Tûr · 47/49
Meal Okunuş — Tûr
وَإِنَّ لِلَّذِينَ ظَلَمُوا عَذَابًا دُونَ ذَٰلِكَ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ ۝٤٧
Wa inna lillazeena zalamoo `azaaban doona zalika wa laakinna aksarahum laa ya`lamoon
📖 Türkçe Anlam
Zulmedenlere, şüphesiz, bundan başka da azap vardır; fakat onların çoğu bilmezler.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • ظَلَمُوا: Zulmettiler, kendilerine ve başkalarına haksızlık ettiler, şirk koşup günah işlediler.
  • دُونَ ذَٰلِكَ: Bundan önce, yani kıyamet günündeki büyük azaptan önce.
  • لَا يَعْلَمُونَ: Bilmiyorlar, haberdar değiller.

Tefsir:

Bu âyet-i kerîmede Yüce Rabbimiz, zalimlere yönelik hem dünyada hem de ahirette cezalar olduğunu haber vermektedir. "Zulmedenler" ifadesi, Allah'a ortak koşanları, O'nun emirlerine karşı gelenleri ve kullara haksızlık edenleri kapsar. Onlar için kıyamet gününde hazırlanan büyük azaptan önce, dünyada da bir azap vardır. Bu azap; savaşta öldürülme, esir düşme, açlık, kıtlık, musibetler ve kabir azabı gibi çeşitli şekillerde tecelli eder. Nitekim müşrikler, Bedir'de ağır bir yenilgiye uğramış, ileri gelenleri öldürülmüş ve esir düşmüşlerdir. Bu, onların dünyadaki cezalarından biridir.

Ancak âyetin sonunda buyurulduğu gibi, bu zalimlerin çoğu bu gerçeği bilmezler. Eğer bilselerdi, bu kadar inatla küfür ve isyan üzerinde direnmezler, kendilerini bekleyen felaketlerden sakınırlardı. Onların cehaleti, kendilerini helake sürükleyen en büyük sebeptir.

Davet ve İbret:

Ey insan! Bu âyet bize, Allah'ın adaletinin asla şaşmadığını ve zulmün karşılıksız kalmayacağını öğretiyor. Zalimler, dünyada cezalarını çekmeseler bile, ahirette mutlaka hak ettiklerini bulacaklardır. Rabbimiz, kullarına zulmetmez; ancak zulmedenleri de asla başıboş bırakmaz. Buradan alacağımız büyük ders şudur: Öyle bir hayat yaşayalım ki, ne dünyada ne de ahirette azaba muhatap olalım. Allah'ın rahmetine sığınıp, O'nun emirlerine sarılalım. Zira dünya hayatı geçicidir; asıl olan, ebedi hayattır. Orada azaptan kurtuluş, ancak iman ve salih amellerle mümkündür. Rabbimiz bizleri zalimlerden değil, O'na itaat eden kullarından eylesin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 45-49 — Tûr

45فَذَرْهُمْ حَتَّىٰ يُلَاقُوا يَوْمَهُمُ الَّذِي فِيهِ يُصْعَقُونَ
Çarpılacakları güne erişmelerine kadar onları bırak.
46يَوْمَ لَا يُغْنِي عَنْهُمْ كَيْدُهُمْ شَيْئًا وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ
O gün, düzenleri kendilerine bir fayda vermez; yardım da görmezler.
47وَإِنَّ لِلَّذِينَ ظَلَمُوا عَذَابًا دُونَ ذَٰلِكَ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ
Zulmedenlere, şüphesiz, bundan başka da azap vardır; fakat onların çoğu bilmezler.
48وَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ فَإِنَّكَ بِأَعْيُنِنَا ۖ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ حِينَ تَقُومُ
Rabbinin hükmü yerine gelinceye kadar sabret; doğrusu sen, Bizim nezaretimiz altındasın; kalkarken Rabbini överek tesbih et;
49وَمِنَ اللَّيْلِ فَسَبِّحْهُ وَإِدْبَارَ النُّجُومِ
Geceleyin ve yıldızlar kaybolurken de O'nu tesbih et.
TûrKuran Fihrist
49Ayet
MekkiRevelation
47Ayet

Meal — Tûr 47

Sure Tûr Ayet 47 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Zulmedenlere, şüphesiz, bundan başka da azap vardır; fakat onların çoğu…

Sure Ayet 47/49 — Tûr الطور (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Tûr Dinle, Tûr Meal, Tûr mp3, Tûr pdf. Ayet 45–49. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler