Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Kâfirû (كَفَرُوا): Allah'ı ve peygamberlerini inkâr edenler, örtüp gizleyenler.
- Zalemû (ظَلَمُوا): Zulmettiler, haksızlık ettiler. Burada kendi nefislerine zulmetmek ve küfürde ısrar etmek anlamındadır.
- Lem yeküni'llahü (لَمْ يَكُنِ اللَّهُ): Allah'ın olması mümkün değildir, Allah asla böyle yapmaz.
- Li yağfira (لِيَغْفِرَ): Mağfiret etmesi, günahları bağışlaması.
- Li yehdiyehüm (لِيَهْدِيَهُمْ): Onları hidayete erdirmesi, doğru yola iletmesi.
- Tarîkan (طَرِيقًا): Yol, kurtuluşa giden yol.
Tefsir:
Bu âyet-i kerîmede Yüce Allah, küfür üzere yaşayıp zulümde direnenlerin durumunu haber vermektedir. "Kâfir olanlar" ifadesi, Allah'ın varlığını, birliğini, peygamberlerini ve apaçık ayetlerini inkâr edenleri kapsar. "Zulmettiler" ifadesi ise, bu inkârlarıyla aslında kendi nefislerine zulmettiklerini, kendilerini ebedî hüsrana sürüklediklerini beyan eder. Onlar, kendilerine gönderilen hakikati örtbas ederek, bildikleri halde inkâr ederek ve küfürde ısrar ederek en büyük zulmü işlemişlerdir.
Yüce Allah, bu kimseler hakkında kesin bir hüküm vermektedir: "Allah, onları asla bağışlamayacak ve onları hiçbir yola iletecek değildir." Bu, onların küfür üzere ölmeleri ve tevbe etmeden ahirete göçmeleri durumunda geçerli olan bir hükümdür. Çünkü Allah'ın mağfireti, tevbe edenler ve O'na yönelenler içindir. Küfür üzerinde diretenler ise, rahmet kapısını kendi elleriyle kapatmışlardır.
Allah Teâlâ, onları hidayete erdirmeyeceğini de bildirmektedir. Yani onlar için kurtuluşa giden hiçbir yol yoktur. Çünkü hidayet, kalbin hakikate açılması ve Allah'ın nurunun kalbe girmesidir. Küfürle kararmış kalpler ise bu nura asla ulaşamaz. Onların bütün yolları cehenneme çıkar; çünkü dünyada iken doğru yolu görmek istemediler, hakikati kabul etmekten yüz çevirdiler.
Bu âyet, bizlere çok önemli bir ders vermektedir: İnsan, kendi iradesiyle küfrü seçtiğinde ve zulümde ısrar ettiğinde, Allah'ın rahmetinden ve hidayetinden mahrum kalır. Oysa Allah, kullarına karşı sonsuz merhamet sahibidir; kapısı her zaman tevbe edenlere açıktır. Kişi, daha hayattayken ve tevbe kapısı açıkken Rabbine yönelmeli, günahlarından vazgeçmeli ve O'nun affına sığınmalıdır. Unutmayalım ki Allah'ın rahmeti, tevbe edenleri bağışlamak için her an hazırdır; ancak küfürde ve zulümde diretenler, bu büyük rahmetten kendilerini mahrum bırakırlar.
Mümin olarak bizler, bu âyetten şunu anlamalıyız: Allah'ın hidayeti, isteyen ve arayan herkese açıktır. Rabbimiz, samimiyetle kendisine yönelen kullarını asla geri çevirmez. Öyleyse bizler de her an Rabbimize yönelmeli, O'nun rızasını kazanmak için çaba göstermeli ve küfür ile zulümden şiddetle kaçınmalıyız. Çünkü kurtuluş, ancak Allah'a iman etmekte, O'na teslim olmakta ve O'nun gösterdiği yolda yürümektedir.
📜 Ayet 166-170 — Nisâ
Meal — Nisâ 168
Sure Ayet 168/176 — Nisâ النساء (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nisâ Dinle, Nisâ Meal, Nisâ mp3, Nisâ pdf. Ayet 166–170. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










