A'râf · 153/206
Meal Okunuş — A'râf
وَٱلَّذِينَ عَمِلُواْ ٱلسَّيِّـَٔاتِ ثُمَّ تَابُواْ مِنۢ بَعۡدِهَا وَءَامَنُوٓاْ إِنَّ رَبَّكَ مِنۢ بَعۡدِهَا لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ  ۝١٥٣
Wallazeena `amilus saiyiaati summa taaboo mim ba`dihaa wa aamanooo inna Rabbaka mim ba`dihaa la Ghafoorur Raheem
📖 Türkçe Anlam
Kötülük işleyip ardından tevbe edenler ve inananlar bilsinler ki Rabbin, bu hareketlerinin ardından onları şüphesiz bağışlar ve merhamet eder.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Seyyiat (السيئات): Günahlar, kötülükler, hatalar; özellikle küfür ve isyan türünden işlenen çirkin fiiller.
  • Tâbû (تابوا): Pişman olup günahları terk ederek Allah'a yönelmek, tevbe etmek.
  • Gafûr (غفور): Çok bağışlayan, günahları örten ve cezalandırmayan.
  • Rahîm (رحيم): Çok merhamet eden, kullarına şefkat ve lütuf ile muamele eden.

Tefsir:

Bu mübarek ayet, Yüce Allah'ın rahmet kapısının her zaman açık olduğunu ve hiçbir günahın, samimi bir tevbe ile affedilemeyecek kadar büyük olmadığını müjdelemektedir. Ayette, "kötülükler işleyenler" ifadesiyle özellikle küfür, şirk ve diğer isyan türleri kastedilmektedir. Ancak hemen ardından gelen müjde, bu günahları işleyenlerin dahi ümitlerini kesmemeleri gerektiğini gösterir.

Zira bu kimseler, günahların ardından tevbe eder ve iman ederlerse; yani işledikleri hatalardan pişmanlık duyup Allah'a yönelir, O'nun emirlerine teslim olur ve hayatlarını düzeltirlerse, işte o zaman Rabbinin rahmeti devreye girer. Ayetteki "sonra" ifadesi, tevbenin günahtan sonra gelmesinin önemini vurgular; yani kişi ne kadar bataklığa dalmış olursa olsun, çıkış yolu her zaman mevcuttur.

Allah Teâlâ, bu ayette kendisini "Gafûr" (çok bağışlayan) ve "Rahîm" (çok merhametli) sıfatlarıyla tanıtmaktadır. Bu, şu demektir: Kul, günahlarını itiraf edip tevbe ettiği anda, Allah onun günahlarını örter, yüzüne vurmaz, onu toplum içinde rezil etmez ve cezalandırmaz. Aksine, ona merhamet eder, kabul eder ve onu temiz bir kul olarak yeniden bağrına basar.

Bu ayet, Müslümanlara büyük bir müjde ve umut kaynağıdır. İnsan, zayıf bir varlık olarak hata yapabilir, günaha düşebilir. Önemli olan, bu hatada ısrar etmemek, hemen tevbeye sarılmak ve Allah'ın rahmetinden ümit kesmemektir. Zira Allah'ın rahmeti, gazabını geçmiştir. Kim samimi bir kalple O'na dönerse, O da onu bağışlar ve ona merhamet eder. Bu, kullarına karşı sonsuz şefkat sahibi olan Rabbimizin eşsiz bir lütfudur.

Sevgili kardeşim, sakın Allah'ın rahmetinden ümidini kesme! Hangi günahı işlemiş olursan ol, tevbe kapısı açıktır. Bir an önce O'na dön, pişmanlığını dile getir ve hayatını düzelt. Çünkü O, tevbe edenleri çok sever ve onları bağışlar. Bu ayet, sana bu müjdeyi veriyor: "Şüphesiz senin Rabbin, bu tevbeden sonra çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir."

🎧 Dinle

📜 Ayet 151-155 — A'râf

151قَالَ رَبِّ ٱغۡفِرۡ لِي وَلِأَخِي وَأَدۡخِلۡنَا فِي رَحۡمَتِكَۖ وَأَنتَ أَرۡحَمُ ٱلرَّٰحِمِينَ 
Musa "Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla, bize acı, Sen merhametlilerin merhametlisisin" dedi.
152إِنَّ ٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُواْ ٱلۡعِجۡلَ سَيَنَالُهُمۡ غَضَبٌ مِّن رَّبِّهِمۡ وَذِلَّةٌ فِي ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَاۚ وَكَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلۡمُفۡتَرِينَ 
Buzağıyı tanrı olarak benimseyenler Rablerinin öfkesine ve dünya hayatında alçaklığa uğrayacaklardır; iftira edenleri böylece cezalandırırız.
153وَٱلَّذِينَ عَمِلُواْ ٱلسَّيِّـَٔاتِ ثُمَّ تَابُواْ مِنۢ بَعۡدِهَا وَءَامَنُوٓاْ إِنَّ رَبَّكَ مِنۢ بَعۡدِهَا لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ 
Kötülük işleyip ardından tevbe edenler ve inananlar bilsinler ki Rabbin, bu hareketlerinin ardından onları şüphesiz bağışlar ve merhamet eder.
154وَلَمَّا سَكَتَ عَن مُّوسَى ٱلۡغَضَبُ أَخَذَ ٱلۡأَلۡوَاحَۖ وَفِي نُسۡخَتِهَا هُدًى وَرَحۡمَةٌ لِّلَّذِينَ هُمۡ لِرَبِّهِمۡ يَرۡهَبُونَ 
Musa, öfkesi yatışınca, bir nüshasında Rablerinden korkanlar için doğru yol ve rahmet yazılı olan levhaları aldı.
155وَٱخۡتَارَ مُوسَىٰ قَوۡمَهُۥ سَبۡعِينَ رَجُلًا لِّمِيقَٰتِنَاۖ فَلَمَّآ أَخَذَتۡهُمُ ٱلرَّجۡفَةُ قَالَ رَبِّ لَوۡ شِئۡتَ أَهۡلَكۡتَهُم مِّن قَبۡلُ وَإِيَّٰيَۖ أَتُهۡلِكُنَا بِمَا فَعَلَ ٱلسُّفَهَآءُ مِنَّآۖ إِنۡ هِيَ إِلَّا فِتۡنَتُكَ تُضِلُّ بِهَا مَن تَشَآءُ وَتَهۡدِي مَن تَشَآءُۖ أَنتَ وَلِيُّنَا فَٱغۡفِرۡ لَنَا وَٱرۡحَمۡنَاۖ وَأَنتَ خَيۡرُ ٱلۡغَٰفِرِينَ 
Musa, tayin ettiğimiz müddette milletinden yetmiş kişi seçti; onları sarsıntı tutunca dedi ki: "Rabbim! Dileseydin daha önce beni ve onları yok ederdin, aramızdaki beyinsizlerin yaptıklarından ötürü bizi yok eder misin? Bu, Senin imtihanından başka birşey değildir, bununla dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola iletirsin; bizim dostumuz Sensin; bizi bağışla, bize merhamet et. Sen bağışlayanların en iyisisin."
A'râfKuran Fihrist
206Ayet
MekkiRevelation
153Ayet

Meal — A'râf 153

Sure Ayet 153/206 — A'râf الأعراف (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: A'râf Dinle, A'râf Meal, A'râf mp3, A'râf pdf. Ayet 151–155. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler