. Antlaşma yapılan taraf, antlaşmaya sadık kaldığı sürece, Müslüman da sadık kalmakla yükümlüdür. Bu, hem bir ahlâk kuralı hem de bir hukuk prensibidir.
Âyetin sonunda ise bu davranışın takva ile olan bağlantısı vurgulanıyor: "Şüphesiz Allah, takva sahiplerini sever." Yani antlaşmalarına sadık kalmak, sözünde durmak, emanete riayet etmek ve hainlikten sakınmak, takvanın ta kendisidir. Allah'ın sevgisini kazanmak isteyen mümin, işte bu şekilde davranmalıdır.
Sevgili Müslümanlar! Bu âyet bize gösteriyor ki, İslam dini; güveni, sadakati ve ahde vefayı esas alır. Bir Müslüman'ın sözü senettir, antlaşması kutsaldır. Karşımızdaki kim olursa olsun, verdiğimiz sözde durmak, bizim imanımızın ve takvamızın gereğidir. Bu güzel ahlâkı hayatımıza hâkim kıldığımızda, hem Allah'ın sevgisini kazanırız hem de toplumda güven ve huzur ortamı oluşur. Unutmayalım ki, ahde vefa göstermek, Allah'ın sevdiği kulların en belirgin özelliklerindendir. Rabbimiz, bizleri de bu güzel ahlâkı yaşayan ve yaşatan kullarından eylesin.
📜 Ayet 2-6 — Tevbe
Meal — Tevbe 4
Sure Tevbe Ayet 4 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Yalnız, andlaşma hükümlerinde size karşı bir eksiklik yapmayan ve aleyhinizde…Sure Ayet 4/129 — Tevbe التوبة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Tevbe Dinle, Tevbe Meal, Tevbe mp3, Tevbe pdf. Ayet 2–6. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler









