Kasas · 7/88
Meal Okunuş — Kasas
وَأَوْحَيْنَا إِلَىٰ أُمِّ مُوسَىٰ أَنْ أَرْضِعِيهِ ۖ فَإِذَا خِفْتِ عَلَيْهِ فَأَلْقِيهِ فِي الْيَمِّ وَلَا تَخَافِي وَلَا تَحْزَنِي ۖ إِنَّا رَادُّوهُ إِلَيْكِ وَجَاعِلُوهُ مِنَ الْمُرْسَلِينَ ۝٧
Wa awhainaaa ilaaa ummi Moosaaa an ardi`eehi faizaa khifti `alaihi fa alqeehi filyammi wa laa takhaafee wa laa tahzaneee innaa raaaddoohu ilaiki wa jaa`iloohu minal mursaleen
📖 Türkçe Anlam
Musa'nın annesine: "Çocuğu emzir, başına gelecekten korktuğun zaman onu suya bırak; korkma, üzülme; Biz şüphesiz onu sana döndüreceğiz ve peygamber yapacağız" diye bildirmiştik.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Evhâ (أوحينا): İlham ettik, kalbine bildirdik. Burada peygamberlik vahyi değil, Allah'ın kalbe attığı bir ilham ve iç huzurudur.
  • Ümmi Mûsâ (أم موسى): Hz. Musa'nın annesi.
  • Erdıîhi (أرضعيه): Onu emzir.
  • Yemm (اليم): Su, deniz, nehir. Burada Nil Nehri kastedilmiştir.
  • Lâ tehâfî (لا تخافي): Korkma.
  • Lâ tahzenî (لا تحزني): Üzülme.
  • Râddûhü (رادوه): Onu sana geri döndüreceğiz.
  • Mürselîn (المرسلين): Peygamberler, elçiler.

Tefsir:

Bu ayet, Allah'ın kudretini ve veli kullarına olan yardımını gösteren en büyük delillerden biridir. Hz. Musa'nın annesine, henüz bebekken verilen bu ilham, iman ve tevekkülün zirvesidir. Allah Teâlâ, korku ve endişe içindeki bir anneye, dünyanın en zor görünen emrini veriyor: "Onu emzir, ama canından endişe ettiğin anda onu nehre bırak!"

Bu, aklen imkânsız görünen bir emirdir. Bir anne, yavrusunu nasıl suya atar? Fakat Allah, bu emri verirken aynı zamanda güvence de veriyor: "Korkma, üzülme! Biz onu sana geri döndüreceğiz ve onu peygamberlerden biri yapacağız." İşte gerçek tevekkül budur: Sebeplere sarılmak, sonucu Allah'a bırakmak. Anne, elinden geleni yaptı; bebeğini emzirdi, sonra Allah'ın emrine teslim oldu ve onu sandığa koyup Nil'e bıraktı.

Burada Müslümanlara çok büyük bir ders vardır: Allah'a güvenen kimseyi Allah asla yalnız bırakmaz. En karanlık anlarda bile Allah'ın bir planı vardır. Senin görevin, emredileni yapmak ve sonucu Allah'a havale etmektir. Allah, o bebeği Nil'de boğdurmadı; aksine onu, düşmanının sarayına ulaştırdı. Düşmanın kucağında büyüyen bir çocuk, düşmanın tahtını sarsacaktı. İşte Allah'ın hikmeti!

Sevgili kardeşim, sen de hayatında zorluklarla karşılaştığında, çaresiz kaldığını hissettiğinde bu ayeti hatırla. Allah, Hz. Musa'nın annesine verdiği güvenceyi sana da veriyor: "Korkma, üzülme!" Çünkü Allah, kendisine sığınanı asla yüzüstü bırakmaz. Senin imtihanın ne kadar büyük olursa olsun, Allah'ın yardımı daha büyüktür. Yeter ki O'na güven ve O'nun emrine teslim ol.

Bu kıssa, aynı zamanda Allah'ın veli kullarına verdiği ilhamın (ilhâm) gerçekliğini de gösterir. Allah, dilediği kullarının kalbine doğruyu ilham eder ve onları doğru yola iletir. Hz. Musa'nın annesi, peygamber değildi ama Allah ona ilham etti ve o da bu ilhama uydu. Sonuç, hem dünyada hem ahirette en güzel olanıydı: Evladına kavuştu, hem de onun peygamber olduğunu gördü.

Allah'ın vaadi asla boşa çıkmaz. O, "Biz onu sana geri döndüreceğiz" dedi ve öyle de oldu. Sen de Allah'ın vaadine güven. O'nun yardımı, senin hesap etmediğin yerden gelir. Yeter ki imanla sabret ve O'na teslim ol.

🎧 Dinle

📜 Ayet 5-9 — Kasas

5وَنُرِيدُ أَن نَّمُنَّ عَلَى الَّذِينَ اسْتُضْعِفُوا فِي الْأَرْضِ وَنَجْعَلَهُمْ أَئِمَّةً وَنَجْعَلَهُمُ الْوَارِثِينَ
Biz, memlekette güçsüz sayılanlara iyilikte bulunmak, onları önderler kılmak, onları varis yapmak, memlekete yerleştirmek; Firavun, Haman ve her ikisinin askerlerine, çekinmekte oldukları şeyleri göstermek istiyorduk.
6وَنُمَكِّنَ لَهُمْ فِي الْأَرْضِ وَنُرِيَ فِرْعَوْنَ وَهَامَانَ وَجُنُودَهُمَا مِنْهُم مَّا كَانُوا يَحْذَرُونَ
Biz, memlekette güçsüz sayılanlara iyilikte bulunmak, onları önderler kılmak, onları varis yapmak, memlekete yerleştirmek; Firavun, Haman ve her ikisinin askerlerine, çekinmekte oldukları şeyleri göstermek istiyorduk.
7وَأَوْحَيْنَا إِلَىٰ أُمِّ مُوسَىٰ أَنْ أَرْضِعِيهِ ۖ فَإِذَا خِفْتِ عَلَيْهِ فَأَلْقِيهِ فِي الْيَمِّ وَلَا تَخَافِي وَلَا تَحْزَنِي ۖ إِنَّا رَادُّوهُ إِلَيْكِ وَجَاعِلُوهُ مِنَ الْمُرْسَلِينَ
Musa'nın annesine: "Çocuğu emzir, başına gelecekten korktuğun zaman onu suya bırak; korkma, üzülme; Biz şüphesiz onu sana döndüreceğiz ve peygamber yapacağız" diye bildirmiştik.
8فَالْتَقَطَهُ آلُ فِرْعَوْنَ لِيَكُونَ لَهُمْ عَدُوًّا وَحَزَنًا ۗ إِنَّ فِرْعَوْنَ وَهَامَانَ وَجُنُودَهُمَا كَانُوا خَاطِئِينَ
Firavun'un adamları onu almışlardı. Firavun, Haman ve askerleri, suçlu olduklarından, o onlara düşman ve başlarına da dert olacaktı.
9وَقَالَتِ امْرَأَتُ فِرْعَوْنَ قُرَّتُ عَيْنٍ لِّي وَلَكَ ۖ لَا تَقْتُلُوهُ عَسَىٰ أَن يَنفَعَنَا أَوْ نَتَّخِذَهُ وَلَدًا وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ
Firavun'un karısı: "Benim de senin de gözün aydın olsun! Onu öldürmeyiniz, belki bize faydalı olur yahut onu oğul ediniriz" dedi. Aslında işin farkında değillerdi.
KasasKuran Fihrist
88Ayet
MekkiRevelation
7Ayet

Meal — Kasas 7

Sure Ayet 7/88 — Kasas القصص (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Kasas Dinle, Kasas Meal, Kasas mp3, Kasas pdf. Ayet 5–9. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler