Şuarâ · 135/227
Meal Okunuş — Şuarâ
إِنِّي أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ ۝١٣٥
Innee akhaafu `alaikum `azaaba Yawmin `azeem
📖 Türkçe Anlam
Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • İnni ehâfü – Ben korkarım, endişe ederim.
  • Aleyküm – Sizin üzerinize, size.
  • Azâbe – Azap, şiddetli ceza.
  • Yevmin azîm – Büyük, dehşetli bir gün.

Tefsir:

Ey kavmim! Ben sizin için, eğer bu inkâr ve zulümde ısrar ederseniz, korkunç bir günün azabından korkuyorum. O gün öyle bir gündür ki, dehşeti karşısında akıllar durur, kalpler yerinden sökülür. O gün, dünyada yaptığınız her şeyin karşılığını göreceğiniz, hesabın sorulacağı büyük gündür.

Bu sözler, Allah'ın elçisi Hz. Hud'un (aleyhisselam), azgınlık ve şımarıklık içinde olan kavmine yaptığı son uyarılardan biridir. O, merhamet dolu bir yürekle kavmini uyarıyor: "Sakın ha! Bu gidişatınız sizi büyük bir felakete sürükleyecek. Allah'ın azabı geldiğinde onu hiçbir güç geri çeviremez."

Bu uyarı, aslında her birimize bir sesleniştir. Bugün biz de bazen gaflete dalar, dünyanın geçici zevklerine kapılır, Allah'ın emirlerini unuturuz. Oysa o büyük gün mutlaka gelecektir. O günün dehşetinden kurtulmanın tek yolu, Peygamberlerin çağrısına kulak vermek, tövbe edip Allah'a yönelmektir.

Sevgili kardeşim! Bu ayet bize, Allah'ın rahmetinin yanında azabının da gerçek olduğunu hatırlatır. Ama unutma ki, Allah'ın kapısı tövbe edenlere sonuna kadar açıktır. Henüz vakit varken, bu büyük günün azabından korunmak için Rabbine yönel, O'na sığın. Çünkü O, tövbe edenleri seven, bağışlayan ve merhamet edendir. Bu dünya bir imtihan yeridir; sonu ya ebedi mutluluk ya da ebedi hüsrandır. Aklını başına al, o büyük gün gelmeden önce kendini kurtar!

🎧 Dinle

📜 Ayet 133-137 — Şuarâ

133أَمَدَّكُم بِأَنْعَامٍ وَبَنِينَ
Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.
134وَجَنَّاتٍ وَعُيُونٍ
Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.
135إِنِّي أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ
Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.
136قَالُوا سَوَاءٌ عَلَيْنَا أَوَعَظْتَ أَمْ لَمْ تَكُن مِّنَ الْوَاعِظِينَ
"İster öğüt ver, ister öğüt verenlerden olma, bizce birdir.
137إِنْ هَٰذَا إِلَّا خُلُقُ الْأَوَّلِينَ
Bu durumumuz öncekilerin geleneğidir. Biz azaba uğratılacak da değiliz" dediler.
ŞuarâKuran Fihrist
227Ayet
MekkiRevelation
135Ayet

Meal — Şuarâ 135

Sure Şuarâ Ayet 135 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben…

Sure Ayet 135/227 — Şuarâ الشعراء (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Şuarâ Dinle, Şuarâ Meal, Şuarâ mp3, Şuarâ pdf. Ayet 133–137. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler