Şuarâ · 42/227
Meal Okunuş — Şuarâ
قَالَ نَعَمْ وَإِنَّكُمْ إِذًا لَّمِنَ الْمُقَرَّبِينَ ۝٤٢
Qaala na`am wa innakum izal laminal muqarrabeen
📖 Türkçe Anlam
Firavun: "Evet; o takdirde siz gözde kimselerden olacaksınız" dedi.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Naim: Evet, öyle.
  • İzen: O zaman, bu durumda.
  • Mukarrebîn: Yakınlaştırılanlar, gözde olanlar, saraya yakın olanlar.

Tefsir:

Firavun, sihirbazlara hitaben bu sözü söylüyor. Onlar, Musa (a.s.) ile karşılaşacakları büyük mücadelede galip gelmeleri hâlinde kendilerine büyük bir mükâfat ve yüksek makamlar verileceğini talep etmişlerdi. Firavun da onlara bu sözüyle cevap veriyor: "Evet, istediğiniz ödülü ve daha fazlasını alacaksınız. Üstelik sadece sıradan bir ödül değil, sarayımın en gözde insanları, bana en yakın kişiler olacaksınız."

Burada Firavun'un sihirbazlara verdiği söz, onların dünyevi hırslarını harekete geçirmek içindir. O, makam ve mevki vaadiyle onları kendi safında tutmaya çalışıyor. Ancak bu vaat, geçici ve aldatıcı bir dünya menfaatidir. Firavun'un "yakınlaştırılmışlar" ifadesi, onun kendi otoritesine yakın olmayı, kendi katında değerli olmayı kastettiği bir anlam taşır. Oysa gerçek yakınlık, Allah'a yakın olmaktır; O'nun rızasını kazanmaktır.

Bu ayet bize gösteriyor ki, dünya hayatında insanlara makam, mevki ve mal ile vaatlerde bulunulabilir. Ancak mümin, bu tür geçici vaatlere aldanmamalıdır. Asıl hedef, Allah'ın rızasını kazanmak ve O'nun katında değerli olmaktır. Firavun'un bu vaadi, kısa bir süre sonra sihirbazların gerçeği görmesiyle boşa çıkacaktır. Onlar, Musa'nın (a.s.) mucizesini görünce iman edecekler ve Firavun'un bu dünyevi vaatlerinin hiçbir değer taşımadığını anlayacaklardır.

Sevgili kardeşlerim, bu kıssadan hisse şudur: İnsanların verdiği sözler ve vaatler ne kadar büyük olursa olsun, bunlar geçicidir. Asıl olan, Allah'ın vaadidir. Allah'ın vaadi ise asla boşa çıkmaz. Bizler de hayatımızda bize sunulan dünyevi cazibelere kapılmadan, Allah'ın rızasını hedeflemeliyiz. Unutmayalım ki, Allah katında değerli olmak, insanlar katında değerli olmaktan çok daha üstündür ve ebedîdir.

🎧 Dinle

📜 Ayet 40-44 — Şuarâ

40لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ السَّحَرَةَ إِن كَانُوا هُمُ الْغَالِبِينَ
"Sihirbazlar üstün gelirlerse biz de onlara uyarız" dediler.
41فَلَمَّا جَاءَ السَّحَرَةُ قَالُوا لِفِرْعَوْنَ أَئِنَّ لَنَا لَأَجْرًا إِن كُنَّا نَحْنُ الْغَالِبِينَ
Sihirbazlar geldiklerinde, Firavun'a; "Biz üstün gelirsek, şüphesiz bize bir ücret vardır değil mi?" dediler.
42قَالَ نَعَمْ وَإِنَّكُمْ إِذًا لَّمِنَ الْمُقَرَّبِينَ
Firavun: "Evet; o takdirde siz gözde kimselerden olacaksınız" dedi.
43قَالَ لَهُم مُّوسَىٰ أَلْقُوا مَا أَنتُم مُّلْقُونَ
Musa onlara: "Ne atacaksanız atın" dedi.
44فَأَلْقَوْا حِبَالَهُمْ وَعِصِيَّهُمْ وَقَالُوا بِعِزَّةِ فِرْعَوْنَ إِنَّا لَنَحْنُ الْغَالِبُونَ
Onlar da iplerini ve değneklerini attılar ve: "Firavun hakkı için, şüphesiz, biz üstün geleceğiz" dediler.
ŞuarâKuran Fihrist
227Ayet
MekkiRevelation
42Ayet

Meal — Şuarâ 42

Sure Şuarâ Ayet 42 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Firavun: "Evet; o takdirde siz gözde kimselerden olacaksınız" dedi.

Sure Ayet 42/227 — Şuarâ الشعراء (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Şuarâ Dinle, Şuarâ Meal, Şuarâ mp3, Şuarâ pdf. Ayet 40–44. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler