Neml · 21/93
Meal Okunuş — Neml
لَأُعَذِّبَنَّهُ عَذَابًا شَدِيدًا أَوْ لَأَذْبَحَنَّهُ أَوْ لَيَأْتِيَنِّي بِسُلْطَانٍ مُّبِينٍ ۝٢١
La-u`azzibanahoo `azaaban shadeedan aw la azbahannahoo aw layaatiyannee bisultaanim mubeen
📖 Türkçe Anlam
Süleyman, kuşları araştırarak: "Hüdhüd'ü niçin göremiyorum? Yoksa kayıplarda mı? Bana apaçık bir delil getirmelidir; yoksa onu ya şiddetli bir azaba uğratırım yahut keserim" dedi.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • لَأُعَذِّبَنَّهُ عَذَابًا شَدِيدًا: Onu şiddetli bir azaba uğratacağım.
  • أَوْ لَأَذْبَحَنَّهُ: Ya da onu boğazlayacağım (keseceğim).
  • بِسُلْطَانٍ مُّبِينٍ: Apaçık bir delil ile (mazeretini ortaya koyan açık bir kanıt).

Tefsir:

Hz. Süleyman (a.s.), emrine verilmiş olan kuşları ve onların durumlarını teftiş ederken, kendine has bir yeri olan ve yanında bulunması gereken "hüdhüd" (çavuşkuşu) kuşunu göremedi. Bunun üzerine şöyle dedi: "Beni bu kuştan haberdar eden nedir ki onu göremiyorum? Yoksa o, gözümden kaçan bir perdenin ardında mı saklandı, yoksa gerçekten gaipten (uzakta) olanlardan mı oldu?" Durumun onun gerçekten uzaklaştığını gösterdiğini anlayınca, bir yönetici ve peygamber olarak adalet ve disiplini gereği şöyle buyurdu:

"Yemin olsun ki, ya onu şiddetli bir azaba uğratacağım –ki bu onun görevini ihmal etmesine karşı bir terbiye ve ceza olacaktır– ya da onu boğazlayacağım –ki bu, kendisine verilen görevi terk etmesinin ağır bir karşılığıdır– yahut da bana apaçık bir delil ve mazeret getirecek. Eğer haklı bir özrü varsa ve bunu açık bir kanıtla ortaya koyarsa, o zaman cezadan kurtulacaktır."

Bu ifadeler, Hz. Süleyman'ın (a.s.) yönetimindeki adaleti, disiplini ve her işte hakkı ve delili esas alan tavrını göstermektedir. O, bir an bile haksızlık yapmamış, suçluya cezasını vermeden önce mazeretini dinlemeyi ve delilini kabul etmeyi ilke edinmiştir. Bu da bize gösteriyor ki, bir Müslüman, yönetimde, ailede ve toplumda her zaman adil olmalı, suçlamadan önce dinlemeli ve delile önem vermelidir. Hz. Süleyman'ın bu tavrı, aynı zamanda sorumluluk bilincinin ve görev ahlakının ne kadar önemli olduğunu vurgular; herkes yaptığı işten sorumludur ve bu sorumluluğun gereği olarak hesap verebilmelidir.

🎧 Dinle

📜 Ayet 19-23 — Neml

19فَتَبَسَّمَ ضَاحِكًا مِّن قَوْلِهَا وَقَالَ رَبِّ أَوْزِعْنِي أَنْ أَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّتِي أَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلَىٰ وَالِدَيَّ وَأَنْ أَعْمَلَ صَالِحًا تَرْضَاهُ وَأَدْخِلْنِي بِرَحْمَتِكَ فِي عِبَادِكَ الصَّالِحِينَ
Süleyman, onun sözüne hafifçe güldü ve: "Rabbim! Bana ve ana babama verdiğin nimete şükürde, hoşnut olacağın işi yapmakta beni muvaffak kıl. Rahmetinle, beni iyi kullarının arasına koy" dedi.
20وَتَفَقَّدَ الطَّيْرَ فَقَالَ مَا لِيَ لَا أَرَى الْهُدْهُدَ أَمْ كَانَ مِنَ الْغَائِبِينَ
Süleyman, kuşları araştırarak: "Hüdhüd'ü niçin göremiyorum? Yoksa kayıplarda mı? Bana apaçık bir delil getirmelidir; yoksa onu ya şiddetli bir azaba uğratırım yahut keserim" dedi.
21لَأُعَذِّبَنَّهُ عَذَابًا شَدِيدًا أَوْ لَأَذْبَحَنَّهُ أَوْ لَيَأْتِيَنِّي بِسُلْطَانٍ مُّبِينٍ
Süleyman, kuşları araştırarak: "Hüdhüd'ü niçin göremiyorum? Yoksa kayıplarda mı? Bana apaçık bir delil getirmelidir; yoksa onu ya şiddetli bir azaba uğratırım yahut keserim" dedi.
22فَمَكَثَ غَيْرَ بَعِيدٍ فَقَالَ أَحَطتُ بِمَا لَمْ تُحِطْ بِهِ وَجِئْتُكَ مِن سَبَإٍ بِنَبَإٍ يَقِينٍ
Çok geçmeden Hüdhüd gelip Süleyman'a: "Senin bilmediğin bir şeyi öğrendim. Sana Sebe'den doğru bir haber getirdim. Ora halkına hükmeden, herşeyden kendisine bolca verilen ve büyük bir tahta sahip olan bir kadın buldum; onun ve milletinin Allah'ı bırakıp güneşe secde ettiklerini gördüm. Göklerde ve yerde gizli olanları ortaya koyan, gizlediğiniz ve açıkladığınız şeyleri bilen Allah'a secde etmemeleri için şeytan, kendilerine, yaptıklarını güzel göstermiş, onları doğru yoldan alıkoymuştur. Bunun için, doğru yolu bulamazlar. O çok büyük arşın sahibi olan Allah'tan başka tanrı yoktur" dedi.
23إِنِّي وَجَدتُّ امْرَأَةً تَمْلِكُهُمْ وَأُوتِيَتْ مِن كُلِّ شَيْءٍ وَلَهَا عَرْشٌ عَظِيمٌ
Çok geçmeden Hüdhüd gelip Süleyman'a: "Senin bilmediğin bir şeyi öğrendim. Sana Sebe'den doğru bir haber getirdim. Ora halkına hükmeden, herşeyden kendisine bolca verilen ve büyük bir tahta sahip olan bir kadın buldum; onun ve milletinin Allah'ı bırakıp güneşe secde ettiklerini gördüm. Göklerde ve yerde gizli olanları ortaya koyan, gizlediğiniz ve açıkladığınız şeyleri bilen Allah'a secde etmemeleri için şeytan, kendilerine, yaptıklarını güzel göstermiş, onları doğru yoldan alıkoymuştur. Bunun için, doğru yolu bulamazlar. O çok büyük arşın sahibi olan Allah'tan başka tanrı yoktur" dedi.
NemlKuran Fihrist
93Ayet
MekkiRevelation
21Ayet

Meal — Neml 21

Sure Neml Ayet 21 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Süleyman, kuşları araştırarak: "Hüdhüd'ü niçin göremiyorum? Yoksa kayıplarda mı? Bana…

Sure Ayet 21/93 — Neml النمل (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Neml Dinle, Neml Meal, Neml mp3, Neml pdf. Ayet 19–23. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler