Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Firavun: Mısır'ın o dönemdeki hükümdarı, zulüm ve istibdatla tanınan kral.
- Haman: Firavun'un baş veziri ve danışmanı, zulümde ona ortak olan kişi.
- Karun: Firavun'un yakın çevresinden, muazzam servet ve hazinelere sahip olan zengin adam.
- Sâhir: Büyücü, sihirbaz.
- Kezzâb: Çok yalan söyleyen, yalancı.
Tefsir:
Bu âyet, Hz. Musa'nın (a.s.) peygamber olarak gönderildiği toplumun ileri gelenlerini ve onların azgın tutumlarını haber vermektedir. Allah Teâlâ, Hz. Musa'yı açık mucizelerle ve apaçık delillerle Firavun'a, onun veziri Haman'a ve servetiyle şımaran Karun'a göndermiştir. Ancak bu üç azgın lider, kendilerine gelen hakikati kabul edeceklerine, büyüklük taslayarak onu reddettiler. Onlar, Hz. Musa'nın getirdiği mucizeleri görüp bunların gerçek olduğunu bildikleri hâlde, kibirlerinden dolayı onu "büyücü" ve "çok yalancı" olarak nitelendirdiler. Ona "sâhir" demeleri, elindeki asanın yılana dönüşmesi gibi mucizeleri sihir olarak gösterme çabalarıydı; "kezzâb" demeleri ise, onun Allah'tan elçi olduğu iddiasını yalanlamalarıydı. Bu sözleriyle hem kendi halklarını kandırıyor hem de hakikati örtbas etmeye çalışıyorlardı. Özellikle Haman ve Karun'un zikredilmesi, onların küfürdeki öncü konumlarına ve Firavun'un en yakın destekçileri olduklarına dikkat çekmektedir.
Faydalar ve Dersler:
Bu kıssadan ümmetimize çok önemli dersler vardır. Öncelikle, hakikat ne kadar açık ve deliller ne kadar güçlü olursa olsun, kalbi kibir ve dünya sevgisiyle kararmış kimselerin iman etmeyeceğini görüyoruz. Firavun, Haman ve Karun'un ortak özelliği, ellerindeki geçici dünya imkânlarına güvenerek Allah'ın elçisine karşı çıkmalarıdır. Bu durum, müminlere, karşılaştıkları zorluklarda sabretmeyi ve Allah'ın yardımının eninde sonunda geleceğine güvenmeyi öğretir. Ayrıca, peygamberlere yapılan bu tür iftiraların (sihirbazlık, yalancılık) tarih boyunca tekrarlandığını bilmek, müminin kalbini güçlendirir; çünkü bu, onun hak üzere olduğunun bir göstergesidir. Bu âyet, dünya malına ve makamına güvenip Allah'ın dinini inkâr edenlerin sonunun hüsran olduğunu, hakikatin ise her zaman galip geleceğini hatırlatır. Mümin, bu kıssadan, imanında samimi olmalı, dünyanın aldatıcı süslerine kapılmamalı ve Allah'ın elçilerine yapılan her türlü iftiraya karşı uyanık olmalıdır.
📜 Ayet 22-26 — Mü'min
Meal — Mü'min 24
Sure Ayet 24/85 — Mü'min غافر (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Mü'min Dinle, Mü'min Meal, Mü'min mp3, Mü'min pdf. Ayet 22–26. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










