Lokmân · 30/34
Meal Okunuş — Lokmân
ذَٰلِكَ بِأَنَّ اللَّهَ هُوَ الْحَقُّ وَأَنَّ مَا يَدْعُونَ مِن دُونِهِ الْبَاطِلُ وَأَنَّ اللَّهَ هُوَ الْعَلِيُّ الْكَبِيرُ ۝٣٠
Zaalika bi annal laaha Huwal Haqqu wa anna maa yad`oona min doonihil baatilu wa annal laaha Huwal `Aliyyul Kabeer
📖 Türkçe Anlam
Bu, Allah'ın hak olmasından ve O'ndan başka taptıkları şeylerin batıl olmasındandır. Doğrusu Allah yücedir, büyüktür.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • el-Hakk (الْحَقُّ): Varlığı kendinden, sabit ve gerçek olan; yok olması ve değişmesi mümkün olmayan.
  • el-Bâtıl (الْبَاطِلُ): Gerçekliği olmayan, yok olmaya mahkûm olan, asılsız şey.
  • el-Aliyy (الْعَلِيُّ): Zâtı, kudreti ve kahrı ile her şeyin üstünde olan, en yüce.
  • el-Kebîr (الْكَبِيرُ): Her şeyden büyük, ulu; hiçbir şeyin kendisine denk olmadığı.

Tefsir:

Bu âyet-i kerîme, Allah'ın kudretini ve birliğini gösteren delilleri, yaratılıştaki muhteşem düzeni ve nimetleri hatırlattıktan sonra, bunların hepsinin tek bir gerçeğe işaret ettiğini beyan etmektedir: O gerçek, Allah'ın (c.c.) varlığının ve ulûhiyetinin hak olduğudur.

Evet, ey insan! Göklerin ve yerin yaratılışına, gece ile gündüzün birbirini takip edişine, gemilerin denizde akıp gitmesine, yağmurun hayat verişine bir bak! Bütün bunlar, kendiliğinden olamaz. Bunları yaratan, yöneten ve çekip çeviren bir kudret sahibi vardır. İşte o, Allah'tır. O, zâtında, sıfatlarında ve fiillerinde haktır. Yani O'nun varlığı gerçektir, O'na ibadet etmek gerçektir, O'nun vaadi gerçektir, O'nun azabı gerçektir. Hiçbir şey O'na denk değildir ve O'ndan başka ibadete layık hiçbir varlık yoktur.

Öte yandan, müşriklerin Allah'ı bırakıp da dua ettikleri, yalvardıkları ve kendilerine şefaatçi edindikleri o putlar, o heykeller, o yıldızlar ve o ölüler... İşte bunların hepsi bâtıldır. Yani gerçekte hiçbir varlıkları yoktur, hiçbir güçleri yoktur, hiçbir fayda ve zarar veremezler. Onlar sadece birer isimden ve hayalden ibarettir. Onlara kulluk etmek, boşuna emek harcamak ve kaybolup gidecek bir seraba sarılmaktır. Çünkü bâtıl olan her şey, eninde sonunda yok olmaya mahkûmdur.

İşte bu gerçek, bize Allah'ın iki büyük sıfatını daha öğretir: el-Aliyy ve el-Kebîr. Allah, el-Aliyy'dir; yani O, zâtı ile, kudreti ile ve kahrı ile her şeyin üstündedir. Hiçbir mahlûk O'na ulaşamaz, O'nun yüceliğini idrak edemez. O, el-Kebîr'dir; yani O, her şeyden büyüktür. O'nun büyüklüğü karşısında dağlar küçülür, gökler ve yer O'nun kudreti karşısında bir zerre gibidir. O'nun büyüklüğü öyle bir büyüklüktür ki, O'na ortak koşmak, O'nun şanına asla yakışmayan bir cehalettir.

Sevgili kardeşim! Bu âyet, kalbimize şu hakikati nakşetmektedir: Hayatımızın merkezinde yalnızca Allah olmalıdır. Çünkü hak olan yalnız O'dur. O'na yönelen kurtulur, O'ndan yüz çeviren kaybeder. Bâtıl olan her şeyden, sahte ilahlardan, nefsin arzularından ve dünyanın geçici heveslerinden uzaklaşıp, yüceler yücesi olan Allah'a sığınmalıyız. O'nun büyüklüğünü idrak eden bir kalp, asla küçük şeylere kul köle olmaz. O'nun yüceliğini hisseden bir ruh, hiçbir mahlûkun önünde eğilmez. İşte gerçek izzet ve şeref, bu hakikati kabul etmekte ve bu yüce Allah'a gönülden teslim olmaktadır. Unutma ki, bâtıl ne kadar çok bağırırsa bağırsın, hak her zaman galip gelecektir. Çünkü Allah, hakkı söyler ve doğru yola iletir.

🎧 Dinle

📜 Ayet 28-32 — Lokmân

28مَّا خَلْقُكُمْ وَلَا بَعْثُكُمْ إِلَّا كَنَفْسٍ وَاحِدَةٍ ۗ إِنَّ اللَّهَ سَمِيعٌ بَصِيرٌ
Ey insanlar! Sizin yaratılmanız ve tekrar dirilmeniz tek bir nefsin yaratılması ve tekrar diriltilmesi gibidir. Şüphesiz Allah işitendir, görendir.
29أَلَمْ تَرَ أَنَّ اللَّهَ يُولِجُ اللَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي اللَّيْلِ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ كُلٌّ يَجْرِي إِلَىٰ أَجَلٍ مُّسَمًّى وَأَنَّ اللَّهَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ
Allah'ın geceyi gündüze ve gündüzü geceye kattığını, her biri belirli bir süreye kadar hareket edecek olan güneşi ve ayı buyruk altında tuttuğunu; Allah'ın, yaptıklarınızdan haberdar olduğunu bilmez misin?
30ذَٰلِكَ بِأَنَّ اللَّهَ هُوَ الْحَقُّ وَأَنَّ مَا يَدْعُونَ مِن دُونِهِ الْبَاطِلُ وَأَنَّ اللَّهَ هُوَ الْعَلِيُّ الْكَبِيرُ
Bu, Allah'ın hak olmasından ve O'ndan başka taptıkları şeylerin batıl olmasındandır. Doğrusu Allah yücedir, büyüktür.
31أَلَمْ تَرَ أَنَّ الْفُلْكَ تَجْرِي فِي الْبَحْرِ بِنِعْمَتِ اللَّهِ لِيُرِيَكُم مِّنْ آيَاتِهِ ۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَآيَاتٍ لِّكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ
Gemilerin denizde Allah'ın lütfuyla yürüdüğünü görmez misin? Allah böylece size varlığının delillerini gösterir. Bunlarda, pek sabırlı ve çok şükreden kimselerin hepsine dersler vardır.
32وَإِذَا غَشِيَهُم مَّوْجٌ كَالظُّلَلِ دَعَوُا اللَّهَ مُخْلِصِينَ لَهُ الدِّينَ فَلَمَّا نَجَّاهُمْ إِلَى الْبَرِّ فَمِنْهُم مُّقْتَصِدٌ ۚ وَمَا يَجْحَدُ بِآيَاتِنَا إِلَّا كُلُّ خَتَّارٍ كَفُورٍ
Dağlar gibi dalgalar insanları kuşattığı zaman, dini tamamen Allah'a has kılarak O'na yalvarırlar; onları karaya çıkararak kurtardığında, içlerinden bir kısmı doğru yolda kalır. Zaten ayetlerimizi bilerek ancak hain nankörler inkar eder.
LokmânKuran Fihrist
34Ayet
MekkiRevelation
30Ayet

Meal — Lokmân 30

Sure Lokmân Ayet 30 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Bu, Allah'ın hak olmasından ve O'ndan başka taptıkları şeylerin batıl…

Sure Ayet 30/34 — Lokmân لقمان (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Lokmân Dinle, Lokmân Meal, Lokmân mp3, Lokmân pdf. Ayet 28–32. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler