Nahl · 92/128
Meal Okunuş — Nahl
وَلَا تَكُونُوا كَالَّتِي نَقَضَتْ غَزْلَهَا مِن بَعْدِ قُوَّةٍ أَنكَاثًا تَتَّخِذُونَ أَيْمَانَكُمْ دَخَلًا بَيْنَكُمْ أَن تَكُونَ أُمَّةٌ هِيَ أَرْبَىٰ مِنْ أُمَّةٍ ۚ إِنَّمَا يَبْلُوكُمُ اللَّهُ بِهِ ۚ وَلَيُبَيِّنَنَّ لَكُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ مَا كُنتُمْ فِيهِ تَخْتَلِفُونَ ۝٩٢
Wa laa takoonoo kallatee naqadat ghazlahaa mim ba`di quwwatin ankaasaa; tattakhizoona aimaanakum dakhlalam bainakum an takoona ummatun hiya arbaa min ummah; innnamaa yablookumul laahu bih; wa la yubaiyinanna lakum yawmal Qiyaamati maa kuntum fee takhtalifoon
📖 Türkçe Anlam
Bir ümmetin diğerinden daha çok olmasından ötürü, aranızdaki yeminleri bozarak, ipliğini iyice eğirip katladıktan sonra bozan kadın gibi olmayın. Allah onunla sizi dener. And olsun ki, ayrılığa düştüğünüz şeyleri size kıyamet günü açıklar.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Nakadat: Çözdü, bozdu.
  • Ğazlehâ: Eğirdiği ipliğini.
  • Min ba'di kuvveh: Sağlamlaştırıp büktükten sonra.
  • Enkâs: Çözülmüş, sökülmüş iplik demetleri.
  • Dahalen: Hile, aldatma, hainlik.
  • Erbâ: Daha çok, daha fazla (mal ve sayıca).
  • Yeblûküm: Sizi imtihan eder.

Tefsir:

Ey Müminler! Sakın o ahmak kadın gibi olmayın! O kadın, yününü veya pamuğunu büyük bir emekle eğirip sağlam bir ip haline getirmiş, sonra da o ipi çözüp dağıtmıştı. Ne büyük bir akılsızlık! Ne büyük bir emek israfı! İşte siz de yaptığınız sağlam anlaşmaları, verdiğiniz sözleri bozarak o kadının durumuna düşmeyin. Verdiğiniz yeminleri aranızda bir hile ve aldatma aracı yapmayın. Bir toplulukla anlaştıktan sonra, karşınıza daha zengin, daha güçlü, sayıca daha fazla bir topluluk çıkınca, "Şunlarla anlaşalım, daha kârlıyız" diyerek sözünüzden dönmeyin. Bu, Allah katında çirkin bir davranıştır ve sizi güvenilmez insanlar konumuna düşürür.

Allah Teâlâ, bu emir ve yasaklarla sizi imtihan etmektedir. Sözünüzde durup durmayacağınızı, emanete sadık olup olmayacağınızı, hangi tarafta olduğunuzu görmek için sizi denemektedir. Bu bir imtihandır; kazananlar, verdikleri sözü tutanlar, kaybedenler ise sözünü bozanlardır. Unutmayın ki kıyamet günü Allah, dünyada ihtilaf ettiğiniz her şeyi, kimin haklı kimin haksız olduğunu, kimin doğru söylediğini kimin yalan söylediğini size mutlaka açıklayacaktır. O gün hiçbir şey gizli kalmayacak ve herkes yaptığının karşılığını görecektir.

Ey iman edenler! Sözünüz senettir, yemininiz emanettir. Müslüman'ın ağzından çıkan söz, onun karakterinin aynasıdır. Verdiğiniz sözü tutun ki insanlar size güvensin, toplumda huzur olsun. Birbirinize karşı dürüst olun ki Allah da size yardım etsin. Dünyanın geçici menfaatleri için ebedi ahiretinizi, güzel ahlakınızı, insanlar arasındaki itibarınızı feda etmeyin. Çünkü Allah katında en değerli olanınız, sözünü en çok tutanınızdır. Bu dünya bir imtihan yeridir; kazananlar, Allah'ın rızasını kazananlardır.

🎧 Dinle

📜 Ayet 90-94 — Nahl

90۞ إِنَّ اللَّهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالْإِحْسَانِ وَإِيتَاءِ ذِي الْقُرْبَىٰ وَيَنْهَىٰ عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنكَرِ وَالْبَغْيِ ۚ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ
Allah şüphesiz adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara bakmayı emreder; hayasızlığı, fenalığı ve haddi aşmayı yasak eder. Tutasınız diye size öğüt verir.
91وَأَوْفُوا بِعَهْدِ اللَّهِ إِذَا عَاهَدتُّمْ وَلَا تَنقُضُوا الْأَيْمَانَ بَعْدَ تَوْكِيدِهَا وَقَدْ جَعَلْتُمُ اللَّهَ عَلَيْكُمْ كَفِيلًا ۚ إِنَّ اللَّهَ يَعْلَمُ مَا تَفْعَلُونَ
Ahitleştiğiniz zaman Allah'ın ahdini yerine getirin. Allah'ı kendinize kefil kılarak sağlama bağladığınız yeminleri bozmayın. Allah yaptıklarınızı şüphesiz bilir.
92وَلَا تَكُونُوا كَالَّتِي نَقَضَتْ غَزْلَهَا مِن بَعْدِ قُوَّةٍ أَنكَاثًا تَتَّخِذُونَ أَيْمَانَكُمْ دَخَلًا بَيْنَكُمْ أَن تَكُونَ أُمَّةٌ هِيَ أَرْبَىٰ مِنْ أُمَّةٍ ۚ إِنَّمَا يَبْلُوكُمُ اللَّهُ بِهِ ۚ وَلَيُبَيِّنَنَّ لَكُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ مَا كُنتُمْ فِيهِ تَخْتَلِفُونَ
Bir ümmetin diğerinden daha çok olmasından ötürü, aranızdaki yeminleri bozarak, ipliğini iyice eğirip katladıktan sonra bozan kadın gibi olmayın. Allah onunla sizi dener. And olsun ki, ayrılığa düştüğünüz şeyleri size kıyamet günü açıklar.
93وَلَوْ شَاءَ اللَّهُ لَجَعَلَكُمْ أُمَّةً وَاحِدَةً وَلَٰكِن يُضِلُّ مَن يَشَاءُ وَيَهْدِي مَن يَشَاءُ ۚ وَلَتُسْأَلُنَّ عَمَّا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı. Ama O, istediğini saptırır, istediğini doğru yola eriştirir. İşlediklerinizden, and olsun ki, sorumlu tutulacaksınız.
94وَلَا تَتَّخِذُوا أَيْمَانَكُمْ دَخَلًا بَيْنَكُمْ فَتَزِلَّ قَدَمٌ بَعْدَ ثُبُوتِهَا وَتَذُوقُوا السُّوءَ بِمَا صَدَدتُّمْ عَن سَبِيلِ اللَّهِ ۖ وَلَكُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ
Birbirinizi aldatmak için yemin etmeyin ki, bu yüzden sağlamca yere basmakta olan ayak sürçebilir; Allah yolundan alıkoymanıza karşılık kötü bir azap tadarsınız ve (ahirette de) büyük bir azaba uğrarsınız.
NahlKuran Fihrist
128Ayet
MekkiRevelation
92Ayet

Meal — Nahl 92

Sure Nahl Ayet 92 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Bir ümmetin diğerinden daha çok olmasından ötürü, aranızdaki yeminleri bozarak,…

Sure Ayet 92/128 — Nahl النحل (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nahl Dinle, Nahl Meal, Nahl mp3, Nahl pdf. Ayet 90–94. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler