Nahl · 26/128
Meal Okunuş — Nahl
قَدْ مَكَرَ الَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَأَتَى اللَّهُ بُنْيَانَهُم مِّنَ الْقَوَاعِدِ فَخَرَّ عَلَيْهِمُ السَّقْفُ مِن فَوْقِهِمْ وَأَتَاهُمُ الْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَ ۝٢٦
Qad makaral lazeena min qablihim fa atal laahu bunyaa nahum minal qawaa`idi fakharra `alaihimus saqfu min fawqihim wa ataahumul `azaabu min haisu laa yash`uroon
📖 Türkçe Anlam
Onlardan öncekiler düzen kurmuşlardı. Bunun üzerine Allah, binalarının temelini çökertti de tavanları başlarına yıkıldı. Azap, onlara farketmedikleri yerden geldi.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Mekr (مَكَرَ): Tuzak kurmak, hile düzenlemek, gizlice kötülük planlamak.
  • Eta (أَتَى): Geldi, ulaştı; burada Allah'ın emrinin ve azabının ansızın gelişini ifade eder.
  • Bünyan (بُنْيَان): Bina, yapı, büyük ve sağlam bina.
  • Kavaid (الْقَوَاعِد): Temeller, temel taşları, binanın alt kısmı.
  • Harra (خَرَّ): Düştü, yıkıldı, çöktü.
  • Sakf (السَّقْف): Tavan, çatı, binanın üst örtüsü.

Tefsir:

Bu âyet-i kerîmede Yüce Allah, kendisinden önceki kavimlerin, peygamberlerine karşı kurdukları tuzakların ve hilelerin nasıl boşa çıktığını, hatta o tuzakların kendi başlarına nasıl yıkıldığını haber veriyor. Bu, Mekkeli müşriklere ve tüm insanlığa büyük bir ibret ve uyarıdır.

Tarih boyunca nice zalim kavimler, Allah'ın elçilerine ve getirdikleri hak dine karşı türlü tuzaklar kurdular. Devasa binalar inşa edip güçlerine güç kattılar, kalelerini ve saraylarını sağlamlaştırdılar. Ancak Allah'ın kudreti karşısında hiçbir plan, hiçbir bina, hiçbir güç ayakta duramaz. Nitekim Yüce Allah, onların bu binalarını temellerinden, ta kökünden söküp yıktı. Öyle ki tavanlar, duvarlar ve tüm o görkemli yapılar, başlarına geçti ve onları altında ezdi. Azap, onların hiç beklemedikleri, akıllarına bile getirmedikleri bir yerden, en güvendikleri anlarda geldi.

Burada özellikle şu nokta çok önemlidir: O kavimler, sağlam binalarının ve kalelerinin kendilerini her türlü tehlikeden koruyacağını zannediyorlardı. Ama Allah'ın azabı, onlara en güvendikleri bu binaların içinde, tam da o binaların çökmesiyle ulaştı. Yani onların sığındıkları şey, başlarına bela oldu. Bu, Allah'ın kudretinin ne kadar büyük olduğunu ve hiçbir gücün O'na karşı koyamayacağını gösteren en açık delillerden biridir.

Sevgili kardeşlerim, bu âyet bize şunu öğretiyor: İnsan ne kadar güçlü, ne kadar zengin, ne kadar imkân sahibi olursa olsun, Allah'ın izni olmadan hiçbir şey yapamaz. Allah'a karşı gelenler, tuzak kursalar da aslında kendi kuyularını kazarlar. Mümin ise, gücüne ve imkânlarına değil, yalnızca Allah'a dayanır. Çünkü gerçek güç ve koruma, yalnızca Allah'tandır. O, dostlarını korur, düşmanlarını ise en ummadıkları yerden yakalar.

Bu kıssa, aynı zamanda müminlere büyük bir müjde ve tesellidir. Zalimler ne kadar çoğalsalar, ne kadar güçlü görünseler de, sonları mutlaka helaktir. Allah'ın vaadi gerçektir; hak batıla galip gelecektir. Öyleyse bizler de bu bilinçle yaşayalım, Allah'ın ipine sımsıkı sarılalım ve asla zalimlerin tuzağına düşmeyelim. Unutmayalım ki, Allah'ın yardımı müminlerle beraberdir.

🎧 Dinle

📜 Ayet 24-28 — Nahl

24وَإِذَا قِيلَ لَهُم مَّاذَا أَنزَلَ رَبُّكُمْ ۙ قَالُوا أَسَاطِيرُ الْأَوَّلِينَ
Onlara: "Rabbiniz ne indirdi?" diye sorulsa: "öncekilerin masalları" derler.
25لِيَحْمِلُوا أَوْزَارَهُمْ كَامِلَةً يَوْمَ الْقِيَامَةِ ۙ وَمِنْ أَوْزَارِ الَّذِينَ يُضِلُّونَهُم بِغَيْرِ عِلْمٍ ۗ أَلَا سَاءَ مَا يَزِرُونَ
Böylece kıyamet günü kendi günahlarını tam olarak, bilmeden saptırdıkları kimselerin günahlarını kısmen yüklenirler. Dikkat edin, yüklendikleri yük ne kötüdür!
26قَدْ مَكَرَ الَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَأَتَى اللَّهُ بُنْيَانَهُم مِّنَ الْقَوَاعِدِ فَخَرَّ عَلَيْهِمُ السَّقْفُ مِن فَوْقِهِمْ وَأَتَاهُمُ الْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَ
Onlardan öncekiler düzen kurmuşlardı. Bunun üzerine Allah, binalarının temelini çökertti de tavanları başlarına yıkıldı. Azap, onlara farketmedikleri yerden geldi.
27ثُمَّ يَوْمَ الْقِيَامَةِ يُخْزِيهِمْ وَيَقُولُ أَيْنَ شُرَكَائِيَ الَّذِينَ كُنتُمْ تُشَاقُّونَ فِيهِمْ ۚ قَالَ الَّذِينَ أُوتُوا الْعِلْمَ إِنَّ الْخِزْيَ الْيَوْمَ وَالسُّوءَ عَلَى الْكَافِرِينَ
Sonra kıyamet günü onları rezil eder ve: "Haklarında tartıştığınız Benim ortaklarım nerede?" der. İlim sahibleri şöyle derler: "Doğrusu bugün inkarcılara rezillik ve iğrençlik vardır."
28الَّذِينَ تَتَوَفَّاهُمُ الْمَلَائِكَةُ ظَالِمِي أَنفُسِهِمْ ۖ فَأَلْقَوُا السَّلَمَ مَا كُنَّا نَعْمَلُ مِن سُوءٍ ۚ بَلَىٰ إِنَّ اللَّهَ عَلِيمٌ بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
Melekler kendilerine yazık etmiş kimselerin canlarını alırken: "Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk" diyerek teslim olurlar. Hayır; öyle değil; doğrusu Allah onların yaptıklarını bilmektedir.
NahlKuran Fihrist
128Ayet
MekkiRevelation
26Ayet

Meal — Nahl 26

Sure Nahl Ayet 26 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Onlardan öncekiler düzen kurmuşlardı. Bunun üzerine Allah, binalarının temelini çökertti…

Sure Ayet 26/128 — Nahl النحل (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nahl Dinle, Nahl Meal, Nahl mp3, Nahl pdf. Ayet 24–28. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler