Nisâ · 5/176
Meal Okunuş — Nisâ
وَلَا تُؤْتُوا السُّفَهَاءَ أَمْوَالَكُمُ الَّتِي جَعَلَ اللَّهُ لَكُمْ قِيَامًا وَارْزُقُوهُمْ فِيهَا وَاكْسُوهُمْ وَقُولُوا لَهُمْ قَوْلًا مَّعْرُوفًا ۝٥
Wa laa tu`tus sufahaaa`a amwaalakumul latee ja`alal laahu lakum qiyaamanw-warzuqoohum feehaa waksoohum wa qooloo lahum qawlam ma`roofaa
📖 Türkçe Anlam
Allah'ın sizi koruyucu kılmış olduğu mallarınızı, beyinsizlere vermeyin, kendilerini bunların geliriyle rızıklandırıp giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.

🎧 Dinle
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Süfehâ (السفهاء): Malını saçıp savuran, yerli yerince harcamayı bilmeyen, akıl ve tedbir yönünden zayıf olan kimseler (erkek, kadın, çocuk fark etmeksizin).
  • Kıyâmen (قياماً): İnsanların geçimini, hayat düzenini ve toplumun işleyişini ayakta tutan temel dayanak, sermaye ve mal varlığı.
  • Marûf (معروفاً): İyi, güzel, yumuşak, gönül alıcı ve dinen/örfen uygun olan söz ve davranış.

Tefsir:

Ey iman edenler! Sizler, yetimlerin ve kendilerini koruyamayacak durumda olanların mallarını yönetmekle görevlendirilmiş velîlersiniz. Sakın ha, bu malları, onu saçıp savuracak, israf edecek, faydasız yerlere harcayacak olan sefih kimselere teslim etmeyin. Çünkü Allah Teâlâ, bu malları sizin ve onların hayatlarının devamı için bir direk, bir dayanak kılmıştır. Ticaret yapılır, geçim sağlanır, ihtiyaçlar karşılanır; işte bu mallar sayesinde hayat ayakta durur. Eğer bu mallar ehli olmayan ellerde heba edilirse, hem onlar hem de toplum büyük zarar görür.

Ancak bu, onları ihmal edin anlamına gelmez. Tam aksine! Siz o sefih kimselerin nafakasını üstlenin; onlara o mallardan yedirin, giydirin, barındırın. Onların ihtiyaçlarını karşılayın ve bu sırada onlara gönüllerini hoş edecek, incitmeyecek tatlı ve güzel sözler söyleyin. Onlara, "Bu mallar sizin içindir, siz akıllanıp doğru tasarruf etmeyi öğrenince mallarınızı size teslim edeceğiz" diyerek güzel bir vaatte bulunun. Onları azarlamayın, küçümsemeyin; aksine onları eğitin, doğru harcamayı öğretin ve olgunlaştıkça haklarını kendilerine verin.

Bu emir, İslam’ın ne kadar merhametli ve adaletli bir düzen kurduğunu gösterir. Mal, Allah’ın bir emanetidir; onu korumak, çoğaltmak ve yerinde harcamak bir ibadettir. Siz de bu emaneti koruyarak hem Allah’ın rızasını kazanın hem de toplumun huzuruna katkı sağlayın. Unutmayın ki, bir yetimin veya aciz bir kimsenin malını koruyup gözetmek, kıyamet gününde sizin için büyük bir şeref vesilesidir. Allah’ın size verdiği bu görevi hakkıyla yerine getirin ki, hem dünyada hem ahirette kurtuluşa eresiniz.



📜 Ayet 3-7 — Nisâ

3وَإِنْ خِفْتُمْ أَلَّا تُقْسِطُوا فِي الْيَتَامَىٰ فَانكِحُوا مَا طَابَ لَكُم مِّنَ النِّسَاءِ مَثْنَىٰ وَثُلَاثَ وَرُبَاعَ ۖ فَإِنْ خِفْتُمْ أَلَّا تَعْدِلُوا فَوَاحِدَةً أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَانُكُمْ ۚ ذَٰلِكَ أَدْنَىٰ أَلَّا تَعُولُوا
Eğer, velisi olduğunuz mal sahibi yetim kızlarla evlenmekle onlara haksızlık yapmaktan korkarsanız onlarla değil, hoşunuza giden başka kadınlarla iki, üç ve dörde kadar evlenebilirsiniz; şayet, aralarında adaletsizlik yapmaktan korkarsanız bir tane almalısınız veya sahip olduğunuz ile yetinmelisiniz. Doğru yoldan sapmamanız için en uygunu budur.
4وَآتُوا النِّسَاءَ صَدُقَاتِهِنَّ نِحْلَةً ۚ فَإِن طِبْنَ لَكُمْ عَن شَيْءٍ مِّنْهُ نَفْسًا فَكُلُوهُ هَنِيئًا مَّرِيئًا
Kadınlara mehirlerini cömertçe verin, eğer ondan gönül hoşluğu ile size bir şey bağışlarlarsa onu afiyetle yiyin.
5وَلَا تُؤْتُوا السُّفَهَاءَ أَمْوَالَكُمُ الَّتِي جَعَلَ اللَّهُ لَكُمْ قِيَامًا وَارْزُقُوهُمْ فِيهَا وَاكْسُوهُمْ وَقُولُوا لَهُمْ قَوْلًا مَّعْرُوفًا
Allah'ın sizi koruyucu kılmış olduğu mallarınızı, beyinsizlere vermeyin, kendilerini bunların geliriyle rızıklandırıp giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.
6وَابْتَلُوا الْيَتَامَىٰ حَتَّىٰ إِذَا بَلَغُوا النِّكَاحَ فَإِنْ آنَسْتُم مِّنْهُمْ رُشْدًا فَادْفَعُوا إِلَيْهِمْ أَمْوَالَهُمْ ۖ وَلَا تَأْكُلُوهَا إِسْرَافًا وَبِدَارًا أَن يَكْبَرُوا ۚ وَمَن كَانَ غَنِيًّا فَلْيَسْتَعْفِفْ ۖ وَمَن كَانَ فَقِيرًا فَلْيَأْكُلْ بِالْمَعْرُوفِ ۚ فَإِذَا دَفَعْتُمْ إِلَيْهِمْ أَمْوَالَهُمْ فَأَشْهِدُوا عَلَيْهِمْ ۚ وَكَفَىٰ بِاللَّهِ حَسِيبًا
Yetimleri, evlenme çağına gelene kadar deneyin; onlarda olgunlaşma görürseniz mallarını kendilerine verin; büyüyecekler de geri alacaklar diye onları israf ederek ve tez elden yemeyin. Zengin olan, iffetli olmağa çalışsın, yoksul olan uygun bir şekilde yesin. Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman, yanlarında şahid bulundurun. Hesap sormak için Allah yeter.
7لِّلرِّجَالِ نَصِيبٌ مِّمَّا تَرَكَ الْوَالِدَانِ وَالْأَقْرَبُونَ وَلِلنِّسَاءِ نَصِيبٌ مِّمَّا تَرَكَ الْوَالِدَانِ وَالْأَقْرَبُونَ مِمَّا قَلَّ مِنْهُ أَوْ كَثُرَ ۚ نَصِيبًا مَّفْرُوضًا
Ana babanın ve yakınların bıraktıklarından, erkeklere hisse vardır. Ana babanın ve yakınların bıraktıklarından kadınlara da hisse vardır. Bunlar, az veya çok, belirli bir hissedir.
NisâKuran Fihrist
176Ayet
MedeniRevelation
5Ayet

Meal — Nisâ 5

Sure Nisâ Ayet 5 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Allah'ın sizi koruyucu kılmış olduğu mallarınızı, beyinsizlere vermeyin, kendilerini bunların…

Sure Ayet 5/176 — Nisâ النساء (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nisâ Dinle, Nisâ Meal, Nisâ mp3, Nisâ pdf. Ayet 3–7. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler