Âl-i İmrân · 113/200
Meal Okunuş — Âl-i İmrân
۞ لَيۡسُواْ سَوَآءًۗ مِّنۡ أَهۡلِ ٱلۡكِتَٰبِ أُمَّةٌ قَآئِمَةٌ يَتۡلُونَ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ ءَانَآءَ ٱلَّيۡلِ وَهُمۡ يَسۡجُدُونَ  ۝١١٣
Laisoo sawaaa`a; min Ahlil Kitaabi ummatun qaaa`imatuny yatloona Aayaatil laahi aanaaa`al laili wa hum yasjudoon
📖 Türkçe Anlam
Kitap ehlinin hepsi bir değildir: Onlardan geceleri secdeye kapanarak Allah'ın ayetlerini okuyup duranlar vardır; bunlar Allah'a ve ahiret gününe inanır, kötülükten meneder, iyiliklere koşarlar. İşte onlar iyilerdendir.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Ümmetün kâimetün: Doğru ve istikamet üzere olan, Allah'ın emirlerini yerine getiren bir topluluk.
  • Yetlûne: Okurlar, tilavet ederler.
  • Ânâe’l-leyl: Gecenin saatleri, vakitleri.
  • Yecüdûn: Secde ederler, namaz kılarlar.

Tefsir:

Bu mübarek ayet, Ehl-i Kitap hakkında önemli bir gerçeği ortaya koymaktadır: Bütün Ehl-i Kitap aynı değildir. Onları tek bir kalıpta değerlendirmek, büyük bir haksızlık olur. Aralarında öyle samimi, öyle ihlaslı kimseler vardır ki, bunlar Allah'ın dinine gönülden bağlanmış, hakikati arayan ve bulan kimselerdir.

Bu ayetin nazil olma sebebi oldukça anlamlıdır. Medine'de yaşayan bazı Yahudi bilginleri, özellikle Abdullah bin Selam ve arkadaşları, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in getirdiği mesajın hak olduğunu anlayıp Müslüman olmuşlardı. Bunun üzerine diğer Yahudiler, "Bizim en kötülerimiz Muhammed'e iman etti; iyi olanlarımız olsaydı, atalarının dinini bırakmazlardı" diyerek onları küçümsemeye çalıştılar. İşte bu ayet, onların bu iddiasını çürütmekte ve Müslüman olan bu samimi insanları övmektedir.

Allah Teâlâ bu ayette, Ehl-i Kitap'tan bir topluluğun vasıflarını saymaktadır:

Birincisi: Onlar "kâim" bir ümmettir. Yani Allah'ın emirlerini ayakta tutan, dinin direği olan, hak ve adalet üzere dosdoğru yürüyen kimselerdir. Onlar sadece inanmakla kalmaz, inandıklarını yaşarlar ve yaşatırlar.

İkincisi: Onlar, Allah'ın ayetlerini gecenin saatlerinde tilavet ederler. Yani Kur'an'ı ve kendilerine indirilen ilahi kitapları okurlar, üzerinde düşünürler, manasını anlamaya çalışırlar. Bu okuma, sadece dilleriyle değil, kalpleriyle de olan bir okumadır.

Üçüncüsü: Onlar secde ederler. Yani gecenin o sessiz ve sakin saatlerinde kalkıp namaz kılarlar, Allah'ın huzurunda boyun bükerler, O'na yaklaşmanın huzurunu yaşarlar. Bu, onların imanlarının ne kadar derin olduğunu göstermektedir.

Bu ayet bize çok önemli bir ders vermektedir: İnsanları toptan yargılamak, bir milleti veya bir grubu tamamen kötülemek doğru değildir. Her toplumda iyiler olduğu gibi kötüler de olabilir. Önemli olan, kişinin kendi tercihi ve samimiyetidir.

Ayrıca bu ayet, gecenin manevi değerine de işaret etmektedir. Gece namazı, kalbi arındıran, imanı tazeleyen, insanı Allah'a yaklaştıran çok kıymetli bir ibadettir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) de gece namazına büyük önem vermiş ve ümmetine tavsiye etmiştir.

Sevgili kardeşlerim! Bu ayet, hakikati arayan herkese kapıların açık olduğunu müjdelemektedir. Kim samimi olarak Allah'a yönelir, O'nun kitabını okur ve O'na ibadet ederse, hangi milletten olursa olsun, Allah katında değerli bir konuma ulaşır. Bizler de bu ayetten ilham alarak, gecelerimizi ibadetle, Kur'an okuyarak ve Allah'ı zikrederek ihya etmeye gayret etmeliyiz. Unutmayalım ki, gecenin huzurunda yapılan dualar, Allah katında makbuldür ve kalplerimize tarifsiz bir huzur verir.

🎧 Dinle

📜 Ayet 111-115 — Âl-i İmrân

111لَن يَضُرُّوكُمۡ إِلَّآ أَذًىۖ وَإِن يُقَٰتِلُوكُمۡ يُوَلُّوكُمُ ٱلۡأَدۡبَارَ ثُمَّ لَا يُنصَرُونَ 
Onlar incitmekten başka size bir zarar veremezler. Sizinle savaşa koyulurlarsa, geri dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardım da edilmez.
112ضُرِبَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلذِّلَّةُ أَيۡنَ مَا ثُقِفُوٓاْ إِلَّا بِحَبۡلٍ مِّنَ ٱللَّهِ وَحَبۡلٍ مِّنَ ٱلنَّاسِ وَبَآءُو بِغَضَبٍ مِّنَ ٱللَّهِ وَضُرِبَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلۡمَسۡكَنَةُۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ كَانُواْ يَكۡفُرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَيَقۡتُلُونَ ٱلۡأَنۢبِيَآءَ بِغَيۡرِ حَقٍّۚ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَواْ وَّكَانُواْ يَعۡتَدُونَ 
Nerede bulunsalar Allah'ın ve inanan insanların himayesinde olanlar müstesna onlara alçaklık damgası vurulmuştur. Allah'tan bir gazaba uğradılar, onlara aşağılık damgası vuruldu. Bu, Allah'ın ayetlerini inkar etmeleri ve haksız yere peygamberleri öldürmelerindendir. Bu, karşı gelmeleri ve taşkınlık yapmalarındandır.
113۞ لَيۡسُواْ سَوَآءًۗ مِّنۡ أَهۡلِ ٱلۡكِتَٰبِ أُمَّةٌ قَآئِمَةٌ يَتۡلُونَ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ ءَانَآءَ ٱلَّيۡلِ وَهُمۡ يَسۡجُدُونَ 
Kitap ehlinin hepsi bir değildir: Onlardan geceleri secdeye kapanarak Allah'ın ayetlerini okuyup duranlar vardır; bunlar Allah'a ve ahiret gününe inanır, kötülükten meneder, iyiliklere koşarlar. İşte onlar iyilerdendir.
114يُؤۡمِنُونَ بِٱللَّهِ وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِ وَيَأۡمُرُونَ بِٱلۡمَعۡرُوفِ وَيَنۡهَوۡنَ عَنِ ٱلۡمُنكَرِ وَيُسَٰرِعُونَ فِي ٱلۡخَيۡرَٰتِۖ وَأُوْلَٰٓئِكَ مِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ 
Kitap ehlinin hepsi bir değildir: Onlardan geceleri secdeye kapanarak Allah'ın ayetlerini okuyup duranlar vardır; bunlar Allah'a ve ahiret gününe inanır, kötülükten meneder, iyiliklere koşarlar. İşte onlar iyilerdendir.
115وَمَا يَفۡعَلُواْ مِنۡ خَيۡرٍ فَلَن يُكۡفَرُوهُۗ وَٱللَّهُ عَلِيمُۢ بِٱلۡمُتَّقِينَ 
Ne iyilik yaparlarsa, karşılığını bulacaklardır. Allah sakınanları bilir.
Âl-i İmrânKuran Fihrist
200Ayet
MedeniRevelation
113Ayet

Meal — Âl-i İmrân 113

Sure Ayet 113/200 — Âl-i İmrân آل عمران (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Âl-i İmrân Dinle, Âl-i İmrân Meal, Âl-i İmrân mp3, Âl-i İmrân pdf. Ayet 111–115. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler