Yûnus · 54/109
Meal Okunuş — Yûnus
وَلَوْ أَنَّ لِكُلِّ نَفْسٍ ظَلَمَتْ مَا فِي الْأَرْضِ لَافْتَدَتْ بِهِ ۗ وَأَسَرُّوا النَّدَامَةَ لَمَّا رَأَوُا الْعَذَابَ ۖ وَقُضِيَ بَيْنَهُم بِالْقِسْطِ ۚ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ ۝٥٤
Wa law anna likulli nafsin zalamat maa fil ardi laftadat bih; wa asarrun nadaamata lammaa ra awul `azaab, wa qudiya bainahum bilqist; wa hum laa yuzlamoon
📖 Türkçe Anlam
Haksızlık etmiş olan her kişi, yeryüzünde olan her şeye sahip olsa, onu azabın fidyesi olarak verirdi. Azabı görünce pişmanlık gösterdiler. Haksızlığa uğratılmadan aralarında adaletle hükmolunmuştur.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Nefs : Kişi, can, insan
  • Zalemet : Zulmetti, kendine yazık etti (burada şirk koşma anlamında)
  • İftedet : Fidye vererek kurtulmaya çalıştı
  • Esarrû : Gizlediler, içlerine gömdüler
  • Nedâmet : Pişmanlık, derin üzüntü
  • Kudıye : Hüküm verildi, karara bağlandı
  • Kıst : Adalet, hakkaniyet

Tefsir:

Bu mübarek ayet, kıyamet gününün dehşetini ve o gün zalimlerin içine düşecekleri çaresizliği gözler önüne seriyor. Allah Teâlâ buyuruyor ki: Eğer yeryüzünde ne varsa hepsi, zulmeden her bir kişinin (yani Allah'a şirk koşan, O'na ortak tanıyan ve kendine yazık eden herkesin) elinde olsaydı, o gün azabı gördüğünde, bu servetin tamamını fidye olarak verip kendini kurtarmaya çalışırdı. Evet, dünyanın tüm hazineleri, tüm altınları, tüm servetleri... Hiçbiri o gün bir kişiyi Allah'ın azabından kurtaramayacak.

Ayetin devamında, o zalimlerin azabı gördükleri anda pişmanlıklarını içlerine gömdükleri haber veriliyor. Pişmanlıklarını gizliyorlar; çünkü o an öyle bir dehşet ve utanç içindeler ki, ne söyleyecek söz buluyorlar ne de bu pişmanlığı açığa vurmaya cesaret edebiliyorlar. Bu, insanın en derin acısını bile içine atması gibidir; fakat oradaki pişmanlık, dünyadaki hiçbir pişmanlığa benzemez. Çünkü artık iş işten geçmiştir, geri dönüş yoktur.

Sonra Allah Teâlâ, "Ve kudıye beynehüm bil-kıst" buyuruyor: Yani o gün kullar arasında tam bir adaletle hüküm verilir. Hiç kimseye zerre kadar haksızlık edilmez. Herkes ne yaptıysa karşılığını tastamam alır. Bu, Allah'ın adaletinin bir tecellisidir. O, asla kuluna zulmetmez; ama kul, kendi elleriyle kendine zulmeder.

Sevgili kardeşlerim, bu ayet bize ne anlatıyor? Bu ayet bize, dünyada sahip olduğumuz hiçbir şeyin — ne malımızın, ne mülkümüzün, ne makamımızın — ahirette bize fayda vermeyeceğini anlatıyor. O gün herkes yalnızdır. O gün herkes sadece kendi ameliyle baş başadır. Bu yüzden akıllı insan, bugününü ahireti için hazırlayandır. Bugün yapacağımız bir secde, edeceğimiz bir tövbe, işleyeceğimiz bir iyilik; yarın o büyük günde bizim için dünyanın tüm hazinelerinden daha değerli olacaktır.

Allah'ın rahmeti geniştir; kapısı tövbeye sonuna kadar açıktır. Bu dünya, o pişmanlığı yaşamamak için bir fırsattır. Gelin, bizler o gün pişman olanlardan olmayalım. Bugün tövbe edelim, bugün Allah'a yönelelim. Çünkü yarın pişmanlık fayda vermeyecek; ama bugün her şey mümkündür. Rabbimiz bizleri o büyük günde yüzü ak, hesabı kolay olan kullarından eylesin. Âmin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 52-56 — Yûnus

52ثُمَّ قِيلَ لِلَّذِينَ ظَلَمُوا ذُوقُوا عَذَابَ الْخُلْدِ هَلْ تُجْزَوْنَ إِلَّا بِمَا كُنتُمْ تَكْسِبُونَ
Haksızlık edenlere de: "Sürekli azabı tadın, ancak yaptığınıza karşılık ceza çekiyorsunuz" denir.
53۞ وَيَسْتَنبِئُونَكَ أَحَقٌّ هُوَ ۖ قُلْ إِي وَرَبِّي إِنَّهُ لَحَقٌّ ۖ وَمَا أَنتُم بِمُعْجِزِينَ
"O gerçek midir?" diye senden sorarlar. De ki: "Evet, Rabbim hakkı için o gerçektir, siz aciz kılamazsınız (önleyemezsiniz)."
54وَلَوْ أَنَّ لِكُلِّ نَفْسٍ ظَلَمَتْ مَا فِي الْأَرْضِ لَافْتَدَتْ بِهِ ۗ وَأَسَرُّوا النَّدَامَةَ لَمَّا رَأَوُا الْعَذَابَ ۖ وَقُضِيَ بَيْنَهُم بِالْقِسْطِ ۚ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ
Haksızlık etmiş olan her kişi, yeryüzünde olan her şeye sahip olsa, onu azabın fidyesi olarak verirdi. Azabı görünce pişmanlık gösterdiler. Haksızlığa uğratılmadan aralarında adaletle hükmolunmuştur.
55أَلَا إِنَّ لِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ ۗ أَلَا إِنَّ وَعْدَ اللَّهِ حَقٌّ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ
İyi bilin ki, Allah'ın verdiği söz gerçektir, ama çoğu bunu bilmez.
56هُوَ يُحْيِي وَيُمِيتُ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
Dirilten ve öldüren O'dur. O'na döneceksiniz.
YûnusKuran Fihrist
109Ayet
MekkiRevelation
54Ayet

Meal — Yûnus 54

Sure Yûnus Ayet 54 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Haksızlık etmiş olan her kişi, yeryüzünde olan her şeye sahip…

Sure Ayet 54/109 — Yûnus يونس (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Yûnus Dinle, Yûnus Meal, Yûnus mp3, Yûnus pdf. Ayet 52–56. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler