En'âm · 25/165
Meal Okunuş — En'âm
وَمِنْهُم مَّن يَسْتَمِعُ إِلَيْكَ ۖ وَجَعَلْنَا عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ أَكِنَّةً أَن يَفْقَهُوهُ وَفِي آذَانِهِمْ وَقْرًا ۚ وَإِن يَرَوْا كُلَّ آيَةٍ لَّا يُؤْمِنُوا بِهَا ۚ حَتَّىٰ إِذَا جَاءُوكَ يُجَادِلُونَكَ يَقُولُ الَّذِينَ كَفَرُوا إِنْ هَٰذَا إِلَّا أَسَاطِيرُ الْأَوَّلِينَ ۝٢٥
Wa minhum mai yastami`u ilaika wa ja`alnaa `alaa quloobihim akinnatan ai yafqahoohu wa feee aazaanihim waqraa; wa ai yaraw kulla Aayatil laa yu`minoo bihaa; hattaaa izaa jaaa`oka yujaadiloonaka yaqoolul lazeena kafaroo in haazaa illaaa asaateerul awwaleen
📖 Türkçe Anlam
Onlardan seni dinleyenler vardır, Kuran'ı anlarlar diye kalblerine örtüler kulaklarına da ağırlık koyduk. Onlar her türlü mucizeyi görseler bile, yine de ona inanmazlar, nihayet sana geldiklerinde de seninle çekişirler. İnkar edenler, "Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir" derler.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Ekinne (أَكِنَّة): Kalpleri örten örtüler, perdeler anlamına gelir. Tekili "kinân"dır.
  • Vakr (وَقْر): Kulakta ağırlık, işitme engeli, sağırlık.
  • Âyât (آيَة): Deliller, mucizeler, açık işaretler.
  • Esâtîr (أَسَاطِير): Eskilerin masalları, uydurma hikâyeler, batıl sözler. Tekili "ustûre"dir.

Tefsir:

Bu âyet-i kerîmede Yüce Rabbimiz, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'e hitaben, o inkârcı müşriklerden bazılarının durumunu haber vermektedir. Onlar, sen Kur'an okuduğun zaman seni dinlerler; fakat bu dinleyiş onlara hiçbir fayda sağlamaz. Çünkü onlar, hakka karşı inat ve büyüklenme içindedirler. İşte bu yüzden Allah Teâlâ, onların kalplerine örtüler koymuştur ki Kur'an'ı anlayıp kavrayamasınlar. Kulaklarına da bir ağırlık, bir sağırlık vermiştir ki duydukları söz kalplerine ulaşmasın, işitip de faydalanamasınlar.

Onlar öyle bir hale gelmişlerdir ki, senin doğruluğunu gösteren her türlü mucizeyi, her türlü açık delili görseler yine de iman etmezler. Çünkü kalpleri mühürlenmiş, gözleri hakikati göremez olmuştur. Nihayet sana geldiklerinde ise, hak ile bâtılı çekiştirip seninle tartışmaya girişirler. O kâfirler, bütün bu açık deliller karşısında âciz kalınca, "Bu Kur'an, eskilerin masallarından başka bir şey değildir!" derler. Böylece hakikati örtbas etmeye, onu basit birer hikâye gibi göstermeye çalışırlar.

İbret ve Ders:

Bu âyet, bizlere hidayetin yalnızca Allah'ın lütfuyla olduğunu, kalbi mühürlenen kişiye hiçbir delilin fayda vermeyeceğini öğretir. Ey aziz kardeşim! Sen, Kur'an'ın davetini tebliğ etmekle mükellefsin; hidayet ise yalnızca Allah'ın elindedir. Sakın ümitsizliğe kapılma! Nice kalpler vardır ki, bugün kapalı görünür; fakat Allah'ın rahmetiyle bir gün açılır, iman nuruyla dolar. Sen vazifeni yap, güzel ahlakla davet et, sabret ve neticeyi Rahman'a bırak. Unutma ki, Kur'an'ın nuru, kıyamete kadar her çağda gönüllere hayat verecek olan eşsiz bir mucizedir. Bu mucize karşısında "eski masallar" diyenler, ancak kendi akıllarına ve kalplerine zulmetmiş olurlar. Allah'ın kelâmı, her türlü beşer sözünün üstünde, sonsuz bir hikmet ve rahmet hazinesidir.

🎧 Dinle

📜 Ayet 23-27 — En'âm

23ثُمَّ لَمْ تَكُن فِتْنَتُهُمْ إِلَّا أَن قَالُوا وَاللَّهِ رَبِّنَا مَا كُنَّا مُشْرِكِينَ
Sonra, "Rabbimiz Allah'a and olsun ki bizler ortak koşanlar değildik" demekten başka çare bulamazlar.
24انظُرْ كَيْفَ كَذَبُوا عَلَىٰ أَنفُسِهِمْ ۚ وَضَلَّ عَنْهُم مَّا كَانُوا يَفْتَرُونَ
Kendilerine karşı nasıl yalan söylediklerine bak; uydurdukları şeyler de onlardan uzaklaştı.
25وَمِنْهُم مَّن يَسْتَمِعُ إِلَيْكَ ۖ وَجَعَلْنَا عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ أَكِنَّةً أَن يَفْقَهُوهُ وَفِي آذَانِهِمْ وَقْرًا ۚ وَإِن يَرَوْا كُلَّ آيَةٍ لَّا يُؤْمِنُوا بِهَا ۚ حَتَّىٰ إِذَا جَاءُوكَ يُجَادِلُونَكَ يَقُولُ الَّذِينَ كَفَرُوا إِنْ هَٰذَا إِلَّا أَسَاطِيرُ الْأَوَّلِينَ
Onlardan seni dinleyenler vardır, Kuran'ı anlarlar diye kalblerine örtüler kulaklarına da ağırlık koyduk. Onlar her türlü mucizeyi görseler bile, yine de ona inanmazlar, nihayet sana geldiklerinde de seninle çekişirler. İnkar edenler, "Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir" derler.
26وَهُمْ يَنْهَوْنَ عَنْهُ وَيَنْأَوْنَ عَنْهُ ۖ وَإِن يُهْلِكُونَ إِلَّا أَنفُسَهُمْ وَمَا يَشْعُرُونَ
Onlar Kuran'dan alıkorlar ve ondan uzaklaşırlar. Böylece yalnız kendilerini mahvederler de farkına varamazlar.
27وَلَوْ تَرَىٰ إِذْ وُقِفُوا عَلَى النَّارِ فَقَالُوا يَا لَيْتَنَا نُرَدُّ وَلَا نُكَذِّبَ بِآيَاتِ رَبِّنَا وَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ
Onların, ateşin kenarına getirilip durdurulduklarında, "keşke dünyaya tekrar döndürülseydik, Rabbimiz'in ayetlerini yalanlamasaydık ve inananlardan olsaydık" dediklerini bir görsen!
En'âmKuran Fihrist
165Ayet
MekkiRevelation
25Ayet

Meal — En'âm 25

Sure En'âm Ayet 25 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Onlardan seni dinleyenler vardır, Kuran'ı anlarlar diye kalblerine örtüler kulaklarına…

Sure Ayet 25/165 — En'âm الأنعام (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: En'âm Dinle, En'âm Meal, En'âm mp3, En'âm pdf. Ayet 23–27. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler