Şuarâ · 41/227
Meal Okunuş — Şuarâ
فَلَمَّا جَآءَ ٱلسَّحَرَةُ قَالُواْ لِفِرۡعَوۡنَ أَئِنَّ لَنَا لَأَجۡرًا إِن كُنَّا نَحۡنُ ٱلۡغَٰلِبِينَ  ۝٤١
Falammaa jaaa`as saharatu qaaloo li Fir`awna a`inna lanaa la ajjran in kunnaa nahnul ghaalibeen
📖 Türkçe Anlam
Sihirbazlar geldiklerinde, Firavun'a; "Biz üstün gelirsek, şüphesiz bize bir ücret vardır değil mi?" dediler.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • السَّحَرَةُ: Sihirbazlar, büyücüler.
  • أَجْرًا: Ücret, mükâfat, karşılık.
  • الْغَالِبِينَ: Galip gelenler, üstün gelenler.

Tefsir:

Hz. Musa (a.s.) ile Firavun arasındaki o tarihi mücadelede, Firavun bütün gücünü ve imkânlarını seferber ederek Mısır'ın en mahir sihirbazlarını topladı. Onlar da Firavun'un huzuruna geldiklerinde, daha işin başında dünyevi bir beklenti içine girdiler ve şöyle dediler: "Ey Firavun! Eğer biz Musa'ya karşı galip gelirsek, bize bir mükâfat var mı?" Bu soru, onların kalplerinin dünya sevgisiyle dolu olduğunu ve işin sadece maddi çıkar boyutuyla ilgilendiklerini gösteriyordu. Onlar, sihrin bir sanat değil, bir geçim kapısı olduğunu düşünüyorlardı.

Bu soru, aslında insanın zaaflarını da gözler önüne seriyor: İnsan, çoğu zaman yaptığı işin karşılığını dünyada hemen ister. Ancak mümin, bilir ki asıl karşılık Allah katındadır ve O'nun rızası her türlü dünyevi menfaatten üstündür. Firavun'un sihirbazları, o an için sadece dünyalık bir ücret istiyorlardı; ama Allah'ın izniyle işin sonunda onlar, iman ederek asıl kazancı elde ettiler. Çünkü hakikat ortaya çıktığında, sihirbazların gözleri açıldı ve Musa'nın (a.s.) mucizesinin bir sihir değil, ilahi bir delil olduğunu anladılar.

Bu kıssada bizim için çok önemli bir ders vardır: Dünya malı ve makamı geçicidir; asıl olan, Allah'ın rızasını kazanmaktır. Sihirbazlar, dünyalık bir ücret karşılığında yola çıktılar ama sonunda imanla şereflendiler. Bu da gösteriyor ki, Allah dilediğini hidayete erdirir ve kişinin niyeti ne kadar dünyevi olursa olsun, hakikat ortaya çıktığında kalbi temiz olanlar bunu kabul eder. Rabbimiz bizleri de hakikati görüp kabul edenlerden, dünyanın geçici menfaatlerine aldanmayıp ahiret yurdunu kazananlardan eylesin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 39-43 — Şuarâ

39وَقِيلَ لِلنَّاسِ هَلۡ أَنتُم مُّجۡتَمِعُونَ 
İnsanlara: "Siz de toplanır mısınız?" denildi.
40لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ ٱلسَّحَرَةَ إِن كَانُواْ هُمُ ٱلۡغَٰلِبِينَ 
"Sihirbazlar üstün gelirlerse biz de onlara uyarız" dediler.
41فَلَمَّا جَآءَ ٱلسَّحَرَةُ قَالُواْ لِفِرۡعَوۡنَ أَئِنَّ لَنَا لَأَجۡرًا إِن كُنَّا نَحۡنُ ٱلۡغَٰلِبِينَ 
Sihirbazlar geldiklerinde, Firavun'a; "Biz üstün gelirsek, şüphesiz bize bir ücret vardır değil mi?" dediler.
42قَالَ نَعَمۡ وَإِنَّكُمۡ إِذًا لَّمِنَ ٱلۡمُقَرَّبِينَ 
Firavun: "Evet; o takdirde siz gözde kimselerden olacaksınız" dedi.
43قَالَ لَهُم مُّوسَىٰٓ أَلۡقُواْ مَآ أَنتُم مُّلۡقُونَ 
Musa onlara: "Ne atacaksanız atın" dedi.
ŞuarâKuran Fihrist
227Ayet
MekkiRevelation
41Ayet

Meal — Şuarâ 41

Sure Ayet 41/227 — Şuarâ الشعراء (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Şuarâ Dinle, Şuarâ Meal, Şuarâ mp3, Şuarâ pdf. Ayet 39–43. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler