Bakara · 83/286
Meal Okunuş — Bakara
وَإِذۡ أَخَذۡنَا مِيثَٰقَ بَنِيٓ إِسۡرَٰٓءِيلَ لَا تَعۡبُدُونَ إِلَّا ٱللَّهَ وَبِٱلۡوَٰلِدَيۡنِ إِحۡسَانًا وَذِي ٱلۡقُرۡبَىٰ وَٱلۡيَتَٰمَىٰ وَٱلۡمَسَٰكِينِ وَقُولُواْ لِلنَّاسِ حُسۡنًا وَأَقِيمُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُواْ ٱلزَّكَوٰةَ ثُمَّ تَوَلَّيۡتُمۡ إِلَّا قَلِيلًا مِّنكُمۡ وَأَنتُم مُّعۡرِضُونَ  ۝٨٣
Wa iz akhaznaa meesaaqa Baneee Israaa`eela laa ta`budoona illal laaha wa bil waalidaini ihsaananw wa zil qurbaa walyataamaa walmasaakeeni wa qooloo linnaasi husnanw wa aqeemus salaata wa aatuzZakaata summa tawallitum illaa qaleelam minkum wa antum mu`ridoon
📖 Türkçe Anlam
İsrailoğullarından, "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin, anne babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere iyilik edin, insanlarla güzel güzel konuşun, namazı kılın, zekatı verin" diye söz almıştık. Sonra siz pek azınız müstesna, döndünüz; hala da yüz çevirip duruyorsunuz.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Mîsâk: Sağlam, güçlü ve bağlayıcı söz, antlaşma, ahit.
  • Zîl-kurbâ: Yakın akrabalar, soy bağıyla bağlı olanlar.
  • Yetîm: Babası ölmüş, ergenlik çağına ulaşmamış çocuk.
  • Mesâkîn: İhtiyaç sahipleri, yoksullar, geçim sıkıntısı çekenler.
  • Tevellîtüm: Yüz çevirdiniz, sözünüzden döndünüz, antlaşmayı bozdunuz.
  • Mu'ridûn: Yüz çevirenler, sırtını dönenler, umursamayanlar.

Tefsir:

Ey İsrailoğulları! Allah'ın size verdiği büyük nimetleri ve geçmişte yaptığınız antlaşmaları hatırlayın. Allah, sizden çok ağır ve bağlayıcı bir söz almıştı. Bu antlaşmada size şunlar emredilmişti:

"Yalnızca Allah'a kulluk edeceksiniz." Hiçbir şeyi O'na ortak koşmayacaksınız. İbadet yalnızca O'na yapılacak, yalnızca O'ndan yardım istenecekti.

"Anne babaya iyilik edeceksiniz." Onlara saygı gösterecek, sözlerini dinleyecek, ihtiyaçlarını karşılayacak, onlara karşı merhametli ve şefkatli olacaktınız. Onlara "öf" bile demeyecektiniz.

"Yakın akrabalara, yetimlere ve yoksullara iyilik edeceksiniz." Aile bağlarını koruyacak, kimsesiz çocuklara sahip çıkacak, muhtaçların elinden tutacaktınız. Toplumda yardımlaşma ve dayanışma ruhunu canlı tutacaktınız.

"İnsanlara güzel söz söyleyeceksiniz." Sözleriniz doğru, yumuşak ve güzel olacaktı. İnsanlarla güzel geçinecek, onlara iyiliği emredip kötülükten sakındıracaktınız. Sert ve kırıcı değil, yapıcı ve ılımlı bir dil kullanacaktınız.

"Namazı dosdoğru kılacak, zekâtı vereceksiniz." Allah ile aranızdaki bağı namazla güçlendirecek, kullar arasındaki kardeşlik bağını da zekâtla pekiştirecektiniz.

İşte bu büyük antlaşmayı yaptıktan sonra siz, içinizden çok az bir topluluk hariç, bu ahitten yüz çevirdiniz. Sözünüzde durmadınız, verdiğiniz sözü bozdunuz. Hâlâ da yüz çevirmeye devam ediyorsunuz. Oysa bu emirler, sizin hem dünyanız hem de ahiretiniz için hayırlı olan emirlerdi.

Bu ayet, biz Müslümanlara da önemli dersler vermektedir. Allah'ın emirlerine uymanın, verdiğimiz sözde durmanın ve insanlara güzel davranmanın önemini vurgulamaktadır. Bizler, İsrailoğulları gibi Allah'ın ahdini bozanlardan olmayalım. Allah'a verdiğimiz sözü tutalım, O'na ibadet edelim, anne babamıza ve yakınlarımıza iyilik edelim, yetimleri ve yoksulları gözetelim, insanlarla güzel geçinelim, namazımızı kılalım ve zekâtımızı verelim. Unutmayalım ki bu emirler, bizi hem dünyada huzura hem de ahirette kurtuluşa götürecek yüce rehberlerdir. Allah'ın rahmeti, bu emirlere uyanların üzerine olsun.

🎧 Dinle

📜 Ayet 81-85 — Bakara

81بَلَىٰۚ مَن كَسَبَ سَيِّئَةً وَأَحَٰطَتۡ بِهِۦ خَطِيٓـَٔتُهُۥ فَأُوْلَٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلنَّارِۖ هُمۡ فِيهَا خَٰلِدُونَ 
Hayır öyle değil; kötülük işleyip suçu kendisini kuşatmış olan kimseler; cehennemlikler işte onlardır. Onlar orada temellidirler.
82وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ أُوْلَٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلۡجَنَّةِۖ هُمۡ فِيهَا خَٰلِدُونَ 
İnanıp yararlı işler yapan kimseler cennetlik olanlardır, onlar da orada temellidirler.
83وَإِذۡ أَخَذۡنَا مِيثَٰقَ بَنِيٓ إِسۡرَٰٓءِيلَ لَا تَعۡبُدُونَ إِلَّا ٱللَّهَ وَبِٱلۡوَٰلِدَيۡنِ إِحۡسَانًا وَذِي ٱلۡقُرۡبَىٰ وَٱلۡيَتَٰمَىٰ وَٱلۡمَسَٰكِينِ وَقُولُواْ لِلنَّاسِ حُسۡنًا وَأَقِيمُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُواْ ٱلزَّكَوٰةَ ثُمَّ تَوَلَّيۡتُمۡ إِلَّا قَلِيلًا مِّنكُمۡ وَأَنتُم مُّعۡرِضُونَ 
İsrailoğullarından, "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin, anne babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere iyilik edin, insanlarla güzel güzel konuşun, namazı kılın, zekatı verin" diye söz almıştık. Sonra siz pek azınız müstesna, döndünüz; hala da yüz çevirip duruyorsunuz.
84وَإِذۡ أَخَذۡنَا مِيثَٰقَكُمۡ لَا تَسۡفِكُونَ دِمَآءَكُمۡ وَلَا تُخۡرِجُونَ أَنفُسَكُم مِّن دِيَٰرِكُمۡ ثُمَّ أَقۡرَرۡتُمۡ وَأَنتُمۡ تَشۡهَدُونَ 
Kanınızı dökmeyin, birbirinizi yurdunuzdan sürmeyin diye sizden söz almıştık, sonra bunu böylece kabul etmiştiniz, buna siz şahidsiniz.
85ثُمَّ أَنتُمۡ هَٰٓؤُلَآءِ تَقۡتُلُونَ أَنفُسَكُمۡ وَتُخۡرِجُونَ فَرِيقًا مِّنكُم مِّن دِيَٰرِهِمۡ تَظَٰهَرُونَ عَلَيۡهِم بِٱلۡإِثۡمِ وَٱلۡعُدۡوَٰنِ وَإِن يَأۡتُوكُمۡ أُسَٰرَىٰ تُفَٰدُوهُمۡ وَهُوَ مُحَرَّمٌ عَلَيۡكُمۡ إِخۡرَاجُهُمۡۚ أَفَتُؤۡمِنُونَ بِبَعۡضِ ٱلۡكِتَٰبِ وَتَكۡفُرُونَ بِبَعۡضٍۚ فَمَا جَزَآءُ مَن يَفۡعَلُ ذَٰلِكَ مِنكُمۡ إِلَّا خِزۡيٌ فِي ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَاۖ وَيَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ يُرَدُّونَ إِلَىٰٓ أَشَدِّ ٱلۡعَذَابِۗ وَمَا ٱللَّهُ بِغَٰفِلٍ عَمَّا تَعۡمَلُونَ 
Sonra siz, birbirinizi öldüren, aranızdan bir takımı memleketlerinden süren, onlara karşı günah ve düşmanlıkta birleşen, onları çıkarmak haramken size esir olarak geldiklerinde fidyelerini vermeye kalkan kimselersiniz. Kitabın bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Aranızda böyle yapanın cezası ancak dünya hayatında rezil olmaktır. Ahiret gününde de azabın en şiddetlisine onlar uğratılırlar. Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.
BakaraKuran Fihrist
286Ayet
MedeniRevelation
83Ayet

Meal — Bakara 83

Sure Ayet 83/286 — Bakara البقرة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Bakara Dinle, Bakara Meal, Bakara mp3, Bakara pdf. Ayet 81–85. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler