Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Nakd (نَقْض): Bozmak, sözleşmeyi çiğnemek, ahdi ihlal etmek.
- Mîsâk (مِيثَاق): Sağlam, kuvvetli sözleşme, antlaşma.
- Âyât (آيَات): Allah'ın varlığına ve birliğine delalet eden deliller, mucizeler ve indirdiği kitaplar.
- Ğulf (غُلْف): Kalplerin üzerinde olan örtü, kılıf; sözün kalbe işlemesini engelleyen perde.
- Tab'a (طَبَع): Mühürlemek, damgalamak; bir şeyin üzerini kapatıp içeriye hiçbir şeyin girmesine izin vermemek.
Tefsir:
Bu âyet-i kerîmede Yüce Allah, İsrailoğulları'nın işledikleri büyük suçları ve bu suçların sonucunda uğradıkları laneti haber vermektedir. Onlar, kendilerinden alınan sağlam sözleşmeyi (mîsâkı) bozdular. Allah'a verdikleri ahdi çiğnediler, peygamberlere iman edeceklerine dair sözlerinde durmadılar. Bunun yanında, Allah'ın âyetlerini, gönderdiği delilleri ve mucizeleri inkâr ettiler. Daha da ileri giderek, kendilerine rahmet ve hidayet elçisi olarak gönderilen peygamberleri haksız yere öldürdüler. Bu, onların kalplerinin ne kadar katılaştığını ve Allah'ın dinine karşı ne denli düşmanlık beslediklerini göstermektedir.
Ayrıca Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)'e karşı küstahça bir tavırla: "Kalplerimiz örtülüdür, senin söylediklerini anlamıyoruz, sözlerin bize işlemiyor" dediler. Onlar bu sözleriyle, hakikati işitemeyeceklerini, anlayamayacaklarını iddia ediyorlardı. Ancak Yüce Allah, onların bu iddialarını reddederek şöyle buyuruyor: "Hayır, durum onların dediği gibi değil! Bilakis, Allah onların kalplerini, küfürleri ve inatları sebebiyle mühürlemiştir." Yani onların kalplerine örtüyü kendileri giydirmediler; bu, Allah'ın onlara verdiği bir cezadır. Çünkü onlar, hakikat geldikçe yüz çevirdiler, inat ettiler ve küfürde ısrar ettiler. Bunun sonucunda Allah da kalplerini mühürledi ve artık hidayet onlara ulaşmaz oldu.
Bu yüzden onlar, içlerinden çok az bir topluluk dışında iman etmezler. O az topluluk ise, işin başında hakikati kabul edip iman edenlerdir; fakat bu iman onlara fayda vermez, çünkü çoğunluk küfür üzere ölmüştür.
Davet ve İbret Yönü:
Sevgili kardeşlerim! Bu âyet, bizlere çok önemli bir ders vermektedir: Ahde vefa, müminin en önemli vasıflarındandır. Allah ile yaptığımız sözleşme olan İslam'a bağlılığımızı korumalı, O'nun âyetlerini kalbimizin kapısını açarak dinlemeli ve hayatımıza geçirmeliyiz. Sakın ha, kalplerimizi mühürletecek amellerden kaçınalım! Günah işlemekte ısrar etmek, hakikat geldiğinde yüz çevirmek, kalbin katılaşmasına ve sonunda Allah'ın mühürüne sebep olur. Oysa Allah, tövbe eden kullarını çok sever ve onların kalplerini yumuşatır. Bugün kalbiniz katılaşmışsa, gözyaşıyla Allah'a yönelin; O, kapısını hiçbir zaman kullarına kapatmamıştır. Ancak ölüm gelmeden ve kalp mühürlenmeden önce bu fırsatı değerlendirelim. Unutmayalım ki, iman edenlerin kurtuluşu, Allah'ın âyetlerine gönülden teslim olmak ve O'nun elçisine itaat etmekle mümkündür. Allah hepimizi, kalbi hidayete açık, ahdine sadık kullarından eylesin. Âmin.
📜 Ayet 153-157 — Nisâ
Meal — Nisâ 155
Sure Ayet 155/176 — Nisâ النساء (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nisâ Dinle, Nisâ Meal, Nisâ mp3, Nisâ pdf. Ayet 153–157. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










