Ankebût · 10/69
Meal Okunuş — Ankebût
وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَقُولُ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ فَإِذَآ أُوذِيَ فِي ٱللَّهِ جَعَلَ فِتۡنَةَ ٱلنَّاسِ كَعَذَابِ ٱللَّهِۖ وَلَئِن جَآءَ نَصۡرٌ مِّن رَّبِّكَ لَيَقُولُنَّ إِنَّا كُنَّا مَعَكُمۡۚ أَوَلَيۡسَ ٱللَّهُ بِأَعۡلَمَ بِمَا فِي صُدُورِ ٱلۡعَٰلَمِينَ  ۝١٠
Wa minan naasi many yaqoolu aamannaa billaahi faizaaa ooziya fil laahi ja`ala fitnatan naasi ka`azaabil laahi wa la`in jaaa`a nasrum mir Rabbika la yaqoolunna innaa kunnaa ma`akum; awa laisal laahu bi a`lama bimaa fee surdooril `aalameen
📖 Türkçe Anlam
İnsanlardan: "Allah'a inandık" diyenler vardır; ama Allah uğrunda bir ezaya uğratılınca, insanların ezasını Allah'ın azabı gibi tutarlar. Rabbinizden bir yardım gelecek olursa, and olsun ki, "Doğrusu biz sizinle beraberdik" derler. Allah, herkesin kalbinde olanları en iyi bilen değil midir?
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Fetne: Burada işkence, eziyet ve azap anlamında kullanılmıştır.
  • Uziye: Eziyet edilmek, incitilmek.
  • Sudûr: Göğüsler, kalpler.

Tefsir:

Bu âyet-i kerîmede Yüce Allah, iman iddiasında bulunan fakat bu iddiasında samimi olmayan bir grup insanın halini bizlere haber vermektedir. Bunlar, dilleriyle "Allah'a iman ettik" derler; ancak bu sözleri sadece dillerinde kalmıştır, kalplerine inmemiştir. Çünkü Allah yolunda, imanları sebebiyle bir eziyete, bir sıkıntıya maruz kaldıklarında hemen yılgınlık gösterirler. Müşriklerin ve kâfirlerin kendilerine verdikleri bu eziyeti, tıpkı Allah'ın azabı gibi görürler ve dayanamazlar. Hâlbuki Allah'ın azabı asıl korkulması gereken şeydir; insanların eziyeti ise geçicidir ve sabredenler için bir ecir vesilesidir. Fakat bu zayıf imanlı kimseler, dünyevî bir sıkıntıya katlanamayıp dinlerinden dönerler.

Ne var ki bu kimseler, Müslümanlara bir zafer ve fetih geldiğinde, ganimet ve devlet söz konusu olduğunda hemen ortaya çıkıverirler: "Biz de sizinle beraberdik, sizin yanınızdaydık!" derler. Oysa Allah Teâlâ onların kalplerinde neyin saklı olduğunu, iman mı yoksa küfür mü taşıdıklarını en iyi bilendir. Hiç kimse Allah'ı aldatamaz; O, bütün âlemlerin kalplerindeki gizli ve açık her şeyi bilir. Bu kimselerin yaptığı, kendilerini aldatmaktan başka bir şey değildir.

Ders ve İbret:

Sevgili kardeşlerim! Bu âyet bize gösteriyor ki iman, sadece dille söylenen bir söz değil; kalpte yerleşen, hayatın her alanında kendini gösteren bir hakikattir. Allah yolunda karşılaşacağımız sıkıntılar, imanımızın bir imtihanıdır. Sabredenler için bu sıkıntılar, cennete giden yolda birer basamaktır. Sakın ha, bir eziyet gördüğümüzde veya bir zorlukla karşılaştığımızda imanımızdan taviz vermeyelim. Unutmayalım ki Allah'ın yardımı, sabredenlerle beraberdir. Zafer anında ortaya çıkıp "biz de sizdeniz" diyenler değil, zorluk anında sebat edenler gerçek müminlerdir. Allah, kalplerimizin içini bilir; bizim için en hayırlı olanı dilesin ve bizi samimi iman sahiplerinden eylesin. Âmin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 8-12 — Ankebût

8وَوَصَّيۡنَا ٱلۡإِنسَٰنَ بِوَٰلِدَيۡهِ حُسۡنًاۖ وَإِن جَٰهَدَاكَ لِتُشۡرِكَ بِي مَا لَيۡسَ لَكَ بِهِۦ عِلۡمٌ فَلَا تُطِعۡهُمَآۚ إِلَيَّ مَرۡجِعُكُمۡ فَأُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ 
Biz, insana, ana ve babasına karşı iyi davranmasını tavsiye etmişizdir. Eğer ana baba, seni bir şeyi körü körüne Bana ortak koşman için zorlarlarsa, o zaman onlara itaat etme. Dönüşünüz Banadır. Yaptıklarınızı size bildiririm.
9وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَنُدۡخِلَنَّهُمۡ فِي ٱلصَّٰلِحِينَ 
İnanıp, yararlı iş işleyenleri, and olsun, iyilerin arasına koyarız.
10وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَقُولُ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ فَإِذَآ أُوذِيَ فِي ٱللَّهِ جَعَلَ فِتۡنَةَ ٱلنَّاسِ كَعَذَابِ ٱللَّهِۖ وَلَئِن جَآءَ نَصۡرٌ مِّن رَّبِّكَ لَيَقُولُنَّ إِنَّا كُنَّا مَعَكُمۡۚ أَوَلَيۡسَ ٱللَّهُ بِأَعۡلَمَ بِمَا فِي صُدُورِ ٱلۡعَٰلَمِينَ 
İnsanlardan: "Allah'a inandık" diyenler vardır; ama Allah uğrunda bir ezaya uğratılınca, insanların ezasını Allah'ın azabı gibi tutarlar. Rabbinizden bir yardım gelecek olursa, and olsun ki, "Doğrusu biz sizinle beraberdik" derler. Allah, herkesin kalbinde olanları en iyi bilen değil midir?
11وَلَيَعۡلَمَنَّ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَلَيَعۡلَمَنَّ ٱلۡمُنَٰفِقِينَ 
Allah elbette inananları bilir ve elbette ikiyüzlüleri de bilir.
12وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لِلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱتَّبِعُواْ سَبِيلَنَا وَلۡنَحۡمِلۡ خَطَٰيَٰكُمۡ وَمَا هُم بِحَٰمِلِينَ مِنۡ خَطَٰيَٰهُم مِّن شَيۡءٍۖ إِنَّهُمۡ لَكَٰذِبُونَ 
İnkar edenler inananlara: "Bizim yolumuza uyun da sizin günahlarınızı biz taşıyalım" derler. Oysa onların günahlarından hiçbirini yüklenecek değillerdir. Doğrusu onlar yalancıdırlar.
AnkebûtKuran Fihrist
69Ayet
MekkiRevelation
10Ayet

Meal — Ankebût 10

Sure Ayet 10/69 — Ankebût العنكبوت (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Ankebût Dinle, Ankebût Meal, Ankebût mp3, Ankebût pdf. Ayet 8–12. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler