Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Fekâle: Dedi, söyledi.
- Enâ: Ben.
- Rabbüküm: Sizin Rabbiniz, efendiniz, yaratıcınız.
- El-A'lâ: En yüce, en üstün, en yüksek.
Tefsir:
Firavun, kavmini toplayıp onlara seslendi ve kibirle, azgınlıkla şu küstahça sözü söyledi: "Ben sizin en yüce Rabbinizim!" Yani, "Benden üstün bir yaratıcı, benden büyük bir ilah yoktur; ben size hükmeden, sizin kaderinizi belirleyen tek gücüm" dedi. Bu söz, onun küfrünün ve haddi aşmasının zirvesiydi. O, Allah'ın kulu olduğunu unutup ilahlık iddiasında bulundu ve halkını da bu sapkın inanca çağırdı.
Firavun'un bu azgınlığı, Allah'ın gazabını celbetti. Yüce Allah, onu hem dünyada hem de ahirette şiddetli bir azap ile cezalandırdı. Onu, kendisi gibi zulmeden ve Allah'a baş kaldıranlar için bir ibret ve uyarı vesilesi kıldı. Onun sonu, helak oluşu, kendisinden sonra gelen azgınlara bir ders oldu.
Bu kıssada, ey insan! Senin için büyük bir ibret vardır. Sakın gücüne, malına, makamına aldanıp Allah'a karşı büyüklük taslama. Unutma ki, Firavun'un iddiası ne kadar büyük olursa olsun, Allah'ın azabı karşısında hiçbir şey ifade etmedi. O, denizde boğulup gitti. Sen de ey Müslüman! Her an Rabbini bil, O'na boyun eğ. Kibir, insanı helak eden en büyük hastalıklardandır. Tevazu ise seni yücelten en güzel haslettir. Allah'a ortak koşmaktan, O'na karşı büyüklenmekten şiddetle kaçın. Çünkü gerçek yücelik, yalnızca Allah'a aittir. O'na teslim olan, dünyada da ahirette de kurtuluşa erer. Firavun'un sonu, Allah'ın kudretini ve azametini gösteren apaçık bir delildir. Öyleyse aklını başına al, Kur'an'ın bu uyarısını kalbine nakşet ve Rabbine yönel.
📜 Ayet 22-26 — Nâziât
Meal — Nâziât 24
Sure Ayet 24/46 — Nâziât النازعات (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nâziât Dinle, Nâziât Meal, Nâziât mp3, Nâziât pdf. Ayet 22–26. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










