Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Haras (تَحْرِصْ): Aşırı istek, büyük çaba ve gayret göstermek.
- Hüdâ (هُدَاهُمْ): Doğru yola iletmek, hidayet vermek.
- Yudıll (يُضِلّ): Sapıklıkta bırakan, doğru yoldan saptıran (Allah'ın, kendi hikmeti gereği hidayete erdirmeyeceği kimse).
- Nâsırîn (نَّاصِرِين): Yardım edenler, koruyanlar, savunanlar.
Tefsir:
Ey Resûlüm! Sen bu inkârcı müşriklerin hidayete ermeleri için ne kadar büyük bir gayret gösterirsen göster, ne kadar canla başla çalışırsan çalış, bil ki bu çaban tek başına yeterli değildir. Çünkü hidayet, yalnızca Allah'ın elindedir. Senin görevin tebliğ etmek, davet etmek ve doğru yolu göstermektir; fakat kalpleri evirip çeviren, dilediğini hidayete erdiren ve dilediğini sapıklıkta bırakan yalnızca Allah'tır.
Allah Teâlâ, kendi ilim ve hikmeti gereği sapıklığı hak eden, küfür ve inat üzere ısrar eden kimseleri hidayete erdirmez. Onlar, hakikati gördükleri hâlde bile bile reddettikleri için, Allah da onların kalplerini mühürlemiş ve onları sapıklık içinde bırakmıştır. Bu, Allah'ın adaletinin bir gereğidir; zira onlar, kendi tercihleriyle yanlışı seçmişler ve hidayete karşı direnmişlerdir.
Bu kimseler için, Allah'ın azabından onları kurtaracak, O'nun takdirini değiştirecek hiçbir yardımcı da yoktur. Ne putları, ne dostları, ne de başka bir güç onlara fayda sağlayabilir. Onlar, dünyada da ahirette de yapayalnız ve yardımsız kalacaklardır.
Bu ayet, bizlere çok önemli bir ders vermektedir: Bizler, insanları İslam'a davet etmekle, güzel ahlakla ve hikmetle anlatmakla yükümlüyüz. Ancak sonuçları Allah'a bırakmalıyız. Bir kişinin hidayete ermesi bizim başarımız değil, Allah'ın lütfudur. Bir kişinin sapıklıkta kalması da bizim eksikliğimiz değil, o kişinin kendi tercihidir. Bu yüzden ümitsizliğe kapılmamalı, ama gereken gayreti de elden bırakmamalıyız. Çünkü bizim vazifemiz, tohumu ekmek ve sulamaktır; meyveyi verdirecek olan ise Allah'tır.
Sevgili kardeşim! Sen doğru yolda olduğun sürece, senin üzerine düşen tebliğ vazifesini yerine getirdikçe, Allah katında ecrin büyüktür. İnsanların hidayete ermesi sana değil, Allah'ın rahmetine bağlıdır. O halde sen, davetine devam et, güzel ahlakınla örnek ol, sabırla anlat. Unutma ki, senin görevin sadece ulaştırmaktır; hidayet ise Allah'ın elindedir. Ve Allah, kendisine yönelen kullarını asla yalnız bırakmaz; onlara yardım eder, destek olur ve onları en güzel şekilde mükâfatlandırır.
📜 Ayet 35-39 — Nahl
Meal — Nahl 37
Sure Nahl Ayet 37 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Onların doğru yolda olmalarına ne kadar özensen, yine de Allah,…Sure Ayet 37/128 — Nahl النحل (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nahl Dinle, Nahl Meal, Nahl mp3, Nahl pdf. Ayet 35–39. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










