Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Sivâun (سَوَاءٌ): Eşit, aynı, fark etmez.
- Eveazte (أَوَعَظْتَ): Öğüt verdin mi, nasihat ettin mi?
- Vâizîn (الْوَاعِظِينَ): Öğüt verenler, nasihat edenler.
Tefsir:
Hz. Hud'un kavmi olan Âd kavmi, ona şöyle dedi: "Bize öğüt versen de vermesen de bizim için birdir, fark etmez. Senin bu sözlerin bizi etkilemeyecek, biz sana asla inanmayacağız ve içinde bulunduğumuz batıl halden vazgeçmeyeceğiz."
Bu söz, kavmin Hz. Hud'a karşı takındığı inatçı ve kibirli tavrı göstermektedir. Onlar, peygamberin davetini dinlemeyi bile reddediyor, öğüt ile öğütsüzlüğü bir tutuyorlardı. Oysa öğüt, kalbi yumuşatan, Allah'ın vaadini ve tehdidini hatırlatan bir rahmettir. Onlar bu rahmete sırtlarını dönmüşlerdi.
Bu ayet, hakikati duymak istemeyen, kibirlenen ve inat eden kimselerin tutumunu gözler önüne serer. Onlar için hidayet ile dalalet, doğru ile yanlış eşit hale gelmiştir. Bu, kalbin katılaşmasının ve iman nurunun sönmesinin en acı sonucudur.
Sevgili kardeşim! Bu ayetten alacağımız büyük ders şudur: Kalbimizi her zaman öğüde açık tutalım. Allah'ın kelamına ve Peygamberimizin (s.a.v.) nasihatlerine kulak verelim. Sakın hakikat karşısında "bize fark etmez" tavrını takınmayalım. Çünkü bu tavır, Âd kavmini helake sürükleyen en büyük sebeplerden biriydi. Allah'ın rahmet kapısı herkese açıktır; yeter ki kul, o kapıyı çalsın ve öğüde kulak versin. Unutmayalım ki, kalpler ancak Allah'ı anmakla huzur bulur ve ancak O'nun kelamıyla yumuşar.
📜 Ayet 134-138 — Şuarâ
Meal — Şuarâ 136
Sure Şuarâ Ayet 136 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : "İster öğüt ver, ister öğüt verenlerden olma, bizce birdir.Sure Ayet 136/227 — Şuarâ الشعراء (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Şuarâ Dinle, Şuarâ Meal, Şuarâ mp3, Şuarâ pdf. Ayet 134–138. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










