Âl-i İmrân · 114/200
Meal Okunuş — Âl-i İmrân
يُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنكَرِ وَيُسَارِعُونَ فِي الْخَيْرَاتِ وَأُولَٰئِكَ مِنَ الصَّالِحِينَ ۝١١٤
Yu`minoona billaahi wal Yawmil Aakhiri wa yaa muroona bilma`roofi wa yanhawna `anil munkari wa yusaari`oona fil khairaati wa ulaa`ika minas saaliheen
📖 Türkçe Anlam
Kitap ehlinin hepsi bir değildir: Onlardan geceleri secdeye kapanarak Allah'ın ayetlerini okuyup duranlar vardır; bunlar Allah'a ve ahiret gününe inanır, kötülükten meneder, iyiliklere koşarlar. İşte onlar iyilerdendir.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • El-Ma'ruf (المعروف): Aklın ve şeriatın güzel gördüğü, iyi ve doğru olan her şey.
  • El-Münker (المنكر): Aklın ve şeriatın çirkin gördüğü, kötü ve yanlış olan her şey.
  • Yüsariûn (يُسَارِعُونَ): Acele ederler, yarışırcasına koşarlar, hiç vakit kaybetmeden öne atılırlar.
  • Es-Sâlihîn (الصَّالِحِينَ): Niyetleri ve amelleri düzgün olan, Allah katında iyi ve temiz kullar.

Tefsir:

Bu mübarek ayet, Allah'ın razı olduğu kulların vasıflarını bizlere en güzel şekilde sunmaktadır. Bu kimseler, öncelikle Allah'a ve ahiret gününe kesin bir imanla inanırlar. Onların imanı taklitten tahkike, yani körü körüne değil, kalpleriyle tasdik edip akıllarıyla da bunu benimseyen sağlam bir imandır. Ahiret gününe iman etmeleri, onların dünya hayatını anlamlandırır ve her amelin bir karşılığı olduğu bilinciyle yaşamalarını sağlar.

Bu imanın doğal bir sonucu olarak, iyiliği emreder, kötülükten nehyederler. Yani sadece kendileri iyi olmakla yetinmezler; çevrelerindeki insanları da hayra, doğruluğa, adalete ve güzelliğe çağırırlar. Toplumun huzuru ve kurtuluşu için üzerlerine düşen sorumluluğu bilirler. Karşılaştıkları kötülük, zulüm ve yanlışlık karşısında sessiz kalmazlar; ellerinden geldiğince engel olmaya, doğruyu göstermeye çalışırlar.

Onların en belirgin özelliklerinden biri de hayırlarda yarışmalarıdır. Hayır işlerine çağrıldıklarında hemen koşarlar, fırsatları değerlendirirler. "Bugün yaparım, yarın yaparım" demezler; çünkü ölümün ne zaman geleceğini bilemezler. Bu yüzden namaz, oruç, zekât, sadaka, ilim öğrenmek, insanlara faydalı olmak gibi her türlü güzel amelde birbirleriyle yarışırcasına öne geçmeye çalışırlar. Tembellik ve erteleme onların şiarı değildir; şevk ve gayret onların yoludur.

İşte bu vasıfları taşıyan kimseler, ayetin sonunda müjdelendiği üzere, Allah'ın salih kullarıdır. Onların niyetleri halis, amelleri sağlamdır. Dünyada huzur bulurlar, ahirette ise Allah'ın rahmeti ve cennetiyle ödüllendirilirler.

Sevgili kardeşlerim, bu ayet bizlere gösteriyor ki gerçek kurtuluş, sadece iman etmekle değil; imanı hayata aktarmakla, iyiliği yaymakla, kötülükle mücadele etmekle ve hayırlarda yarışmakla mümkündür. Allah hepimizi bu güzel vasıflarla donatılmış salih kullarından eylesin. Amin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 112-116 — Âl-i İmrân

112ضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الذِّلَّةُ أَيْنَ مَا ثُقِفُوا إِلَّا بِحَبْلٍ مِّنَ اللَّهِ وَحَبْلٍ مِّنَ النَّاسِ وَبَاءُوا بِغَضَبٍ مِّنَ اللَّهِ وَضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الْمَسْكَنَةُ ۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ كَانُوا يَكْفُرُونَ بِآيَاتِ اللَّهِ وَيَقْتُلُونَ الْأَنبِيَاءَ بِغَيْرِ حَقٍّ ۚ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَوا وَّكَانُوا يَعْتَدُونَ
Nerede bulunsalar Allah'ın ve inanan insanların himayesinde olanlar müstesna onlara alçaklık damgası vurulmuştur. Allah'tan bir gazaba uğradılar, onlara aşağılık damgası vuruldu. Bu, Allah'ın ayetlerini inkar etmeleri ve haksız yere peygamberleri öldürmelerindendir. Bu, karşı gelmeleri ve taşkınlık yapmalarındandır.
113۞ لَيْسُوا سَوَاءً ۗ مِّنْ أَهْلِ الْكِتَابِ أُمَّةٌ قَائِمَةٌ يَتْلُونَ آيَاتِ اللَّهِ آنَاءَ اللَّيْلِ وَهُمْ يَسْجُدُونَ
Kitap ehlinin hepsi bir değildir: Onlardan geceleri secdeye kapanarak Allah'ın ayetlerini okuyup duranlar vardır; bunlar Allah'a ve ahiret gününe inanır, kötülükten meneder, iyiliklere koşarlar. İşte onlar iyilerdendir.
114يُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنكَرِ وَيُسَارِعُونَ فِي الْخَيْرَاتِ وَأُولَٰئِكَ مِنَ الصَّالِحِينَ
Kitap ehlinin hepsi bir değildir: Onlardan geceleri secdeye kapanarak Allah'ın ayetlerini okuyup duranlar vardır; bunlar Allah'a ve ahiret gününe inanır, kötülükten meneder, iyiliklere koşarlar. İşte onlar iyilerdendir.
115وَمَا يَفْعَلُوا مِنْ خَيْرٍ فَلَن يُكْفَرُوهُ ۗ وَاللَّهُ عَلِيمٌ بِالْمُتَّقِينَ
Ne iyilik yaparlarsa, karşılığını bulacaklardır. Allah sakınanları bilir.
116إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا لَن تُغْنِيَ عَنْهُمْ أَمْوَالُهُمْ وَلَا أَوْلَادُهُم مِّنَ اللَّهِ شَيْئًا ۖ وَأُولَٰئِكَ أَصْحَابُ النَّارِ ۚ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ
İnkar eden kimselerin malları ve çocukları, Allah'tan yana, onlara bir fayda vermeyecektir. İşte onlar cehennemliklerdir, onlar orada temellidirler.
Âl-i İmrânKuran Fihrist
200Ayet
MedeniRevelation
114Ayet

Meal — Âl-i İmrân 114

Sure Âl-i İmrân Ayet 114 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Kitap ehlinin hepsi bir değildir: Onlardan geceleri secdeye kapanarak Allah'ın…

Sure Ayet 114/200 — Âl-i İmrân آل عمران (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Âl-i İmrân Dinle, Âl-i İmrân Meal, Âl-i İmrân mp3, Âl-i İmrân pdf. Ayet 112–116. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler