Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Sekete: Sakinleşti, yatıştı, dindi.
- Elvâh: Levhalar (Tekili: Levh).
- Nüshatühâ: Onun (levhaların) içinde yazılı olan, kopyası, metni.
- Hüdâ: Doğru yolu gösteren, hidayet rehberi.
- Rahmet: Merhamet, esirgeme, bağışlanma vesilesi.
- Yerhebûn: Korkarlar, saygıyla çekinirler, azabından sakınırlar.
Tefsir:
Hz. Mûsâ (a.s.), kavminin buzağıya tapma fitnesini gördüğünde, Allah'ın emirlerini içeren levhaları öfkeyle yere atmıştı. Ancak kardeşi Hârûn'un (a.s.) mazeretini dinleyip, kavminin durumunu anlayınca ve Allah'ın affına mazhar olunca, içindeki o yakıcı öfke yatıştı, sakinleşti. İşte tam bu anda, o kıymetli levhaları tekrar eline aldı.
Bu levhalar, sıradan taş parçaları değildi. Onların içinde, kulları için hidayet vardı; yani insanı karanlıklardan aydınlığa çıkaran, sapıklıktan doğru yola ileten ilâhî hükümler ve emirler vardı. Aynı zamanda bu levhalar, rahmet idi; yani Allah'a yönelen, O'nun azabından korkup emirlerine sarılan kullar için bir bağışlanma vesilesi, bir esenlik ve huzur kaynağıydı.
Burada dikkatimizi çeken en önemli husus, bu hidayet ve rahmetin herkese değil, belirli bir vasfa sahip olanlara tahsis edilmesidir: "Rablerinden korkanlara." Yani kalbinde Allah sevgisi ve O'na karşı derin bir saygı ve haşyet taşıyan, O'nun azabından çekinen, O'nun huzuruna çıkacağını bilerek yaşayan müminlere... Bu levhalar, ancak bu gönüller için gerçek bir rehber ve rahmet olur. Çünkü hidayet, sadece bilgiyi almakla değil, o bilgiye karşı kalbin teslimiyeti ve Allah korkusuyla amel etmekle tamamlanır.
Sevgili kardeşlerim, bu kıssadan bizlere çok büyük dersler vardır. Öfke, insanı yanlış kararlara sürükleyebilir; ancak akıl ve iman, öfkenin yerini alınca, kişi doğruyu bulur. Hz. Mûsâ'nın levhaları tekrar alması gibi, bizler de hatalarımızdan sonra Allah'ın kitabına, O'nun hidayetine tekrar sarılmalıyız. Kur'an-ı Kerim, işte bu levhaların en büyüğü ve sonuncusudur. Ona sarılan, onu okuyan ve onunla amel eden kimse, dünyada huzura, ahirette kurtuluşa erer. Yeter ki kalbimizde, Rabbimize karşı o saygı dolu korku ve derin bir sevgi bulunsun. Unutmayalım ki, Kur'an'ın hidayetinden ve rahmetinden istifade etmenin anahtarı, takva sahibi olmak, yani Allah'ın rızasını gözeterek yaşamaktır.
📜 Ayet 152-156 — A'râf
Meal — A'râf 154
Sure A'râf Ayet 154 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Musa, öfkesi yatışınca, bir nüshasında Rablerinden korkanlar için doğru yol…Sure Ayet 154/206 — A'râf الأعراف (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: A'râf Dinle, A'râf Meal, A'râf mp3, A'râf pdf. Ayet 152–156. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










