Âl-i İmrân · 103/200
Meal Okunuş — Âl-i İmrân
وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللَّهِ جَمِيعًا وَلَا تَفَرَّقُوا ۚ وَاذْكُرُوا نِعْمَتَ اللَّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ كُنتُمْ أَعْدَاءً فَأَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَأَصْبَحْتُم بِنِعْمَتِهِ إِخْوَانًا وَكُنتُمْ عَلَىٰ شَفَا حُفْرَةٍ مِّنَ النَّارِ فَأَنقَذَكُم مِّنْهَا ۗ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ اللَّهُ لَكُمْ آيَاتِهِ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ ۝١٠٣
Wa`tasimoo bi Hablil laahi jamee`anw wa laa tafarraqoo; wazkuroo ni`matal laahi alaikum iz kuntum a`daaa`an fa allafa baina quloobikum fa asbah tum bini`matiheee ikhwaananw wa kuntum `alaa shafaa hufratim minan Naari fa anqazakum minhaa; kazaalika yubaiyinul laahu lakum aayaatihee la`allakum tahtadoon
📖 Türkçe Anlam
Toptan Allah'ın ipine sarılın, ayrılmayın. Allah'ın size olan nimetini anın: Düşmandınız, kalblerinizin arasını uzlaştırdı da onun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Bir ateş çukurunun kenarında idiniz, sizi oradan kurtardı. Allah, doğru yola erişesiniz diye size böylece ayetlerini açıklar.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • İ'tisâm: Sımsıkı sarılmak, tutunmak, korunmak.
  • Habllullah: Allah'ın ipi. Bu, Kur'an ve İslam dinidir.
  • Teferruk: Ayrılmak, bölünmek, parçalanmak.
  • Te'lif: Birleştirmek, uzlaştırmak, kalpleri kaynaştırmak.
  • Şefâ: Kenar, kıyı, uç nokta.
  • Hufre: Çukur.
  • İnkâz: Kurtarmak, kurtuluşa erdirmek.

Tefsir:

Ey iman edenler! Allah'ın ipine, yani O'nun kitabı Kur'an'a ve Peygamberi'nin sünnetine hepiniz topluca sımsıkı sarılın. Bu ilahi ip, sizi dünyada doğru yola iletir, ahirette de cennete ulaştırır. Sakın ayrılığa düşmeyin, tefrikaya sebep olacak söz ve davranışlardan uzak durun. Çünkü ümmetin birliği, İslam'ın en büyük gücüdür; ayrılık ise düşmanın işine yarayan en büyük zaafiyettir.

Ey müminler! Allah'ın üzerinizdeki büyük nimetini düşünün ve hatırlayın. Siz, İslam'dan önce birbirinize düşman kesilmiş, kan davaları güden, en ufak bir meselede birbirinizin kanını akıtan topluluklardınız. Cahiliye karanlığında birbirinize yabancıydınız. İşte Allah, İslam'ın nuruyla kalplerinizi birleştirdi, aranıza sevgi ve kardeşlik bağı yerleştirdi. O'nun bu lütfu ve ihsanı sayesinde birbirinizi seven, birbirinize destek olan, din kardeşliğiyle kenetlenmiş kardeşler oldunuz. Bu, hiçbir dünya gücünün başaramayacağı, ancak Allah'ın kudretiyle gerçekleşen muhteşem bir dönüşümdür.

Yine siz, o gün cehennem çukurunun tam kenarındaydınız. Küfrünüz ve günahlarınız sebebiyle ateşe düşmenize neredeyse bir an kalmıştı. İşte Allah, size İslam'ı göndererek, imanı kalplerinize yerleştirerek sizi o ateşten kurtardı. Bu, büyük bir kurtuluştur; bunun kıymetini bilin ve bu nimete şükredin.

İşte Allah, size ayetlerini böyle açıklıyor. Sizin dünya ve ahiret işlerinizi düzenleyen, sizi doğru yola ileten hükümlerini, emir ve yasaklarını apaçık beyan ediyor. Ta ki siz, hidayet üzere olun, doğru yoldan sapmayın ve bu birlik ve kardeşlik nimetinin devamını sağlayın. Bu ayet, Müslümanların birliğini korumaları, aralarındaki sevgiyi ve kardeşliği daim etmeleri için en büyük bir öğüt ve en parlak bir rehberdir.

🎧 Dinle

📜 Ayet 101-105 — Âl-i İmrân

101وَكَيْفَ تَكْفُرُونَ وَأَنتُمْ تُتْلَىٰ عَلَيْكُمْ آيَاتُ اللَّهِ وَفِيكُمْ رَسُولُهُ ۗ وَمَن يَعْتَصِم بِاللَّهِ فَقَدْ هُدِيَ إِلَىٰ صِرَاطٍ مُّسْتَقِيمٍ
Allah'ın ayetleri size okunur, aranızda da Peygamberi bulunurken nasıl inkar edersiniz? Kim Allah'ın Kitabına sarılırsa şüphesiz doğru yola erişir.
102يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ حَقَّ تُقَاتِهِ وَلَا تَمُوتُنَّ إِلَّا وَأَنتُم مُّسْلِمُونَ
Ey inananlar! Allah'tan, sakınılması gerektiği gibi sakının, sizler ancak müslüman olarak can verin.
103وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللَّهِ جَمِيعًا وَلَا تَفَرَّقُوا ۚ وَاذْكُرُوا نِعْمَتَ اللَّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ كُنتُمْ أَعْدَاءً فَأَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَأَصْبَحْتُم بِنِعْمَتِهِ إِخْوَانًا وَكُنتُمْ عَلَىٰ شَفَا حُفْرَةٍ مِّنَ النَّارِ فَأَنقَذَكُم مِّنْهَا ۗ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ اللَّهُ لَكُمْ آيَاتِهِ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ
Toptan Allah'ın ipine sarılın, ayrılmayın. Allah'ın size olan nimetini anın: Düşmandınız, kalblerinizin arasını uzlaştırdı da onun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Bir ateş çukurunun kenarında idiniz, sizi oradan kurtardı. Allah, doğru yola erişesiniz diye size böylece ayetlerini açıklar.
104وَلْتَكُن مِّنكُمْ أُمَّةٌ يَدْعُونَ إِلَى الْخَيْرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنكَرِ ۚ وَأُولَٰئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
Sizden, iyiye çağıran, doğruluğu emreden ve fenalıktan meneden bir cemaat olsun. İşte başarıya erişenler yalnız onlardır.
105وَلَا تَكُونُوا كَالَّذِينَ تَفَرَّقُوا وَاخْتَلَفُوا مِن بَعْدِ مَا جَاءَهُمُ الْبَيِّنَاتُ ۚ وَأُولَٰئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ
Kendilerine belgeler geldikten sonra ayrılan ve ayrılığa düşenler gibi olmayın. Bir takım yüzlerin ağaracağı ve bir takım yüzlerin kararacağı günde büyük azab onlaradır. Yüzleri kararanlara: "İnanmanızdan sonra inkar eder misiniz? İnkar etmenizden dolayı tadın azabı" denecektir.
Âl-i İmrânKuran Fihrist
200Ayet
MedeniRevelation
103Ayet

Meal — Âl-i İmrân 103

Sure Âl-i İmrân Ayet 103 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Toptan Allah'ın ipine sarılın, ayrılmayın. Allah'ın size olan nimetini anın:…

Sure Ayet 103/200 — Âl-i İmrân آل عمران (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Âl-i İmrân Dinle, Âl-i İmrân Meal, Âl-i İmrân mp3, Âl-i İmrân pdf. Ayet 101–105. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler