Kehf · 67/110
Meal Okunuş — Kehf
قَالَ إِنَّكَ لَن تَسۡتَطِيعَ مَعِيَ صَبۡرًا  ۝٦٧
Qaalaa innaka lan tastatee`a ma`iya sabraa
📖 Türkçe Anlam
O: "Sen doğrusu benim yaptıklarıma dayanamazsın, bilgice kavrayamadığın bir şeye nasıl dayanabilirsin?" dedi.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • İnneke (إِنَّكَ): Muhakkak sen
  • Len testetîa (لَن تَسْتَطِيعَ): Asla güç yetiremeyeceksin, asla dayanamayacaksın
  • Meıy (مَعِيَ): Benimle birlikte, benim yanımda
  • Sabran (صَبْرًا): Sabır, tahammül

Tefsir:

Hz. Mûsâ (a.s.), Allah'ın kendisine öğrettiği ilimden dolayı, kendisinden daha bilgili bir kul ile yolculuk yapmak istemiş ve bu zatın (Hızır a.s.) peşinden gitmek için izin istemişti. Hızır (a.s.) ise ona şöyle dedi: "Ey Mûsâ! Sen benimle birlikte olmaya, benim yaptıklarımı görmeye ve bana tâbi olmaya asla sabredemezsin, buna güç yetiremezsin."

Bu sözün hikmeti şudur: Hızır (a.s.), Allah'ın kendisine lütfettiği gaybî ve bâtınî ilimle hareket ediyordu. Yaptığı bazı işler, zahiren hoş görünmeyen, hatta insanın aklına ve bilgisine ters düşen şeylerdi. Hz. Mûsâ (a.s.) ise kendi ilm-i zahirîsiyle (görünen şeriat hükümleriyle) olayları değerlendirecekti. Bu yüzden Hızır (a.s.), daha yola çıkmadan bu gerçeği açıkça ifade etti: "Sen, benim yanımda olacak olaylara, benim yaptıklarımı gördükçe dayanamayacaksın; çünkü senin ilmin, senin gördüğün şeyleri onaylamayacak ve kalbin buna itiraz edecektir."

Bu ifade, aslında bir peygamber olan Hz. Mûsâ'nın (a.s.) bile, kendi bilgi seviyesinin üzerindeki hikmetlere sabır göstermesinin ne kadar zor olduğunu ortaya koymaktadır. Buradan bizler için çok büyük bir ders vardır: İnsan, kendi aklının ve bilgisinin kavrayamadığı bazı olaylar karşısında acele etmemeli, Allah'ın takdirine ve O'nun seçtiği kulların hikmetine teslim olmalıdır. Sabır, imanın yarısıdır ve gerçek sabır, hoşumuza gitmeyen ama sonu hayırlı olan işlere de tahammül edebilmektir.

Sevgili kardeşim! Hayatın her anında karşılaştığımız zorluklar, anlayamadığımız olaylar aslında bizim için birer imtihandır. Allah'a güvenip sabrettiğimizde, ardındaki hikmeti göremesek de sonucun bizim için hayırlı olduğunu göreceğiz. Unutmayalım ki, sabır acıdır ama meyvesi tatlıdır.

🎧 Dinle

📜 Ayet 65-69 — Kehf

65فَوَجَدَا عَبۡدًا مِّنۡ عِبَادِنَآ ءَاتَيۡنَٰهُ رَحۡمَةً مِّنۡ عِندِنَا وَعَلَّمۡنَٰهُ مِن لَّدُنَّا عِلۡمًا 
Bu arada ikisi katımızdan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve kendisine ilim öğrettiğimiz kullarımızdan birini buldular.
66قَالَ لَهُۥ مُوسَىٰ هَلۡ أَتَّبِعُكَ عَلَىٰٓ أَن تُعَلِّمَنِ مِمَّا عُلِّمۡتَ رُشۡدًا 
Musa ona: "Sana öğretileni bana hayra götüren bir bilgi olarak öğretmen için peşinden gelebilir miyim?" dedi.
67قَالَ إِنَّكَ لَن تَسۡتَطِيعَ مَعِيَ صَبۡرًا 
O: "Sen doğrusu benim yaptıklarıma dayanamazsın, bilgice kavrayamadığın bir şeye nasıl dayanabilirsin?" dedi.
68وَكَيۡفَ تَصۡبِرُ عَلَىٰ مَا لَمۡ تُحِطۡ بِهِۦ خُبۡرًا 
Musa: "İnşallah sabrettiğimi göreceksin, sana hiçbir işte baş kaldırmayacağım" dedi.
69قَالَ سَتَجِدُنِيٓ إِن شَآءَ ٱللَّهُ صَابِرًا وَلَآ أَعۡصِي لَكَ أَمۡرًا 
O da: "O halde, bana uyacaksan, ben sana anlatmadıkça herhangi bir şey hakkında bana soru sormayacaksın" dedi.
KehfKuran Fihrist
110Ayet
MekkiRevelation
67Ayet

Meal — Kehf 67

Sure Ayet 67/110 — Kehf الكهف (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Kehf Dinle, Kehf Meal, Kehf mp3, Kehf pdf. Ayet 65–69. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler