Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Esese (أَسَّسَ): Temel atmak, kurmak, inşa etmek.
- Bünyan (بُنْيَان): Bina, yapı.
- Takvâ (تَقْوَىٰ): Allah'ın emirlerine uyup yasaklarından kaçınmak suretiyle O'na karşı gelmekten sakınmak.
- Rıdvan (رِضْوَان): Allah'ın rızası, hoşnutluğu.
- Şefâ (شَفَا): Kenar, uç, kıyı.
- Cürüf (جُرُف): Suyun altını oyup çökerttiği, göçmeye yüz tutmuş uçurum kenarı, yar.
- Hâr (هَارٍ): Yıkılmaya yüz tutmuş, çökme tehlikesi olan, düşmek üzere bulunan.
Tefsir:
Bu âyet-i kerîmede Yüce Allah, iki farklı temel üzerine kurulan iki ayrı binanın asla birbirine denk olmayacağını beyan buyurmaktadır. Birincisi; temelini Allah korkusu, takvâ ve O'nun rızasını kazanma niyeti üzerine atan kimselerin binasıdır. Bu bina, sağlam ve metin bir zemin üzerine kurulmuştur; onu sarsacak hiçbir güç yoktur. İkincisi ise; temelini küfür, nifak, Müslümanlara zarar verme ve aralarına ayrılık sokma gayesi üzerine atanların binasıdır. Bu bina ise, altı oyulmuş, çökmeye yüz tutmuş bir uçurumun kenarına kurulmuş gibidir. Böyle bir bina, en ufak bir sarsıntıda yıkılır ve sahibini de beraberinde cehennem çukuruna sürükler.
Âyetin nüzûl sebebi, münafıkların Medine yakınlarında "Mescid-i Dırâr" adıyla bilinen, Müslümanlara zarar vermek, küfrü güçlendirmek ve müminlerin arasına ayrılık sokmak için inşa ettikleri mescittir. Münafıklar bu mescidi, takvâ üzerine kurulan Kuba Mescidi'ne alternatif olarak yapmışlardı. Yüce Allah bu âyetle, takvâ üzerine kurulan bina ile zarar ve küfür üzerine kurulan binanın asla eşit olmayacağını ilan etmiştir.
Sevgili kardeşlerim! Buradan alacağımız büyük ders şudur: Hayatımızda attığımız her adım, kurduğumuz her iş, inşa ettiğimiz her yapı mutlaka bir temel üzerine oturur. Eğer temelimiz takvâ, ihlas ve Allah rızası ise, işlerimiz sağlamdır, kalıcıdır ve bizi dünyada huzura, ahirette cennete ulaştırır. Fakat temelimiz riya, gösteriş, menfaat veya Müslümanlara zarar verme ise, o iş eninde sonunda yıkılır ve sahibini de cehenneme sürükler.
Allah Teâlâ, zalimleri, yani haddi aşanları, kendi nefislerine ve başkalarına zulmedenleri hidayete erdirmez. Çünkü onlar, doğru yolu görmek istememişler, kalplerini hakikate kapatmışlardır. Oysa Allah'ın hidayeti, samimiyetle isteyen ve O'na yönelen kullarına ulaşır.
Ey iman edenler! Ömrümüzün binasını takvâ üzerine kuralım. Amellerimizi Allah'ın rızasını kazanmak için yapalım. Unutmayalım ki, sağlam temel üzerine kurulan bina, fırtınalardan etkilenmez; ama uçurum kenarına kurulan bina, en küçük bir sarsıntıda sahibini de beraberinde yıkıma götürür. Allah hepimizi takvâ üzere sabit kılsın, bizleri rızasına ulaşan kullarından eylesin. Âmin.
📜 Ayet 107-111 — Tevbe
Meal — Tevbe 109
Sure Tevbe Ayet 109 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Yapısını, Allah'tan sakınmak ve Onun hoşnudluğuna ermek için yapan kimse…Sure Ayet 109/129 — Tevbe التوبة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Tevbe Dinle, Tevbe Meal, Tevbe mp3, Tevbe pdf. Ayet 107–111. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler









