Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- el-Hakk (الْحَقُّ): Varlığı kendinden, sabit ve gerçek olan; yok olması ve değişmesi mümkün olmayan.
- el-Bâtıl (الْبَاطِلُ): Gerçekliği olmayan, yok olmaya mahkûm olan, asılsız şey.
- el-Aliyy (الْعَلِيُّ): Zâtı, kudreti ve kahrı ile her şeyin üstünde olan, en yüce.
- el-Kebîr (الْكَبِيرُ): Her şeyden büyük, ulu; hiçbir şeyin kendisine denk olmadığı.
Tefsir:
Bu âyet-i kerîme, Allah'ın kudretini ve birliğini gösteren delilleri, yaratılıştaki muhteşem düzeni ve nimetleri hatırlattıktan sonra, bunların hepsinin tek bir gerçeğe işaret ettiğini beyan etmektedir: O gerçek, Allah'ın (c.c.) varlığının ve ulûhiyetinin hak olduğudur.
Evet, ey insan! Göklerin ve yerin yaratılışına, gece ile gündüzün birbirini takip edişine, gemilerin denizde akıp gitmesine, yağmurun hayat verişine bir bak! Bütün bunlar, kendiliğinden olamaz. Bunları yaratan, yöneten ve çekip çeviren bir kudret sahibi vardır. İşte o, Allah'tır. O, zâtında, sıfatlarında ve fiillerinde haktır. Yani O'nun varlığı gerçektir, O'na ibadet etmek gerçektir, O'nun vaadi gerçektir, O'nun azabı gerçektir. Hiçbir şey O'na denk değildir ve O'ndan başka ibadete layık hiçbir varlık yoktur.
Öte yandan, müşriklerin Allah'ı bırakıp da dua ettikleri, yalvardıkları ve kendilerine şefaatçi edindikleri o putlar, o heykeller, o yıldızlar ve o ölüler... İşte bunların hepsi bâtıldır. Yani gerçekte hiçbir varlıkları yoktur, hiçbir güçleri yoktur, hiçbir fayda ve zarar veremezler. Onlar sadece birer isimden ve hayalden ibarettir. Onlara kulluk etmek, boşuna emek harcamak ve kaybolup gidecek bir seraba sarılmaktır. Çünkü bâtıl olan her şey, eninde sonunda yok olmaya mahkûmdur.
İşte bu gerçek, bize Allah'ın iki büyük sıfatını daha öğretir: el-Aliyy ve el-Kebîr. Allah, el-Aliyy'dir; yani O, zâtı ile, kudreti ile ve kahrı ile her şeyin üstündedir. Hiçbir mahlûk O'na ulaşamaz, O'nun yüceliğini idrak edemez. O, el-Kebîr'dir; yani O, her şeyden büyüktür. O'nun büyüklüğü karşısında dağlar küçülür, gökler ve yer O'nun kudreti karşısında bir zerre gibidir. O'nun büyüklüğü öyle bir büyüklüktür ki, O'na ortak koşmak, O'nun şanına asla yakışmayan bir cehalettir.
Sevgili kardeşim! Bu âyet, kalbimize şu hakikati nakşetmektedir: Hayatımızın merkezinde yalnızca Allah olmalıdır. Çünkü hak olan yalnız O'dur. O'na yönelen kurtulur, O'ndan yüz çeviren kaybeder. Bâtıl olan her şeyden, sahte ilahlardan, nefsin arzularından ve dünyanın geçici heveslerinden uzaklaşıp, yüceler yücesi olan Allah'a sığınmalıyız. O'nun büyüklüğünü idrak eden bir kalp, asla küçük şeylere kul köle olmaz. O'nun yüceliğini hisseden bir ruh, hiçbir mahlûkun önünde eğilmez. İşte gerçek izzet ve şeref, bu hakikati kabul etmekte ve bu yüce Allah'a gönülden teslim olmaktadır. Unutma ki, bâtıl ne kadar çok bağırırsa bağırsın, hak her zaman galip gelecektir. Çünkü Allah, hakkı söyler ve doğru yola iletir.
📜 Ayet 28-32 — Lokmân
Meal — Lokmân 30
Sure Lokmân Ayet 30 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Bu, Allah'ın hak olmasından ve O'ndan başka taptıkları şeylerin batıl…Sure Ayet 30/34 — Lokmân لقمان (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Lokmân Dinle, Lokmân Meal, Lokmân mp3, Lokmân pdf. Ayet 28–32. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










